A’MÂK-I HAYÂL (Hayâlin Derinliklerinde Yolculuk)
Raci, modern bilginin yükü altında ezilen, kalbinin inkâr ettiğini aklı ile tasdik eden, aklı ile reddettiğini ise kalbi ile kabul eden, ruhunu “şüphe ejderhasına” kaptırmış bir kayıp yolcudur. Ne yana dönse şifa bulamaz, hangi kapıyı çalsa şüphelerinden kurtulamaz. Tâ ki bir mezarlıkta, Aynalı Baba ile karşılaşana dek...
Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi’nin ölümsüz eseri A‘mâk-ı Hayâl, Osmanlı’dan günümüze maddeci felsefenin kuşatması altındaki insana, tasavvufun diliyle sesleniyor. Bu roman, benliğinden geçip “kendini bilme” makamına ulaşmak isteyen her insanın kalbinde yapması gereken yolculuğun hikâyesidir.
Gördüğü rüyalarla farklı mekân ve zaman dilimlerinde gözünü açan Raci’nin yaşadığı, felsefenin ve tasavvufun ana sorularının peşinde bir yolculuk dizisidir. Her rüyada bir sorusuna cevap bulur, gözündeki bir perde açılır, idraki genişler. Cevaplar arttıkça kendine dair bilgisi de artar. Ölümün yok oluş değil, hakikate uyanış olduğunu anlar. Varlığın basamaklarını ve ruhun mertebelerini öğrenir. Bir anda milyonlarca senenin geçişine şahit olarak zamanın hakikatine ulaşır, an’da soluk alır. Bütün mevcudatın secde halinde olduğunu müşahede ederek varlıkta birliği (kesrette vahdet) görür. İyilik ve kötülüğün yüzündeki peçeyi kaldırır ve insanların gözünün hakikati görmede arpacık soğanı nispetinde olduğunu anlayıp hiçliğinin bilincine erer. Hazreti insan olur.
Belki de A‘mâk-ı Hayâl’in yıllar içinde Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi’nin en çok okunan eseri olmasının sebebi de budur. Eser, modern zamanların doğurduğu fikrî bunalımlar karşısında insanın hakikat arayışını tasavvufî bir ufuk ve düşünce iklimi içinde ele alarak yön gösterir. Böylece okur, varlık, insan ve hakikat üzerine yeniden düşünmeye başlar.
A‘mâk-ı Hayâl, günümüz okurlarının daha kolay anlayabilmesi amacıyla sadeleştirilerek yeniden yayına hazırlandı. Eserin dilinde zaman içinde ortaya çıkan bazı kelime ve ifade farklılıkları dikkate alındı, metnin asli ruhu ve fikrî bütünlüğü korunarak daha anlaşılır bir üslup tercih edildi
A’MÂK-I HAYÂL (Hayâlin Derinliklerinde Yolculuk)
Raci, modern bilginin yükü altında ezilen, kalbinin inkâr ettiğini aklı ile tasdik eden, aklı ile reddettiğini ise kalbi ile kabul eden, ruhunu “şüphe ejderhasına” kaptırmış bir kayıp yolcudur. Ne yana dönse şifa bulamaz, hangi kapıyı çalsa şüphelerinden kurtulamaz. Tâ ki bir mezarlıkta, Aynalı Baba ile karşılaşana dek...
Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi’nin ölümsüz eseri A‘mâk-ı Hayâl, Osmanlı’dan günümüze maddeci felsefenin kuşatması altındaki insana, tasavvufun diliyle sesleniyor. Bu roman, benliğinden geçip “kendini bilme” makamına ulaşmak isteyen her insanın kalbinde yapması gereken yolculuğun hikâyesidir.
Gördüğü rüyalarla farklı mekân ve zaman dilimlerinde gözünü açan Raci’nin yaşadığı, felsefenin ve tasavvufun ana sorularının peşinde bir yolculuk dizisidir. Her rüyada bir sorusuna cevap bulur, gözündeki bir perde açılır, idraki genişler. Cevaplar arttıkça kendine dair bilgisi de artar. Ölümün yok oluş değil, hakikate uyanış olduğunu anlar. Varlığın basamaklarını ve ruhun mertebelerini öğrenir. Bir anda milyonlarca senenin geçişine şahit olarak zamanın hakikatine ulaşır, an’da soluk alır. Bütün mevcudatın secde halinde olduğunu müşahede ederek varlıkta birliği (kesrette vahdet) görür. İyilik ve kötülüğün yüzündeki peçeyi kaldırır ve insanların gözünün hakikati görmede arpacık soğanı nispetinde olduğunu anlayıp hiçliğinin bilincine erer. Hazreti insan olur.
Belki de A‘mâk-ı Hayâl’in yıllar içinde Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi’nin en çok okunan eseri olmasının sebebi de budur. Eser, modern zamanların doğurduğu fikrî bunalımlar karşısında insanın hakikat arayışını tasavvufî bir ufuk ve düşünce iklimi içinde ele alarak yön gösterir. Böylece okur, varlık, insan ve hakikat üzerine yeniden düşünmeye başlar.
A‘mâk-ı Hayâl, günümüz okurlarının daha kolay anlayabilmesi amacıyla sadeleştirilerek yeniden yayına hazırlandı. Eserin dilinde zaman içinde ortaya çıkan bazı kelime ve ifade farklılıkları dikkate alındı, metnin asli ruhu ve fikrî bütünlüğü korunarak daha anlaşılır bir üslup tercih edildi
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 175,00 | 175,00 |