Amerika Birleşik Devletleri Anonim Şirketi

Stok Kodu:
9786055587208
Basım Tarihi:
2011
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%35 indirimli
200,00TL
130,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 130,00TL
Tedarikçi Stoğu 2 Adet
9786055587208
1005868
Amerika Birleşik Devletleri Anonim Şirketi
Amerika Birleşik Devletleri Anonim Şirketi
130

SEVR Haritası Hediyeli

Bu kitap, Batı Düşüncesi'nin zirve noktası sayılan Amerika Birleşik Devletleri'nin insanlıktan uzaklaşma sürecini özetleyen bir çalışmanın ilk bölümüdür.

Eski koloniciliğin zaman içinde hangi aşamalardan geçerek emperyalizme dönüştüğüne tanıklık ederken, "nasıl emperyalist olunur?" sorusunun da cevabına ulaşmaktadır. Bu kitap, Batı Düşüncesi'ni kotaran Aydınlanma felsefesinin köşetaşlarını dizerken, hem "antiemperyalist" hem de "Aydınlanmacı" olunamayacağını; bunda ısrar etmenin bir açmaz, bir abesle iştigâl olduğunu gösterir. Dolayısiyle, bugüne kadar cevapsız kalan "emperyalizm nasıl sonlanacak/sonlandırılacak" sorusunun temelinde bu çözümsüzlüğün yattığını belirler.
Bilimsellik iddiası taşımayan bu kitap, resimler, haritalar ve şemalarla beslendi; okumayı rahatlatmak için ironiyle desteklendi. Sadece metinler de okunsa veya sadece resim, şema ve haritalar ile onların açıklamaları da izlense, anlaşılabilsin diye düzenlendi.

WIKILEAK ve Amerika Birleşik Devletleri;
Ve bugün gelinen noktada, 'Müttefik'lerine bile güvenemeyen; Birleşmiş Milletleri bile bir casus merkezine çevirdiği de açıkça saptanan ABD ile Dünya'nın geri kalan ülkeleri arasında ölümüne bir çelişki doğmuştur. Nitekim son WIKILEAK operasyonuyla da anlaşılacağı gibi tehdit, şantaj, yönlendirme ve tuzaklarla dolu -diplomasi adı verilen- uluslararası ilişkilerin -bu işler böyledir- anlayışiyle yürütülebilmesi bundan böyle mümkün olmayacaktır.

İşte, kitabımız daha önce yapılmamış bir yöntemle bugünkü sonucun tarihteki sebeplerini araştırırken ABD'yi ve Dünya'yı yönetmeye çalışanların, 400 yıl önce yardıma muhtaç, zavallı insanlarken tarih süreç içinde nasıl gaddar despotlar haline geldiğini gösteriyor.

... dayanılmaz bir açlıkla karşı karşıya olduklarından, doğada
bulunabilecek en iğrenç şeyleri yemeye zorlanıyorlardı. Bazıları
insan pisliği ve eti yiyor, üç gün önce gömülmüş ölüleri
Kızılderili, İngiliz, fark etmez mezarından çıkararak yiyorlardı.

Diğerleri, vücudu açlıktan kendi vücutları kadar bir deri bir
kemik kalmamış olanları kıskanıyorlar ve yattıkları yerden onları
öldürüp yemekle tehdit ediyorlardı. İçlerinden biri, göğsünde
uyuyan karısını öldürmüş, vücudunu parçalara ayırarak
tuzlamış, kafası dışında her parçayı yavaş yavaş yiyip bitirmişti...

... 18. yüzyıla gelindiğinde, Mason olmayan aydına adam
gözüyle bakılmadığı kesindir ve bu noktada bizi ilgilendiren
budur. Bir başka deyişle artık 18. yüzyılda, yani Dünya'nın
yuvarlak olarak resmedilmiş haritalarının yapılabildiği dönemlerin Batı Avrupa'sında Masonluk revaçtadır; ve geleceğin dünyasına dair kerteriz noktalarını (isterseniz paradigmaları da diyebilirsiniz) Masonlar koyacaktır. Beğensek de, beğenmesek de...

... Sonuç olarak Aydınmacılar hakkında diyebilirim ki, onlar
tarihen çok fazla gecikmiş olmanın telâşiyle, Osmanlı'yı
oluşturmuş âhîliğin ve tarikat sistematiğinin amacına tam ters
davranarak devletlerini ele geçirmeye yönelik komplolar
geliştirdiler. Masonik itaat örgütleri yoluyla, çağrışımı kitleleri
her zaman büyülemiş olan demokrasi adındaki bir insanlık
ütopyasını meşrutî yönetimlerine dayatmak zorunda kaldılar.

Bu nedenle de bilimsel bilgi, onların taviz verdiği siyasî kadroların basiretsiz ellerinde her şeyden önce bir yönetme aracına dönüştü. Yani bilimin, önce kendi halklarının, sonra da
Dünya'nın cendereye alınarak sömürülmesi için teknolojik
aygıtlar şeklinde kullanılmasının yolunu açtılar; hâlâ da öyle
yapmaktadırlar...

... Adları o kadar çıkmış ve gaddarlıklariyle o kadar nam
salmışlardır ki, genellikle esir aldığı Haçlıları serbest bırakan
Selâhaddin Eyyubî bile sadece Tapınakçılar'ı öldürtmüştür...
Önceleri Hayfa yoluyla Kudüs'e gelen Hıristiyan hacıların can
güvenliği için savaşan şövalyelerin daha sonraları onların mal
güvenliğinden de sorumlu olmaya başladı

SEVR Haritası Hediyeli

Bu kitap, Batı Düşüncesi'nin zirve noktası sayılan Amerika Birleşik Devletleri'nin insanlıktan uzaklaşma sürecini özetleyen bir çalışmanın ilk bölümüdür.

Eski koloniciliğin zaman içinde hangi aşamalardan geçerek emperyalizme dönüştüğüne tanıklık ederken, "nasıl emperyalist olunur?" sorusunun da cevabına ulaşmaktadır. Bu kitap, Batı Düşüncesi'ni kotaran Aydınlanma felsefesinin köşetaşlarını dizerken, hem "antiemperyalist" hem de "Aydınlanmacı" olunamayacağını; bunda ısrar etmenin bir açmaz, bir abesle iştigâl olduğunu gösterir. Dolayısiyle, bugüne kadar cevapsız kalan "emperyalizm nasıl sonlanacak/sonlandırılacak" sorusunun temelinde bu çözümsüzlüğün yattığını belirler.
Bilimsellik iddiası taşımayan bu kitap, resimler, haritalar ve şemalarla beslendi; okumayı rahatlatmak için ironiyle desteklendi. Sadece metinler de okunsa veya sadece resim, şema ve haritalar ile onların açıklamaları da izlense, anlaşılabilsin diye düzenlendi.

WIKILEAK ve Amerika Birleşik Devletleri;
Ve bugün gelinen noktada, 'Müttefik'lerine bile güvenemeyen; Birleşmiş Milletleri bile bir casus merkezine çevirdiği de açıkça saptanan ABD ile Dünya'nın geri kalan ülkeleri arasında ölümüne bir çelişki doğmuştur. Nitekim son WIKILEAK operasyonuyla da anlaşılacağı gibi tehdit, şantaj, yönlendirme ve tuzaklarla dolu -diplomasi adı verilen- uluslararası ilişkilerin -bu işler böyledir- anlayışiyle yürütülebilmesi bundan böyle mümkün olmayacaktır.

İşte, kitabımız daha önce yapılmamış bir yöntemle bugünkü sonucun tarihteki sebeplerini araştırırken ABD'yi ve Dünya'yı yönetmeye çalışanların, 400 yıl önce yardıma muhtaç, zavallı insanlarken tarih süreç içinde nasıl gaddar despotlar haline geldiğini gösteriyor.

... dayanılmaz bir açlıkla karşı karşıya olduklarından, doğada
bulunabilecek en iğrenç şeyleri yemeye zorlanıyorlardı. Bazıları
insan pisliği ve eti yiyor, üç gün önce gömülmüş ölüleri
Kızılderili, İngiliz, fark etmez mezarından çıkararak yiyorlardı.

Diğerleri, vücudu açlıktan kendi vücutları kadar bir deri bir
kemik kalmamış olanları kıskanıyorlar ve yattıkları yerden onları
öldürüp yemekle tehdit ediyorlardı. İçlerinden biri, göğsünde
uyuyan karısını öldürmüş, vücudunu parçalara ayırarak
tuzlamış, kafası dışında her parçayı yavaş yavaş yiyip bitirmişti...

... 18. yüzyıla gelindiğinde, Mason olmayan aydına adam
gözüyle bakılmadığı kesindir ve bu noktada bizi ilgilendiren
budur. Bir başka deyişle artık 18. yüzyılda, yani Dünya'nın
yuvarlak olarak resmedilmiş haritalarının yapılabildiği dönemlerin Batı Avrupa'sında Masonluk revaçtadır; ve geleceğin dünyasına dair kerteriz noktalarını (isterseniz paradigmaları da diyebilirsiniz) Masonlar koyacaktır. Beğensek de, beğenmesek de...

... Sonuç olarak Aydınmacılar hakkında diyebilirim ki, onlar
tarihen çok fazla gecikmiş olmanın telâşiyle, Osmanlı'yı
oluşturmuş âhîliğin ve tarikat sistematiğinin amacına tam ters
davranarak devletlerini ele geçirmeye yönelik komplolar
geliştirdiler. Masonik itaat örgütleri yoluyla, çağrışımı kitleleri
her zaman büyülemiş olan demokrasi adındaki bir insanlık
ütopyasını meşrutî yönetimlerine dayatmak zorunda kaldılar.

Bu nedenle de bilimsel bilgi, onların taviz verdiği siyasî kadroların basiretsiz ellerinde her şeyden önce bir yönetme aracına dönüştü. Yani bilimin, önce kendi halklarının, sonra da
Dünya'nın cendereye alınarak sömürülmesi için teknolojik
aygıtlar şeklinde kullanılmasının yolunu açtılar; hâlâ da öyle
yapmaktadırlar...

... Adları o kadar çıkmış ve gaddarlıklariyle o kadar nam
salmışlardır ki, genellikle esir aldığı Haçlıları serbest bırakan
Selâhaddin Eyyubî bile sadece Tapınakçılar'ı öldürtmüştür...
Önceleri Hayfa yoluyla Kudüs'e gelen Hıristiyan hacıların can
güvenliği için savaşan şövalyelerin daha sonraları onların mal
güvenliğinden de sorumlu olmaya başladı
Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 130,00    130,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat