Avrasya'nın Sekiz Asrı Avrasya'nın Sekiz Asrı Çengizoğulları

Stok Kodu:
9786051555041
Boyut:
17x24
Sayfa Sayısı:
720
Baskı:
3
Basım Tarihi:
2020-10
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Kategori:
%35 indirimli
440,00TL
286,00TL
9786051555041
550914
Avrasya'nın Sekiz Asrı Çengizoğulları
Avrasya'nın Sekiz Asrı Çengizoğulları Avrasya'nın Sekiz Asrı
286.00

Çengiz Han kendisinden önce Hunlar, Gök-Türkler başta olmak üzere muhtelif Türk hanedanlar tarafından kullanılan yöntemleri benimseyerek devletini kurmuş ve sadece mensubu olduğu Moğolların değil Türklerin tarihinde de önemli bir rol oynamıştır. Çengiz Han ve kurduğu yapının Asya tarihinde çok uzun süre etkisini sürdürdüğünü söyleyebiliriz. Prof. Dr. Hayrünnisa Alan ve Doç. Dr. İlyas Kemaloğlu’nun yayına hazırladığı bu çalışma da, Çengiz Öncesi Türk Yurdu’ndaki Türk ve Moğol kabilelerinin tarihi ile başlamakta, Çengiz Han’ın imparatorluğu ve ona bağlı ulusların tarihini anlatmakta, daha sonra ise söz konusu ulusların topraklarında kurulan hanlıkların tarihini kapsamaktadır. Konunun uzmanı Türk ve yabancı akademisyenler tarafından kaleme alınan kitaptaki 17 makale Çengizoğullarının tarihini ortaya koymaktadır. Çalışmanın başlığı Avrasya’nın Sekiz Asrı Çengizoğulları olarak düşünülmüştür. Bu başlık, tematik modern tasnif ve yaklaşımlara alışık okuyucu için biraz demode ve hanedan merkezli bakış açısının uzantısı olarak görülebilir. Ancak bu çalışmanın konusu olan yapıları, verilebilecek tematik başlıkların hiçbiri hakkıyla ve tek başına yansıtmayacaktır. Yerleşik yaşam ile konar-göçer yaşamı bir arada tutan; Türk, Moğol, Çinli, Tacik vb. etnik unsurları barındıran; bunlara sistemi içinde meşru yer veren; Hristiyanlık, Budizm, İslamiyet, Gök Tengri inancı, Şamanizm vs. gibi bambaşka inanç yapılarını içeren; orta, yeni ve yakın çağlar boyunca varlığını sürdüren bir yapıyı tematik, etnik, coğrafî veya dinî bir terimle bütün olarak tanımlamak mümkün değildi. Bütün bu farklı yönlerin hepsini -bir diğerini yok saymadan- yansıtan adlandırma, onları bir arada tutan siyasî organizasyonların adı ile olabilmektedir. Bu yüzden din, etnisite, yaşam tarzı gibi bir unsuru öncelemeyen; benzer siyasî kültür ve teşkilat özellikleri taşıyan; benzer oluşum (kuruluş) biçimi sergileyen bu yapıları klasik tarih yazımında olduğu gibi hanedan kurucusunun yani Çengiz Han’ın adıyla isimlendirmenin en uygun yol olacağı düşünüldü.

Çengiz Han kendisinden önce Hunlar, Gök-Türkler başta olmak üzere muhtelif Türk hanedanlar tarafından kullanılan yöntemleri benimseyerek devletini kurmuş ve sadece mensubu olduğu Moğolların değil Türklerin tarihinde de önemli bir rol oynamıştır. Çengiz Han ve kurduğu yapının Asya tarihinde çok uzun süre etkisini sürdürdüğünü söyleyebiliriz. Prof. Dr. Hayrünnisa Alan ve Doç. Dr. İlyas Kemaloğlu’nun yayına hazırladığı bu çalışma da, Çengiz Öncesi Türk Yurdu’ndaki Türk ve Moğol kabilelerinin tarihi ile başlamakta, Çengiz Han’ın imparatorluğu ve ona bağlı ulusların tarihini anlatmakta, daha sonra ise söz konusu ulusların topraklarında kurulan hanlıkların tarihini kapsamaktadır. Konunun uzmanı Türk ve yabancı akademisyenler tarafından kaleme alınan kitaptaki 17 makale Çengizoğullarının tarihini ortaya koymaktadır. Çalışmanın başlığı Avrasya’nın Sekiz Asrı Çengizoğulları olarak düşünülmüştür. Bu başlık, tematik modern tasnif ve yaklaşımlara alışık okuyucu için biraz demode ve hanedan merkezli bakış açısının uzantısı olarak görülebilir. Ancak bu çalışmanın konusu olan yapıları, verilebilecek tematik başlıkların hiçbiri hakkıyla ve tek başına yansıtmayacaktır. Yerleşik yaşam ile konar-göçer yaşamı bir arada tutan; Türk, Moğol, Çinli, Tacik vb. etnik unsurları barındıran; bunlara sistemi içinde meşru yer veren; Hristiyanlık, Budizm, İslamiyet, Gök Tengri inancı, Şamanizm vs. gibi bambaşka inanç yapılarını içeren; orta, yeni ve yakın çağlar boyunca varlığını sürdüren bir yapıyı tematik, etnik, coğrafî veya dinî bir terimle bütün olarak tanımlamak mümkün değildi. Bütün bu farklı yönlerin hepsini -bir diğerini yok saymadan- yansıtan adlandırma, onları bir arada tutan siyasî organizasyonların adı ile olabilmektedir. Bu yüzden din, etnisite, yaşam tarzı gibi bir unsuru öncelemeyen; benzer siyasî kültür ve teşkilat özellikleri taşıyan; benzer oluşum (kuruluş) biçimi sergileyen bu yapıları klasik tarih yazımında olduğu gibi hanedan kurucusunun yani Çengiz Han’ın adıyla isimlendirmenin en uygun yol olacağı düşünüldü.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat