Benim Yürüyemediğim Yerlere Sen Git

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786253210779
Boyut:
13,5 x 21
Sayfa Sayısı:
231
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%34 indirimli
390,00TL
257,40TL
Taksitli fiyat: 1 x 257,40TL
Tedarikçi Stoğu 999 Adet
9786253210779
1105946
Benim Yürüyemediğim Yerlere Sen Git
Benim Yürüyemediğim Yerlere Sen Git
257.4

Anadolu'nun ortasında kıraç bir köy...
Bozkırın sarı sessizliğinde, kerpiç duvarların gölgesinde, çorak toprağın kundağına
sarılmış bir bebek: Nazmi.
1943 yılının yoksul bir Mart sabahında dünyaya gözlerini açtığında, kader çoktan
onun için ağır bir defter hazırlamıştır. Annesi, bir ihmalin bedelini bacağını
kaybederek öder; babası suskunluğu ve sertliğiyle evin içinde bir gölge gibi dolaşır.
Yoksulluk, eksiklik, erken büyümek zorunda kalmak... Nazmi çocukluğunu yaşamaz;
omuzlarına yüklenen hayatı taşımayı öğrenir. Ama bir gün, annesinin koltuk
değneklerinin sesi arasında duyduğu bir cümle, kaderini değiştirir:
"Oku oğlum, benim yürüyemediğim yerlere sen git."
Cumhuriyet fikrinin sağladığı fırsat eşitliği sayesinde Nazmi, eğitimle dönüşür ve
güçlenir. Okul, onun için sadece harfleri öğrenmek değil; başka bir hayatın mümkün
olduğunu keşfetmektir. Her adımında annesinin eksik bacağı, babasının suskunluğu,
ağabeyinin umudu vardır.
Nazmi'nin geçmişe dönüşleri üzerinden kurgulanan bu yolculuk; karakterinden taviz
vermeden yaşayan bir adamın, çocukluktan yaşlılığa uzanan onurlu mücadelesidir.
Aynı zamanda bir baba-kızın kaleminden, kuşaklar arası bir hafıza, bir minnet ve bir
direnişin hikâyesidir.
Gerçek olaylara dayanan bu eser, sizi bozkırın sert rüzgârında yaşayan bir insan
yüreğinin en sıcak yerine götürecek.
Bazı yürüyüşler ayakla değil, karakterle yapılır...
Ve kimi insanlar yürüyemedikleri yolları evlatlarına emanet ederek giderler...



(Tanıtım Bülteninden)

Anadolu'nun ortasında kıraç bir köy...
Bozkırın sarı sessizliğinde, kerpiç duvarların gölgesinde, çorak toprağın kundağına
sarılmış bir bebek: Nazmi.
1943 yılının yoksul bir Mart sabahında dünyaya gözlerini açtığında, kader çoktan
onun için ağır bir defter hazırlamıştır. Annesi, bir ihmalin bedelini bacağını
kaybederek öder; babası suskunluğu ve sertliğiyle evin içinde bir gölge gibi dolaşır.
Yoksulluk, eksiklik, erken büyümek zorunda kalmak... Nazmi çocukluğunu yaşamaz;
omuzlarına yüklenen hayatı taşımayı öğrenir. Ama bir gün, annesinin koltuk
değneklerinin sesi arasında duyduğu bir cümle, kaderini değiştirir:
"Oku oğlum, benim yürüyemediğim yerlere sen git."
Cumhuriyet fikrinin sağladığı fırsat eşitliği sayesinde Nazmi, eğitimle dönüşür ve
güçlenir. Okul, onun için sadece harfleri öğrenmek değil; başka bir hayatın mümkün
olduğunu keşfetmektir. Her adımında annesinin eksik bacağı, babasının suskunluğu,
ağabeyinin umudu vardır.
Nazmi'nin geçmişe dönüşleri üzerinden kurgulanan bu yolculuk; karakterinden taviz
vermeden yaşayan bir adamın, çocukluktan yaşlılığa uzanan onurlu mücadelesidir.
Aynı zamanda bir baba-kızın kaleminden, kuşaklar arası bir hafıza, bir minnet ve bir
direnişin hikâyesidir.
Gerçek olaylara dayanan bu eser, sizi bozkırın sert rüzgârında yaşayan bir insan
yüreğinin en sıcak yerine götürecek.
Bazı yürüyüşler ayakla değil, karakterle yapılır...
Ve kimi insanlar yürüyemedikleri yolları evlatlarına emanet ederek giderler...



(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 257,40    257,40   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat