Buzul Çağının Virüsü

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786253697013
Boyut:
13,5 x 19,5
Sayfa Sayısı:
272
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%31 indirimli
295,00TL
203,55TL
Taksitli fiyat: 1 x 203,55TL
Tedarikçi Stoğu 75 Adet
9786253697013
1126614
Buzul Çağının Virüsü
Buzul Çağının Virüsü
203.55

Denizdi bakan sabaha, yorgun, ağır, derin, kırışık, eskimesiz, çoğalmayan
ve çoğaltmayan. O bile ölürdü ha? Sokuldum ısıyı oluşturan, dokunan,
dokunabilmeyi bilmez ellerine. 'Acımasız olma bunca.' İşte, buzul çağının
virüsü olmaya çoktan razıyım. Ya da ölüm mantıksa, o bile ölürse, biz
neden yaşayalım? O bile ölüm öncesi ölüm bilincindeyse...
"Ben sözcükleri hep ayrı ayrı anlamlarda düşünürüm," diyen Vüs'at O.
Bener'in okurunu her okumada ayrı anlamlara götüren ilk romanı. Bener,
okurunu istim üstünde tutan, göndermeler ve oyunlarla dolu, hem
ağır hem kıpır kıpır ve "halen yepyeni" dilini bu yapıtında arşa çıkarıyor.
Bir taşra kasabasında başlayan olaylar, gizli tutulması gereken bir aşkın
ve siyasi ilişkilerin ısıttığı gelişmelerle ivmeleniyor. Edebiyatımızda aynı
konuyu, ortak anılar üzerinden anlatan iki roman var: Vüs'at O. Bener'in
kardeşi Erhan Bener'in romanı Yalnızlar'da aynı çerçeveyi tasvir ettiğini,
iki kardeşin de özellikle kendi benzersiz üsluplarıyla aynı konuyu ele aldıklarını
söylemeden geçmemeli.
"Faulkner'ın söz krupiyeliği çağrıştıran örtük bir kurgulama ile 'öykü'lerini
dağıtıyor, topluyor Bener bu romanda. İmbikten geçirilmiş, eleyerek
kayda geçirilmiş bozbulanık, bir o kadar da saydam bir panorama
getiriyor Buzul Çağının Virüsü: Son 40 yılın Türkiyesi, taşra(lar), kırık
umutlar, deccal, direniş, yayı gevşetilmiş tutkular, kırık yaylar, tam bir
hüzün konçertosu. (...) bu zorlu romanın konfeksiyon tipi okuru terleteceği
açıktır. Ama, yazınımızın en usta işi örneklerinden birini, hele
bir de güzelim bir aşk romanıysa bu, geri döne döne okumak da yabana
atılacak bir keyif değildir."
Enis Batur



(Tanıtım Bülteninden)

Denizdi bakan sabaha, yorgun, ağır, derin, kırışık, eskimesiz, çoğalmayan
ve çoğaltmayan. O bile ölürdü ha? Sokuldum ısıyı oluşturan, dokunan,
dokunabilmeyi bilmez ellerine. 'Acımasız olma bunca.' İşte, buzul çağının
virüsü olmaya çoktan razıyım. Ya da ölüm mantıksa, o bile ölürse, biz
neden yaşayalım? O bile ölüm öncesi ölüm bilincindeyse...
"Ben sözcükleri hep ayrı ayrı anlamlarda düşünürüm," diyen Vüs'at O.
Bener'in okurunu her okumada ayrı anlamlara götüren ilk romanı. Bener,
okurunu istim üstünde tutan, göndermeler ve oyunlarla dolu, hem
ağır hem kıpır kıpır ve "halen yepyeni" dilini bu yapıtında arşa çıkarıyor.
Bir taşra kasabasında başlayan olaylar, gizli tutulması gereken bir aşkın
ve siyasi ilişkilerin ısıttığı gelişmelerle ivmeleniyor. Edebiyatımızda aynı
konuyu, ortak anılar üzerinden anlatan iki roman var: Vüs'at O. Bener'in
kardeşi Erhan Bener'in romanı Yalnızlar'da aynı çerçeveyi tasvir ettiğini,
iki kardeşin de özellikle kendi benzersiz üsluplarıyla aynı konuyu ele aldıklarını
söylemeden geçmemeli.
"Faulkner'ın söz krupiyeliği çağrıştıran örtük bir kurgulama ile 'öykü'lerini
dağıtıyor, topluyor Bener bu romanda. İmbikten geçirilmiş, eleyerek
kayda geçirilmiş bozbulanık, bir o kadar da saydam bir panorama
getiriyor Buzul Çağının Virüsü: Son 40 yılın Türkiyesi, taşra(lar), kırık
umutlar, deccal, direniş, yayı gevşetilmiş tutkular, kırık yaylar, tam bir
hüzün konçertosu. (...) bu zorlu romanın konfeksiyon tipi okuru terleteceği
açıktır. Ama, yazınımızın en usta işi örneklerinden birini, hele
bir de güzelim bir aşk romanıysa bu, geri döne döne okumak da yabana
atılacak bir keyif değildir."
Enis Batur



(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 203,55    203,55   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat