Genelde yazmayı düşündüklerimizi başkalarının yazdıkları arasında buluruz ve deriz ya hani, “Ben de tam olarak böyle düşünmüştüm ve yazacaktım.” İşte belki de artık düşündüklerini başkalarının imzası altında görmek istememektir yazmaya sebep. Bu nedenle de yükü omuzlamaya kalkmaktır güç nispetince.
Açıkçası, afili cümleler kurmadık çok da. Uçuk tatlar bırakan cümleler de çok fazla yer alamadı dolayısıyla. Acı hatıralar gibi yakamızı kurtaramadığımız gerçekleri daha fazla ağırladık satırlarımızda. Eksiklerimiz de olabilir bu arada, bir risktir söz söylemek ne de olsa.
“Ben olsam Müslüman Doğu’daki tüm mekteplere ‘Eleştirel Düşünme’ dersleri koyardım. Batı’nın aksine Doğu, bu acımasız mektepten geçmemiştir ve birçok zaafın kaynağı budur.” diyor ya hani Bilge Kral haklı olarak. Belki bu nedenle biraz da eleştiri okları savurduk çeşitli yönlere.
Tıpkı W. Churchill’in, “Eleştiri belki güzel bir şey değildir ama gereklidir, ağrı ile aynı işi görür çünkü ağrı da vücutta bir arıza olduğunu haber verir.” dediği gibi ağrıya da sebep olabiliriz elbet. Ancak yıkmak değildir asıl amaç, daha iyiye yol bulmaktır. Kötüden ders çıkarıp güzeli tutmak, kavramaktır. Bu nedenle de çiçeğin dikeni var diye üzüleceğimize, dikenin çiçeği var diye umutlanmaktır.
Bu yoğun yürüyüşte ilham kaynağı oldu bir olay, belki gelişigüzel sarf edilen bir söz, bir bakış… Bir ipucu ki hayatın satır aralarında kalmış.
Nihayetinde ise var olan her şeyin bir kaderi olduğuna göre bu eserin de bir kaderi olacaktır elbet. Buna tam itimadım. Söyleyecek sözüm vardı, susamazdım.
Genelde yazmayı düşündüklerimizi başkalarının yazdıkları arasında buluruz ve deriz ya hani, “Ben de tam olarak böyle düşünmüştüm ve yazacaktım.” İşte belki de artık düşündüklerini başkalarının imzası altında görmek istememektir yazmaya sebep. Bu nedenle de yükü omuzlamaya kalkmaktır güç nispetince.
Açıkçası, afili cümleler kurmadık çok da. Uçuk tatlar bırakan cümleler de çok fazla yer alamadı dolayısıyla. Acı hatıralar gibi yakamızı kurtaramadığımız gerçekleri daha fazla ağırladık satırlarımızda. Eksiklerimiz de olabilir bu arada, bir risktir söz söylemek ne de olsa.
“Ben olsam Müslüman Doğu’daki tüm mekteplere ‘Eleştirel Düşünme’ dersleri koyardım. Batı’nın aksine Doğu, bu acımasız mektepten geçmemiştir ve birçok zaafın kaynağı budur.” diyor ya hani Bilge Kral haklı olarak. Belki bu nedenle biraz da eleştiri okları savurduk çeşitli yönlere.
Tıpkı W. Churchill’in, “Eleştiri belki güzel bir şey değildir ama gereklidir, ağrı ile aynı işi görür çünkü ağrı da vücutta bir arıza olduğunu haber verir.” dediği gibi ağrıya da sebep olabiliriz elbet. Ancak yıkmak değildir asıl amaç, daha iyiye yol bulmaktır. Kötüden ders çıkarıp güzeli tutmak, kavramaktır. Bu nedenle de çiçeğin dikeni var diye üzüleceğimize, dikenin çiçeği var diye umutlanmaktır.
Bu yoğun yürüyüşte ilham kaynağı oldu bir olay, belki gelişigüzel sarf edilen bir söz, bir bakış… Bir ipucu ki hayatın satır aralarında kalmış.
Nihayetinde ise var olan her şeyin bir kaderi olduğuna göre bu eserin de bir kaderi olacaktır elbet. Buna tam itimadım. Söyleyecek sözüm vardı, susamazdım.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 169,00 | 169,00 |