Davulun Kıyısındaki Köy

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786056785283
Boyut:
13 x 21
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2018
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%40 indirimli
90,00TL
54,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 54,00TL
Tedarikçi Stoğu 2 Adet
9786056785283
1115222
Davulun Kıyısındaki Köy
Davulun Kıyısındaki Köy
54

“İlkin, karanlık masalların karanlık köşelerinden gelir gibi davulcu çıkagelmiş. Almış eline dut ağacından oyma tokmağı, az gitmiş, uz gitmiş. Dere tepe düz gitmiş. Sonunda varmış düzlük bir köye. Sonra başlamış meşin kayışla boynuna astığı anaç davulu dövmeye. Dövmüş ha dövmüş. Birden, her yeri davul tozu kaplamış da körpe kuzular analarını dahi seçemez olmuş. Büyücü diyen de olmuş ona, hokkabaz diyen de… Durur mu, inadına vurmuş davulcu. Vurdukça da kerpiç evlerden toprak koparan güm güm sesleriyle, köydeki her şeyi bağlamış birbirine. Önce, yol kenarında zabit gibi duran ve küflü yapraklarından çıkan hışırtıların ardına saklanan kalın kavak gövdelerine dolamış davulun tok sesini. Ardından, yeşil kubbesine semayı hapseden taş camiyi bağlamış sıkıca. Peşine, mihrapta eski bir kitap sayfası sarılığında hışırdayan imamın ağır uykusunu eklemiş. Derken, yeryüzüne gelişigüzel çaputlar gibi serilmiş damlardan ve tarlalardan aşırmış sesi. İçindeki çığlıklarla beraber boz bulanık ırmağı dolamış bir güzel… Tahta köprünün ayaklarını inletmiş gümbürtüler. Onları da bağlamış birbirine çapraz mı çapraz. Köprünün gölgesinden geçen yeşilbaşlı göğ ördekleri, ala ala kazları dolamış kuyruklarından. Avlunun küllüğünde bulduğu birkaç darı tanesine tutunan pas kanatlı tavukları bağlamış, simsiyah ağızlı köpekleri, yürüyen taşları andıran tozlu koyunları bağlamış. Kısacası davul sesinin hoş geldiği her şeyi sarmış sarmalamış bir güzel…”

(Tanıtım Bülteninden)

“İlkin, karanlık masalların karanlık köşelerinden gelir gibi davulcu çıkagelmiş. Almış eline dut ağacından oyma tokmağı, az gitmiş, uz gitmiş. Dere tepe düz gitmiş. Sonunda varmış düzlük bir köye. Sonra başlamış meşin kayışla boynuna astığı anaç davulu dövmeye. Dövmüş ha dövmüş. Birden, her yeri davul tozu kaplamış da körpe kuzular analarını dahi seçemez olmuş. Büyücü diyen de olmuş ona, hokkabaz diyen de… Durur mu, inadına vurmuş davulcu. Vurdukça da kerpiç evlerden toprak koparan güm güm sesleriyle, köydeki her şeyi bağlamış birbirine. Önce, yol kenarında zabit gibi duran ve küflü yapraklarından çıkan hışırtıların ardına saklanan kalın kavak gövdelerine dolamış davulun tok sesini. Ardından, yeşil kubbesine semayı hapseden taş camiyi bağlamış sıkıca. Peşine, mihrapta eski bir kitap sayfası sarılığında hışırdayan imamın ağır uykusunu eklemiş. Derken, yeryüzüne gelişigüzel çaputlar gibi serilmiş damlardan ve tarlalardan aşırmış sesi. İçindeki çığlıklarla beraber boz bulanık ırmağı dolamış bir güzel… Tahta köprünün ayaklarını inletmiş gümbürtüler. Onları da bağlamış birbirine çapraz mı çapraz. Köprünün gölgesinden geçen yeşilbaşlı göğ ördekleri, ala ala kazları dolamış kuyruklarından. Avlunun küllüğünde bulduğu birkaç darı tanesine tutunan pas kanatlı tavukları bağlamış, simsiyah ağızlı köpekleri, yürüyen taşları andıran tozlu koyunları bağlamış. Kısacası davul sesinin hoş geldiği her şeyi sarmış sarmalamış bir güzel…”

(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 54,00    54,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat