Huzeyfe (radiyallahu anh)'a şöyle soruldu:
"Hangi fitne daha şiddetlidir? O da şöyle dedi: Hayrın ve şerrin sana arz edilmesi, ancak senin hangisine uyacağını bilmemendir." (İbn Ebi Şeybe, Musannef, 7/468)
Fitnenin en temel özelliği hak ile batılın iç içe geçmesidir. Doğru ile yanlışın bir birine karıştığı durumlar, fitnenin en çetin olduğu hallerdir. Hiç şüphesiz Deccâl fitnesi bunun ta kendisidir. Bu ise ciddi bir birikim ve donanımı gerektirir.
Bu sebeple Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) Deccâlin çıkışından bahsettiği bir hadisinde şöyle buyurmuştur:
"Deccâl dinde zayıflık/gevşeme ve ilimden yüz çevirildiği vakitte ortaya çıkacaktır." (Ahmed 14954)
İnsanların dini bilgileri, Deccâl zuhur ettiği vakit olabildiğince az olacaktır. Bu da Deccâl fitnesini daha da şiddetli hale getirmiş olacaktır. Zira insanlara doğru ile yanlışı, hak ile batılı ayırt etmelerine olanak sağlayan ilim, o gün insanların yanında çok az olacak.
O halde fitneler ve haber verilen şerler gerçekleşmeden önce onlar hakkında bilgi sahibi olunması gerekir.
Bu tüm şerler ve kötülükler için geçerli bir durumdur. İnsanlara şer ve kötülük etmekten bir an geri durmayan, kimselerin tuzak ve desiselerinden korunmak da onlar hakkında bilgi sahibi olmak ile mümkündür.
Bir topluluğun şerrinden emin olmak, onlar hakkında bilgi sahibi olmak ile mümkündür. Aynı zamanda fitnelerden ve tüm şerlerden korunmak, onlar hakkında bilgi sahibi olmak ile mümkün olabilir.
Bu sebeple alimler bu konuda genel bir kabul ile şöyle demişlerdir: "Şerri, onu işlemek için değil, ondan sakınmak için öğrendik, şerri bilmeyen ona düşer"
(Tanıtım Bülteninden)
Huzeyfe (radiyallahu anh)'a şöyle soruldu:
"Hangi fitne daha şiddetlidir? O da şöyle dedi: Hayrın ve şerrin sana arz edilmesi, ancak senin hangisine uyacağını bilmemendir." (İbn Ebi Şeybe, Musannef, 7/468)
Fitnenin en temel özelliği hak ile batılın iç içe geçmesidir. Doğru ile yanlışın bir birine karıştığı durumlar, fitnenin en çetin olduğu hallerdir. Hiç şüphesiz Deccâl fitnesi bunun ta kendisidir. Bu ise ciddi bir birikim ve donanımı gerektirir.
Bu sebeple Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) Deccâlin çıkışından bahsettiği bir hadisinde şöyle buyurmuştur:
"Deccâl dinde zayıflık/gevşeme ve ilimden yüz çevirildiği vakitte ortaya çıkacaktır." (Ahmed 14954)
İnsanların dini bilgileri, Deccâl zuhur ettiği vakit olabildiğince az olacaktır. Bu da Deccâl fitnesini daha da şiddetli hale getirmiş olacaktır. Zira insanlara doğru ile yanlışı, hak ile batılı ayırt etmelerine olanak sağlayan ilim, o gün insanların yanında çok az olacak.
O halde fitneler ve haber verilen şerler gerçekleşmeden önce onlar hakkında bilgi sahibi olunması gerekir.
Bu tüm şerler ve kötülükler için geçerli bir durumdur. İnsanlara şer ve kötülük etmekten bir an geri durmayan, kimselerin tuzak ve desiselerinden korunmak da onlar hakkında bilgi sahibi olmak ile mümkündür.
Bir topluluğun şerrinden emin olmak, onlar hakkında bilgi sahibi olmak ile mümkündür. Aynı zamanda fitnelerden ve tüm şerlerden korunmak, onlar hakkında bilgi sahibi olmak ile mümkün olabilir.
Bu sebeple alimler bu konuda genel bir kabul ile şöyle demişlerdir: "Şerri, onu işlemek için değil, ondan sakınmak için öğrendik, şerri bilmeyen ona düşer"
(Tanıtım Bülteninden)
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 300,00 | 300,00 |