Dilimizde Çift Çatal Yürekli İnsanlardık

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786255988393
Boyut:
12,5 x 19,5
Sayfa Sayısı:
72
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%27 indirimli
160,00TL
116,80TL
Taksitli fiyat: 1 x 116,80TL
Tedarikçi Stoğu 999 Adet
9786255988393
1136380
Dilimizde Çift Çatal Yürekli İnsanlardık
Dilimizde Çift Çatal Yürekli İnsanlardık
116.8

Hüseyin A. Şimşek'in şiirleri (biri Almanca seçki olmak üzere) elinizdekiyle birlikte) toplam beş kitap halinde okurla buluşmuş durumda. Şairin ilk dönem şiirlerinden başlayarak göç ve sürgün, neredeyse bütün şiir kitaplarında öne çıkan temel izleklerden biri. İnsanların yüz yüze kaldığı coğrafi ve kültürel yer değiştirmeler, bunun yol açtığı sürgün psikolojisi, Şimşek'in şiirlerine derinlemesine yansır.
Bir diğer önemli izlek, kent yaşamını sorgulamaktır. Devasa mekânlar arasında ve içinde sıkışıp mekanikleşerek yabancılaşma, sıkı bir eleştirel süzgeçten geçirilir. Tabii ki şiiri şiir yapan söz sanatları marifetiyle yapılır bu. Okur, hem kendisine hem de kendisinin başkalarıyla arasına çizdiği sınırlar, ördüğü duvarlarla yüzleşir. Mekânlar sadece coğrafi birer unsur değil, insana yaşama olanağı sağlarken bölünmüşlüğünü de temsil eden birer semboldürler. Bölünmüşlük “anayurt”-“yeni yurt” arasında sıkışan göçmenlere has bir hal değil sadece. İsabetli betimlemelerle “yerliler”in içinde sürekli büyüyen boşluğa da işaret edilir. Geçmişi arkada bırakırken geleceği kurmakta zorlanan göçmenin karın ağrısı “bir yere ait olamama” ise, yerli ahalinin kâbusu “kadim yurduna ait kalamama”dır. Yani, yerli ahali de geleceğini istediği gibi inşa edememe sancısı içindedir.
Şimşek'in şiiri, genel anlamda lirik ama keskin bir politik/toplumsal gerçekçilikle örülüdür. Sözcük seçimleri nettir, imge örgüsü ise doğrudan hitap eder ve oldukça vurucudur.



(Tanıtım Bülteninden)

Hüseyin A. Şimşek'in şiirleri (biri Almanca seçki olmak üzere) elinizdekiyle birlikte) toplam beş kitap halinde okurla buluşmuş durumda. Şairin ilk dönem şiirlerinden başlayarak göç ve sürgün, neredeyse bütün şiir kitaplarında öne çıkan temel izleklerden biri. İnsanların yüz yüze kaldığı coğrafi ve kültürel yer değiştirmeler, bunun yol açtığı sürgün psikolojisi, Şimşek'in şiirlerine derinlemesine yansır.
Bir diğer önemli izlek, kent yaşamını sorgulamaktır. Devasa mekânlar arasında ve içinde sıkışıp mekanikleşerek yabancılaşma, sıkı bir eleştirel süzgeçten geçirilir. Tabii ki şiiri şiir yapan söz sanatları marifetiyle yapılır bu. Okur, hem kendisine hem de kendisinin başkalarıyla arasına çizdiği sınırlar, ördüğü duvarlarla yüzleşir. Mekânlar sadece coğrafi birer unsur değil, insana yaşama olanağı sağlarken bölünmüşlüğünü de temsil eden birer semboldürler. Bölünmüşlük “anayurt”-“yeni yurt” arasında sıkışan göçmenlere has bir hal değil sadece. İsabetli betimlemelerle “yerliler”in içinde sürekli büyüyen boşluğa da işaret edilir. Geçmişi arkada bırakırken geleceği kurmakta zorlanan göçmenin karın ağrısı “bir yere ait olamama” ise, yerli ahalinin kâbusu “kadim yurduna ait kalamama”dır. Yani, yerli ahali de geleceğini istediği gibi inşa edememe sancısı içindedir.
Şimşek'in şiiri, genel anlamda lirik ama keskin bir politik/toplumsal gerçekçilikle örülüdür. Sözcük seçimleri nettir, imge örgüsü ise doğrudan hitap eder ve oldukça vurucudur.



(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 116,80    116,80   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat