Doksanlar - Kaybolan Yıllar

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786258911459
Boyut:
13,5 x 21
Sayfa Sayısı:
130
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%40 indirimli
224,00TL
134,40TL
Taksitli fiyat: 1 x 134,40TL
Tedarikçi Stoğu 999 Adet
9786258911459
1131959
Doksanlar - Kaybolan Yıllar
Doksanlar - Kaybolan Yıllar
134.4

Bu kitabı yazmaya başladığımda aslında sadece geçmişi anlatmak istemedim. Çünkü geçmiş dediğimiz şey sadece yaşanıp bitmiş yıllardan ibaret değil; insanın içine yerleşen, büyüdükçe değerini daha iyi anladığı, bazen bir koku ile, bazen bir şarkıyla, bazen de hiç beklemediği bir anda yeniden canlanan bir ömür parçasıdır. Ben bu kitabı yazarken sadece çocukluğumu değil, bir dönemin ruhunu anlatmak istedim. Çünkü doksanlı yıllar sadece bir tarih aralığı değildi... bir yaşam biçimiydi.

Bizim çocukluğumuz bugünkü gibi ekranların içinde geçmedi. Biz hayatın içine karışarak büyüdük. Toprağa düştük, dizimiz yaralandı, sokakta bağırarak oynadık, akşam ezanıyla eve döndük, sobanın başında ısındık, gaz lambasının ışığında sohbet dinledik. Küçük şeylerle mutlu olmayı bildik. Bir bayramlık için gün saydık, bir çizgi filmi kaçırmamak için koşa koşa eve geldik, kokulu silgilerle sevindik, beslenme çantasındaki ekmek arasını paylaşarak doymayı öğrendik. Belki imkânlarımız bugünkü kadar geniş değildi ama kalplerimiz daha sakindi, insanlar birbirine daha yakındı.

Bu kitapta anlatılanların çoğu sadece bana ait değil. Eminim ki bu satırları okuyan birçok insan kendi çocukluğunu görecek burada. Çünkü aynı sokaklarda büyüdük biz. Aynı mahalle kültürünü yaşadık. Aynı televizyon programlarını izledik, aynı şarkılarla büyüdük, aynı sıcak ekmek kokusuna sevindik. Belki şehirlerimiz farklıydı ama hissettiklerimiz çok benzerdi.

Yıllar geçti...
Sokaklar değişti.
Evler büyüdü.
Teknoloji ilerledi.
Ama sanki insanın içindeki bazı şeyler eksildi.



(Tanıtım Bülteninden)

Bu kitabı yazmaya başladığımda aslında sadece geçmişi anlatmak istemedim. Çünkü geçmiş dediğimiz şey sadece yaşanıp bitmiş yıllardan ibaret değil; insanın içine yerleşen, büyüdükçe değerini daha iyi anladığı, bazen bir koku ile, bazen bir şarkıyla, bazen de hiç beklemediği bir anda yeniden canlanan bir ömür parçasıdır. Ben bu kitabı yazarken sadece çocukluğumu değil, bir dönemin ruhunu anlatmak istedim. Çünkü doksanlı yıllar sadece bir tarih aralığı değildi... bir yaşam biçimiydi.

Bizim çocukluğumuz bugünkü gibi ekranların içinde geçmedi. Biz hayatın içine karışarak büyüdük. Toprağa düştük, dizimiz yaralandı, sokakta bağırarak oynadık, akşam ezanıyla eve döndük, sobanın başında ısındık, gaz lambasının ışığında sohbet dinledik. Küçük şeylerle mutlu olmayı bildik. Bir bayramlık için gün saydık, bir çizgi filmi kaçırmamak için koşa koşa eve geldik, kokulu silgilerle sevindik, beslenme çantasındaki ekmek arasını paylaşarak doymayı öğrendik. Belki imkânlarımız bugünkü kadar geniş değildi ama kalplerimiz daha sakindi, insanlar birbirine daha yakındı.

Bu kitapta anlatılanların çoğu sadece bana ait değil. Eminim ki bu satırları okuyan birçok insan kendi çocukluğunu görecek burada. Çünkü aynı sokaklarda büyüdük biz. Aynı mahalle kültürünü yaşadık. Aynı televizyon programlarını izledik, aynı şarkılarla büyüdük, aynı sıcak ekmek kokusuna sevindik. Belki şehirlerimiz farklıydı ama hissettiklerimiz çok benzerdi.

Yıllar geçti...
Sokaklar değişti.
Evler büyüdü.
Teknoloji ilerledi.
Ama sanki insanın içindeki bazı şeyler eksildi.



(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 134,40    134,40   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat