Dünyanın Sonunu Düşünmek

Stok Kodu:
9786256767881
Boyut:
13,5 x 21,0
Sayfa Sayısı:
232
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-11
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%32 indirimli
325,00TL
221,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 221,00TL
Tedarikçi Stoğu 99 Adet
9786256767881
1139363
Dünyanın Sonunu Düşünmek
Dünyanın Sonunu Düşünmek
221

Böyle geliyor işte dünyanın sonu, değil bir gümbürtüyle ama bir ah'la. Hemen her çağda "kıyametin tam da kendi çağında kopacağına" inananlar oldu. Eskinin kâhinleri takvimleri çevirir, gökyüzündeki yıldızları okurdu. Modern dünyanın kâhinleri ise Kıyamet Saati'nin ibresini ayarlayan bilim insanları. Bu saat; insanın nükleer silahlara, iklim krizine ve kendi oluşturduğu teknolojik canavarlara olan mesafesine göre ilerliyor. Sonu haber veren söylemin sahipleri tapınaklardan meydanlara, popülist sandık retoriklerine iniyor: Eskiden sonumuzu bekliyorduk, şimdi sonumuzu getiriyoruz. Gılgamış’ın tufanından Hint zaman çarkının karanlık çağı Kali Yuga’ya, Ragnarök’ten Zerdüştlüğün nihai yenilenme tasavvuruna uzanan kadim anlatılarda son; kimi zaman bir döngünün kimi zaman ilahi hükmün kimi zaman da yeni bir başlangıcın adıydı. Dante’nin İlahi Komedya’sında ölümden sonraki hesaplaşma bireyin hikâyesine dönüşürken Frankenstein’da yaratıcının rolüne soyunan insan, kendi eserinin sorumluluğundan kaçıyordu. Bergman’ın sessiz Tanrı’sından Saramago ve Atwood’un distopyalarına uzanan modern anlatılarda felaket artık insanın kurduğu dünyanın içinden yükseliyor. The Road ve Station Eleven ise başka bir soru soruyor: Her şey yıkıldığında iyilikten, hafızadan ve umuttan geriye ne kalır? Dünyanın Sonunu Düşünmek: Kıyametin Kültürel Tarihi, en gizemli ortak derdimizi; kendi sonunu hayal edebilen ama bu hayali kurarken bundan hem korkup hem de büyülenen hâlimizi masaya yatırıyor. Mitolojiden edebiyata, sinemadan çağdaş siyasete uzanarak kıyametin farklı dillerinin izini sürüyor. İnsanlığın sonunu nasıl hayal ettiğinden hareketle daha temel sorulara ulaşıyor: Dünyanın sonunu neden düşünüyoruz? Ve bu düşünce, henüz sona ermemiş bir dünyada nasıl yaşamamız gerektiğine dair bize ne söylüyor?

Böyle geliyor işte dünyanın sonu, değil bir gümbürtüyle ama bir ah'la. Hemen her çağda "kıyametin tam da kendi çağında kopacağına" inananlar oldu. Eskinin kâhinleri takvimleri çevirir, gökyüzündeki yıldızları okurdu. Modern dünyanın kâhinleri ise Kıyamet Saati'nin ibresini ayarlayan bilim insanları. Bu saat; insanın nükleer silahlara, iklim krizine ve kendi oluşturduğu teknolojik canavarlara olan mesafesine göre ilerliyor. Sonu haber veren söylemin sahipleri tapınaklardan meydanlara, popülist sandık retoriklerine iniyor: Eskiden sonumuzu bekliyorduk, şimdi sonumuzu getiriyoruz. Gılgamış’ın tufanından Hint zaman çarkının karanlık çağı Kali Yuga’ya, Ragnarök’ten Zerdüştlüğün nihai yenilenme tasavvuruna uzanan kadim anlatılarda son; kimi zaman bir döngünün kimi zaman ilahi hükmün kimi zaman da yeni bir başlangıcın adıydı. Dante’nin İlahi Komedya’sında ölümden sonraki hesaplaşma bireyin hikâyesine dönüşürken Frankenstein’da yaratıcının rolüne soyunan insan, kendi eserinin sorumluluğundan kaçıyordu. Bergman’ın sessiz Tanrı’sından Saramago ve Atwood’un distopyalarına uzanan modern anlatılarda felaket artık insanın kurduğu dünyanın içinden yükseliyor. The Road ve Station Eleven ise başka bir soru soruyor: Her şey yıkıldığında iyilikten, hafızadan ve umuttan geriye ne kalır? Dünyanın Sonunu Düşünmek: Kıyametin Kültürel Tarihi, en gizemli ortak derdimizi; kendi sonunu hayal edebilen ama bu hayali kurarken bundan hem korkup hem de büyülenen hâlimizi masaya yatırıyor. Mitolojiden edebiyata, sinemadan çağdaş siyasete uzanarak kıyametin farklı dillerinin izini sürüyor. İnsanlığın sonunu nasıl hayal ettiğinden hareketle daha temel sorulara ulaşıyor: Dünyanın sonunu neden düşünüyoruz? Ve bu düşünce, henüz sona ermemiş bir dünyada nasıl yaşamamız gerektiğine dair bize ne söylüyor?

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 221,00    221,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat