Etik Rejim - Türkiye Tiyatro Yazınında Estetik ve Siyaset

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786259417264
Boyut:
12,5 x 19
Sayfa Sayısı:
208
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2025
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%27 indirimli
340,00TL
248,20TL
Taksitli fiyat: 1 x 248,20TL
DİKKAT! Ön Sipariş Ürünüdür. 06.02.2026 tarihinden sonra teslim edilebilecektir.
9786259417264
1081157
Etik Rejim - Türkiye Tiyatro Yazınında Estetik ve Siyaset
Etik Rejim - Türkiye Tiyatro Yazınında Estetik ve Siyaset
248.20

Bu çalışma, 2000 sonrası Türkiye tiyatrosunda sanatçıların "doğruları gösterme" ve "mesaj aktarma" kaygılarının kökenlerini araştırarak, sahne sanatlarını biçimlendiren yapısal dinamikleri Jacques Rancière'in "sanat rejimleri" kavramı üzerinden tartışıyor.

Son dönem bağımsız tiyatroların ve yazarların estetik pratikleri ile Erken Cumhuriyet döneminin "halkı aydınlatma" misyonu arasında kurulan süreklilikle, sahneyi bir söylem/vaaz alanı, sanatı ise toplumsal mühendisliğin basit bir aracına dönüştüren anlayışın izi sürülüyor. Bu yaklaşımın, estetik ölçütleri geri plana iterek tiyatroyu Rancière'in "etik rejim" dediği sınırlara nasıl hapsettiği gözler önüne seriliyor.

Alternatif sahneleme arayışındaki/iddiasındaki yapımların dahi bu rejimden ne ölçüde özgürleşebildiğini sorgulayan kitap, okuru, sanatın yapısal dinamiklerini estetikten çok ahlaki ve politik fayda üzerinden değerlendiren "etik dönemeç" ile yüzleşmeye çağırıyor.

Tiyatroseverleri, sanatçıları, eleştirmenleri ve kuramcıları, bireysel tercihlerden öte, tiyatro pratiğini kuşatan yapısal sorunları kavramaya ve etik rejimin ötesindeki estetik imkanları yeniden çoğaltmaya davet eden kışkırtıcı bir kaynak

(Tanıtım Bülteninden)

Bu çalışma, 2000 sonrası Türkiye tiyatrosunda sanatçıların "doğruları gösterme" ve "mesaj aktarma" kaygılarının kökenlerini araştırarak, sahne sanatlarını biçimlendiren yapısal dinamikleri Jacques Rancière'in "sanat rejimleri" kavramı üzerinden tartışıyor.

Son dönem bağımsız tiyatroların ve yazarların estetik pratikleri ile Erken Cumhuriyet döneminin "halkı aydınlatma" misyonu arasında kurulan süreklilikle, sahneyi bir söylem/vaaz alanı, sanatı ise toplumsal mühendisliğin basit bir aracına dönüştüren anlayışın izi sürülüyor. Bu yaklaşımın, estetik ölçütleri geri plana iterek tiyatroyu Rancière'in "etik rejim" dediği sınırlara nasıl hapsettiği gözler önüne seriliyor.

Alternatif sahneleme arayışındaki/iddiasındaki yapımların dahi bu rejimden ne ölçüde özgürleşebildiğini sorgulayan kitap, okuru, sanatın yapısal dinamiklerini estetikten çok ahlaki ve politik fayda üzerinden değerlendiren "etik dönemeç" ile yüzleşmeye çağırıyor.

Tiyatroseverleri, sanatçıları, eleştirmenleri ve kuramcıları, bireysel tercihlerden öte, tiyatro pratiğini kuşatan yapısal sorunları kavramaya ve etik rejimin ötesindeki estetik imkanları yeniden çoğaltmaya davet eden kışkırtıcı bir kaynak

(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 248,20    248,20   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat