Hikaye Anlatmıyorum

Stok Kodu:
9786258062120
Boyut:
12.5x21
Sayfa Sayısı:
76
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2022-04
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Kategori:
%37 indirimli
80,00TL
50,40TL
9786258062120
699022
Hikaye Anlatmıyorum
Hikaye Anlatmıyorum
50.40

İftar vakti salardı beni mahalleye, hadi uyandır milleti diye. Sobada ekmek olurdu, yetişkin sabrıyla hep onun kazandığı, benimse hep küplere binip sonunda ağladığım “Pişti, pişmedi” oyunu oynardık. Dünya da bir oyun yeri değil mi? Oyalanıyor bir süre, er geç göçüyor gelen. Genç yaşta, kemik erimesinden öldü Zarife yengem. Hepimizin gözü önünde kar gibi eridi gitti günden güne. Sonu bahara değil, kışa çıkan bir erimeydi bu. Amcam için eridi yengem, benim için eridi; ama en çok üç, beş ve altı yaşlarındaki Emine, Yusuf ve İhsan isimli çocukları için eriyerek göçtü bu dünyadan.

Gerçeğin soğuk bir yüzü var. Gerçekle hakikat arasında da bir ayrım var. Yaşananları düz bir gerçeklik düzleminde anlatmıyor, onları hak olanın ölçüsünce gösteriyor. Neredeyse hepsi, “Yaşanmayan yazılmaz,” diyebileceğimiz öyküler bunlar. Yaşananların sadece kurgu zeminine oturtularak kayıt edilmesi değil yapılmak istenen, yok olup gitmemesi, hak olanı hatırlatması da istenmiş. Çocukluktan öğrenciliğe, öğretmenlikten köy yaşantısına pek çok an; hak, helal, faiz, mülkiyet, millet, vatan, anne gibi kavramlarla; öğrenci evinden, öğretmenler odasına, köyden belediye binasına hikâyeleşip kendisini sorgulaması için tekrar çıkıyor okurun karşısına. Gerçek ve hakikat pek çok yüzüyle Hikâye Anlatmıyorum’da.

İftar vakti salardı beni mahalleye, hadi uyandır milleti diye. Sobada ekmek olurdu, yetişkin sabrıyla hep onun kazandığı, benimse hep küplere binip sonunda ağladığım “Pişti, pişmedi” oyunu oynardık. Dünya da bir oyun yeri değil mi? Oyalanıyor bir süre, er geç göçüyor gelen. Genç yaşta, kemik erimesinden öldü Zarife yengem. Hepimizin gözü önünde kar gibi eridi gitti günden güne. Sonu bahara değil, kışa çıkan bir erimeydi bu. Amcam için eridi yengem, benim için eridi; ama en çok üç, beş ve altı yaşlarındaki Emine, Yusuf ve İhsan isimli çocukları için eriyerek göçtü bu dünyadan.

Gerçeğin soğuk bir yüzü var. Gerçekle hakikat arasında da bir ayrım var. Yaşananları düz bir gerçeklik düzleminde anlatmıyor, onları hak olanın ölçüsünce gösteriyor. Neredeyse hepsi, “Yaşanmayan yazılmaz,” diyebileceğimiz öyküler bunlar. Yaşananların sadece kurgu zeminine oturtularak kayıt edilmesi değil yapılmak istenen, yok olup gitmemesi, hak olanı hatırlatması da istenmiş. Çocukluktan öğrenciliğe, öğretmenlikten köy yaşantısına pek çok an; hak, helal, faiz, mülkiyet, millet, vatan, anne gibi kavramlarla; öğrenci evinden, öğretmenler odasına, köyden belediye binasına hikâyeleşip kendisini sorgulaması için tekrar çıkıyor okurun karşısına. Gerçek ve hakikat pek çok yüzüyle Hikâye Anlatmıyorum’da.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat