Horasan ve Irak’ta Selçuklu Devleti’ni çöküşe götüren süreçte yaşanan tarihsel kırılmaları ele alan bu eser; Selçukluların İslam öncesi Türk devlet geleneği ile Yakındoğu İslam geleneğinin sentezinden doğan yönetim anlayışı ve merkezî otoritenin zamanla zayıflaması, devletin çözülüşünün temel dinamiklerini kapsamlı bir şekilde incelemektedir.
Hanedan üyelerinin hükümdarlık karizmasını miras yoluyla devraldığı inancından doğan taht mücadeleleri, veraset hukukunun istisnai durumlar dışında belirgin ve bağlayıcı bir çerçeveye kavuşamaması, “ülüş” ve “ikta” uygulamalarının merkezî otoriteyi korumada yetersiz kalması, Selçuklu Devleti’nin siyasi bütünlüğünü zedeleyen başlıca unsurlar arasında ele alınmaktadır. Bunun yanı sıra emirler, atabegler ve halifelerin siyasi nüfuz elde etme çabalarıyla devletin dâhilî meselelerine müdahil olmaları, merkezî yapının giderek parçalanmasına ve siyasi istikrarsızlığın derinleşmesine yol açan önemli idari etkenler olarak karşımıza çıkmaktadır. İktidar mücadelelerinin hanedan sınırlarını aşarak devletin farklı güç odaklarına yayılması merkezî otoriteyi zayıflatmış ve Selçuklu Devleti’nin çözülüşünü hızlandırmıştır.
Eser, Selçuklu siyasi tarihi üzerine çalışan araştırmacıların yanı sıra dönemin siyasi ve idari yapısını daha yakından tanımak isteyen tarih okurlarına kapsamlı bir değerlendirme sunmaktadır.
Horasan ve Irak’ta Selçuklu Devleti’ni çöküşe götüren süreçte yaşanan tarihsel kırılmaları ele alan bu eser; Selçukluların İslam öncesi Türk devlet geleneği ile Yakındoğu İslam geleneğinin sentezinden doğan yönetim anlayışı ve merkezî otoritenin zamanla zayıflaması, devletin çözülüşünün temel dinamiklerini kapsamlı bir şekilde incelemektedir.
Hanedan üyelerinin hükümdarlık karizmasını miras yoluyla devraldığı inancından doğan taht mücadeleleri, veraset hukukunun istisnai durumlar dışında belirgin ve bağlayıcı bir çerçeveye kavuşamaması, “ülüş” ve “ikta” uygulamalarının merkezî otoriteyi korumada yetersiz kalması, Selçuklu Devleti’nin siyasi bütünlüğünü zedeleyen başlıca unsurlar arasında ele alınmaktadır. Bunun yanı sıra emirler, atabegler ve halifelerin siyasi nüfuz elde etme çabalarıyla devletin dâhilî meselelerine müdahil olmaları, merkezî yapının giderek parçalanmasına ve siyasi istikrarsızlığın derinleşmesine yol açan önemli idari etkenler olarak karşımıza çıkmaktadır. İktidar mücadelelerinin hanedan sınırlarını aşarak devletin farklı güç odaklarına yayılması merkezî otoriteyi zayıflatmış ve Selçuklu Devleti’nin çözülüşünü hızlandırmıştır.
Eser, Selçuklu siyasi tarihi üzerine çalışan araştırmacıların yanı sıra dönemin siyasi ve idari yapısını daha yakından tanımak isteyen tarih okurlarına kapsamlı bir değerlendirme sunmaktadır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 292,00 | 292,00 |