İbn Sina'da Benlik

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786258596199
Boyut:
16 x 24
Sayfa Sayısı:
380
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%25 indirimli
540,00TL
405,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 405,00TL
Tedarikçi Stoğu 999 Adet
9786258596199
1104073
İbn Sina'da Benlik
İbn Sina'da Benlik
405

Bu çalışma, İslâm felsefe geleneğinin kurucu filozoflarından biri olan İbn Sînâ'nın düşünce sisteminde 'benlik' kavramını, salt psikolojik bir yeti olmanın ötesinde, temel bir
varoluşsal problematik olarak soruşturmaktadır. Buradaki varoluşsal nitelemesi, çağdaş egzistansiyalist felsefeden ziyade somut bir varlık olarak insanın ontolojik, psikolojik ve
epistemolojik veçhelerinde tezahür eden benlik bilincinin, insanın hakikatini inşa eden kurucu ilke olduğunu açıklamayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda öncellikle, benlik sorununun tarihsel ve kavramsal kökenleri; Miletoslu doğa filozoflarından başlayarak Platon'un düalizmine, Aristoteles'in hilemorfik nefs tasavvuruna ve Plotinus'un sudûrcu metafiziğine kadar uzanan geniş bir perspektifte irdelenmiştir. Bu tarihsel arka planın sunumuyla, İbn Sînâ'nın devraldığı Grek mirasını, erken dönem İslâm düşüncesiyle meczederek nasıl özgün bir senteze ulaştığı gösterilmiştir. Daha sonra oluş ve bozuluş âleminde zamansal bir varlık olarak mevcut olan insanın ontolojik konumu metafiziksel temellere dayandırılarak tayin edilmiştir. Akabinde mücerret bir cevher olan nefsin mâhiyetinin neliği araştırması üzerinden nefsin, bedene olan taallukundan bağımsız bir tözsel birliğe sahip olduğu kanıtlanmıştır. Bu bağlamda İbn Sînâ'nın nefs-beden münasebetini, ruh ve kalp ekseninde nasıl kurduğu, nefsin bedene taalluku,
teşahhusu ve tekâmülünü nasıl gerçekleştirdiği bütüncül bir yaklaşımla incelenerek İbn Sînâ'nın Antik Grek mirasından devraldığı nefs öğretisini nasıl dönüştürdüğü ve ne tür
bir özgün katkı sunduğu tespit edilmiştir. Böylece benliğin sadece biyolojik veya psikolojik bir yeti değil, insanın ontolojik ve bilişsel gerçekliğini inşa eden temel bir dayanak olduğu tespit edilmiştir.

(Tanıtım Bülteninden)

Bu çalışma, İslâm felsefe geleneğinin kurucu filozoflarından biri olan İbn Sînâ'nın düşünce sisteminde 'benlik' kavramını, salt psikolojik bir yeti olmanın ötesinde, temel bir
varoluşsal problematik olarak soruşturmaktadır. Buradaki varoluşsal nitelemesi, çağdaş egzistansiyalist felsefeden ziyade somut bir varlık olarak insanın ontolojik, psikolojik ve
epistemolojik veçhelerinde tezahür eden benlik bilincinin, insanın hakikatini inşa eden kurucu ilke olduğunu açıklamayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda öncellikle, benlik sorununun tarihsel ve kavramsal kökenleri; Miletoslu doğa filozoflarından başlayarak Platon'un düalizmine, Aristoteles'in hilemorfik nefs tasavvuruna ve Plotinus'un sudûrcu metafiziğine kadar uzanan geniş bir perspektifte irdelenmiştir. Bu tarihsel arka planın sunumuyla, İbn Sînâ'nın devraldığı Grek mirasını, erken dönem İslâm düşüncesiyle meczederek nasıl özgün bir senteze ulaştığı gösterilmiştir. Daha sonra oluş ve bozuluş âleminde zamansal bir varlık olarak mevcut olan insanın ontolojik konumu metafiziksel temellere dayandırılarak tayin edilmiştir. Akabinde mücerret bir cevher olan nefsin mâhiyetinin neliği araştırması üzerinden nefsin, bedene olan taallukundan bağımsız bir tözsel birliğe sahip olduğu kanıtlanmıştır. Bu bağlamda İbn Sînâ'nın nefs-beden münasebetini, ruh ve kalp ekseninde nasıl kurduğu, nefsin bedene taalluku,
teşahhusu ve tekâmülünü nasıl gerçekleştirdiği bütüncül bir yaklaşımla incelenerek İbn Sînâ'nın Antik Grek mirasından devraldığı nefs öğretisini nasıl dönüştürdüğü ve ne tür
bir özgün katkı sunduğu tespit edilmiştir. Böylece benliğin sadece biyolojik veya psikolojik bir yeti değil, insanın ontolojik ve bilişsel gerçekliğini inşa eden temel bir dayanak olduğu tespit edilmiştir.

(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 405,00    405,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat