Tarihin derinliklerinde, özenle, mirası insanlıkça devralınmış uygarlıklara saygıyla yapılan arkeolojik iz sürme uğraşında bile görülür ki, insanlı tarih, dönemeçlerle, kavşak noktalarında toplumsal saflaşmalarla bezelidir. İnsanlı tarih, sınıflar tarihi olalıberi, uygarlıkların karakteristik özelliklerinin ipuçlarını veren saflaşmalarla belirlenmesi olgusunun, İzmir'in Urla'sında, Klazomenai'de yapılan bir akademik kazı ekseninde kendini gösterdiği bir süreci anlatıyor elinizdeki roman. Özenle kazılan topraktan, denizin ve zeytinin kokusundan insanlığın ortak uygarlık tarihini çekip çıkarma uğraşındakilerle, o toprağa hoyratça rantın, paranın, gücün yıkıcılığını ekme peşindekiler arasındaki bir dönemeci sergiliyor. O dönemeç, eş süreçte yakın tarihin bir başka kavşak noktasına da uzanıyor ve bu eksendeki toplumsal saflaşmaların politik niteliğine, sınıfsal karakteristiğine de ayna tutuyor. 12 Eylül 2010 Anayasa Referandumu arifesinden Mayıs 2013'e uzanan bir süreçte, ülkenin dinamiklerinin sert çatışmasında yer alan hemen her kesime büyüteç tutulan bir kavşağın, bir yol ayrımının tasviri, elle tutulur canlılık ve eksiksiz boyutlulukta bir panoraması var elimizde.
Toplumsal tarih, bireyselin kapsayıcısıdır. Ve o bireylerin öykülerinin… İnsanın öyküsü, aşkın öyküsüdür. Romanın toplumsal çıktılarına, insan olmanın ve aşkın, sevginin binbir boyutu eklenirken, birey, toplum, siyasa ve kültür bağıntısının labirentine, ehil bir rehber eşlik ediyor.
Bekâm Örün, belki bir ilk romanla çıkıyor karşımıza. Ama daha ilk satırdan, bir safın kollektif haznesinden damıtılmış yetkinlikle baş başa kalıyorsunuz.
İnsanlı tarih, sınıflı tarihtir bir noktadan sonra. O noktanın yeniden sınıfsız insana dönmesinin manivelasını, İskele Kenti Halkı'nın toprağındaki bir kırılma sürecinde karşılıklı durulan kavşakta, çatallarla ayrışmış dönemeçte, güvenilir bir yön tabelası okuyacaksınız. Asaf Güven Aksel
(Tanıtım Bülteninden)
Tarihin derinliklerinde, özenle, mirası insanlıkça devralınmış uygarlıklara saygıyla yapılan arkeolojik iz sürme uğraşında bile görülür ki, insanlı tarih, dönemeçlerle, kavşak noktalarında toplumsal saflaşmalarla bezelidir. İnsanlı tarih, sınıflar tarihi olalıberi, uygarlıkların karakteristik özelliklerinin ipuçlarını veren saflaşmalarla belirlenmesi olgusunun, İzmir'in Urla'sında, Klazomenai'de yapılan bir akademik kazı ekseninde kendini gösterdiği bir süreci anlatıyor elinizdeki roman. Özenle kazılan topraktan, denizin ve zeytinin kokusundan insanlığın ortak uygarlık tarihini çekip çıkarma uğraşındakilerle, o toprağa hoyratça rantın, paranın, gücün yıkıcılığını ekme peşindekiler arasındaki bir dönemeci sergiliyor. O dönemeç, eş süreçte yakın tarihin bir başka kavşak noktasına da uzanıyor ve bu eksendeki toplumsal saflaşmaların politik niteliğine, sınıfsal karakteristiğine de ayna tutuyor. 12 Eylül 2010 Anayasa Referandumu arifesinden Mayıs 2013'e uzanan bir süreçte, ülkenin dinamiklerinin sert çatışmasında yer alan hemen her kesime büyüteç tutulan bir kavşağın, bir yol ayrımının tasviri, elle tutulur canlılık ve eksiksiz boyutlulukta bir panoraması var elimizde.
Toplumsal tarih, bireyselin kapsayıcısıdır. Ve o bireylerin öykülerinin… İnsanın öyküsü, aşkın öyküsüdür. Romanın toplumsal çıktılarına, insan olmanın ve aşkın, sevginin binbir boyutu eklenirken, birey, toplum, siyasa ve kültür bağıntısının labirentine, ehil bir rehber eşlik ediyor.
Bekâm Örün, belki bir ilk romanla çıkıyor karşımıza. Ama daha ilk satırdan, bir safın kollektif haznesinden damıtılmış yetkinlikle baş başa kalıyorsunuz.
İnsanlı tarih, sınıflı tarihtir bir noktadan sonra. O noktanın yeniden sınıfsız insana dönmesinin manivelasını, İskele Kenti Halkı'nın toprağındaki bir kırılma sürecinde karşılıklı durulan kavşakta, çatallarla ayrışmış dönemeçte, güvenilir bir yön tabelası okuyacaksınız. Asaf Güven Aksel
(Tanıtım Bülteninden)
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 390,00 | 390,00 |