İslam Beldesi - Darü'l İslam

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786259232904
Boyut:
13,5 x 19
Sayfa Sayısı:
264
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%40 indirimli
250,00TL
150,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 150,00TL
Tedarikçi Stoğu 2 Adet
9786259232904
1121993
İslam Beldesi - Darü'l İslam
İslam Beldesi - Darü'l İslam
150

Muhammad Marmaduke Pickthall Batılı İslam yazarı. Kur'an'ı özgün şekliyle Arapçadan İngilizceye tercüme etmiştir. İslam'a sonradan geçen Muhammed Pickthall bir romancıydı. D.H. Lawrence, H.G. Wells ve E.M. Forster'a göre aynı zamanda gazeteci, okul müdürü, politik ve dini bir liderdi. Osmanlı diyarının uzak bir hududunda, çöl rüzgârlarının harabelerle konuştuğu bir kasaba… Sultan'ın fermanıyla bu diyara gönderilen Milhem Bey'in vazifesi, muhacir Çerkeslerle yerli halk arasında nizamı tesis etmektir. Lakin bu sert topraklarda yalnız siyaset ve kuvvet değil, insan kalbinin imtihanı da hükmünü icra eder.

Milhem Bey'in yanında gelen kardeşi Şems-üd-din ise dünya ihtişamından ziyade hikmete ve hakikate meyleden bir âlimdir. Çölün ıssız ufuklarında geçen günler, iki kardeşin yolunu yavaş yavaş ayırırken Şems-üd-din'in kalbinde bambaşka bir hayatın kapıları aralanır. Çünkü bazen insanın mukadderatı saraylarda değil, harabelerin ve sade hayatların içinde tecellî eder.

Bu eser, Osmanlı hudutlarında geçen bir hikâye üzerinden insanın kaderi, imanı ve vicdanı üzerine derin bir tefekkür sunar. Müellif, sükûnet ile fırtınanın, kudret ile merhametin iç içe geçtiği bu anlatıda okuyucuyu çölün ortasında kurulmuş mütevazı bir hakikatle baş başa bırakır.

İslam Evi, nihayetinde şu suali hatırlatır:
İnsanın asıl yurdu dünya mı, yoksa kalbinde kurduğu iman yurdu mudur?

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

Muhammad Marmaduke Pickthall Batılı İslam yazarı. Kur'an'ı özgün şekliyle Arapçadan İngilizceye tercüme etmiştir. İslam'a sonradan geçen Muhammed Pickthall bir romancıydı. D.H. Lawrence, H.G. Wells ve E.M. Forster'a göre aynı zamanda gazeteci, okul müdürü, politik ve dini bir liderdi. Osmanlı diyarının uzak bir hududunda, çöl rüzgârlarının harabelerle konuştuğu bir kasaba… Sultan'ın fermanıyla bu diyara gönderilen Milhem Bey'in vazifesi, muhacir Çerkeslerle yerli halk arasında nizamı tesis etmektir. Lakin bu sert topraklarda yalnız siyaset ve kuvvet değil, insan kalbinin imtihanı da hükmünü icra eder.

Milhem Bey'in yanında gelen kardeşi Şems-üd-din ise dünya ihtişamından ziyade hikmete ve hakikate meyleden bir âlimdir. Çölün ıssız ufuklarında geçen günler, iki kardeşin yolunu yavaş yavaş ayırırken Şems-üd-din'in kalbinde bambaşka bir hayatın kapıları aralanır. Çünkü bazen insanın mukadderatı saraylarda değil, harabelerin ve sade hayatların içinde tecellî eder.

Bu eser, Osmanlı hudutlarında geçen bir hikâye üzerinden insanın kaderi, imanı ve vicdanı üzerine derin bir tefekkür sunar. Müellif, sükûnet ile fırtınanın, kudret ile merhametin iç içe geçtiği bu anlatıda okuyucuyu çölün ortasında kurulmuş mütevazı bir hakikatle baş başa bırakır.

İslam Evi, nihayetinde şu suali hatırlatır:
İnsanın asıl yurdu dünya mı, yoksa kalbinde kurduğu iman yurdu mudur?

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 150,00    150,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat