İslam Hukukunda Sünnetin Yasal Konumu

Stok Kodu:
9789757621522
Boyut:
13,5 x 21,0
Sayfa Sayısı:
240
Basım Tarihi:
2007
Çeviren:
Halid Davudi
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%20 indirimli
200,00TL
160,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 160,00TL
Tedarikçi Stoğu 2 Adet
9789757621522
1127915
İslam Hukukunda Sünnetin Yasal Konumu
İslam Hukukunda Sünnetin Yasal Konumu
160

Sünnet inkar fitnesi, İslam tarihinde ilk olarak Hicretin 2. yılında ortaya çıktı. Bu fitneyi ortaya çıkaranlar, mutezile ve hariciler idi. Hariciler buna gerek duymalarının sebebi şu idi; Peygamberin talimatlarını içeren, toplumu bir düzen ve intizama sokan ve mevcudiyetinde haricilerin aşırı görüşlerinin tutunamadığı sünnet, İslam toplumunda yaymak istedikleri fitne yolunda kendilerine engel olmaktaydı. Bu sebeble hariciler, hadislerin sıhhatinde şüphe ve sünnetin vacibu'l ittiba olmasını inkar şeklinde iki yönlü bir siyaset izlediler. Mutezile aynı yola başvurdu. Çünkü onlar, Acem ve yunan felsefeleriyle ilk karşılaştıklarında, ilsami akide usul ve hükümler hakkında zihinlerde şüphe ve belirsizlikleri tamamen anlamadan şu veya bu şekilde çözmek istiyorlardı. Onlar felsefe adıyla gelen her şeyi tamamen aklın gereği kabul edip islam inanç ve esasların bu sözde akli gereklere göre yorumlanmasını istediler. Ne var ki bu yolda hadis ve sünnete engel teşkil etti. Bu nedenle onlar da hariciler gibi hadisin şüphlei olduğunu söyleyerek sünnetin hüccet oluşunu inkar ettiler.

Sünnet inkar fitnesi, İslam tarihinde ilk olarak Hicretin 2. yılında ortaya çıktı. Bu fitneyi ortaya çıkaranlar, mutezile ve hariciler idi. Hariciler buna gerek duymalarının sebebi şu idi; Peygamberin talimatlarını içeren, toplumu bir düzen ve intizama sokan ve mevcudiyetinde haricilerin aşırı görüşlerinin tutunamadığı sünnet, İslam toplumunda yaymak istedikleri fitne yolunda kendilerine engel olmaktaydı. Bu sebeble hariciler, hadislerin sıhhatinde şüphe ve sünnetin vacibu'l ittiba olmasını inkar şeklinde iki yönlü bir siyaset izlediler. Mutezile aynı yola başvurdu. Çünkü onlar, Acem ve yunan felsefeleriyle ilk karşılaştıklarında, ilsami akide usul ve hükümler hakkında zihinlerde şüphe ve belirsizlikleri tamamen anlamadan şu veya bu şekilde çözmek istiyorlardı. Onlar felsefe adıyla gelen her şeyi tamamen aklın gereği kabul edip islam inanç ve esasların bu sözde akli gereklere göre yorumlanmasını istediler. Ne var ki bu yolda hadis ve sünnete engel teşkil etti. Bu nedenle onlar da hariciler gibi hadisin şüphlei olduğunu söyleyerek sünnetin hüccet oluşunu inkar ettiler.

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 160,00    160,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat