Yeni bir devlet kurulmuştur. Ülke, Avrupa'nın üç devleti tarafından oluşturulan bir manda yönetimiyle idare edilmektedir. Bu yeni düzen içinde halkı eski devletin kurum ve kuruluşlarına, değerlerine bağlayan tek şey ise bir din, bir inançtır.
Osman Galip de bu inanca bağlı, eski devleti savunan gençlerden biridir. Ancak öğrencilik yıllarında kendisine anlatılan, yeni devlet yanlısı tarih dersleriyle yetinmez; araştırır, sorgular ve zamanla aydınlanır. Sonunda, eski devletin kurum ve kuruluşlarının özgürlük ve bağımsızlık getirmediğini; aksine düşünceyi, fikri, sanatı ve bilimi esaret zincirlerine vuran, insanları köhneleşmiş kalıplara mahkûm eden bir düzenin parçası olduğunu fark eder. Dinin de bu düzenin ayrılmaz, kangren olmuş ve artık geride bırakılması gereken bir unsuru olduğuna inanır.
Savunduğu fikirler ve kaleme aldığı yazılarla, aynı aydınlanma düşüncesini paylaşan arkadaşlarıyla birlikte, halkın karşı çıktığı bir devrime öncülük eder. Bu devrimin ardından yeni bir dinin, yeni kurum ve kuruluşların, hatta "ikinci imparatorluk" idealinin filizlendiği ütopik bir devlet ortaya çıkar. Kazanılmış bir soğuk savaşı andıran bu mücadele, halka rağmen halk için gerçekleştirilen bir aydınlanma hareketine dönüşür.
İster tarih deyin ister fantastik bir kurgu... Karar sizin.
Benim kararım hiçbir zaman kalemi kırmak olmadı. Belki de asıl soru şudur: Bu kitabı okumayı mı, yoksa yakmayı mı seçersiniz?
Anlamak ya da anlamamak... Okumak ya da okumamak... İşte bütün mesele.
Peki ya sizin için bütün mesele nedir?
Doğrularıyla, yanlışlarıyla bir kalem ve bir kitap...
Kâr mı, yarar mı?
İşte bütün mesele...
(Tanıtım Bülteninden)
Yeni bir devlet kurulmuştur. Ülke, Avrupa'nın üç devleti tarafından oluşturulan bir manda yönetimiyle idare edilmektedir. Bu yeni düzen içinde halkı eski devletin kurum ve kuruluşlarına, değerlerine bağlayan tek şey ise bir din, bir inançtır.
Osman Galip de bu inanca bağlı, eski devleti savunan gençlerden biridir. Ancak öğrencilik yıllarında kendisine anlatılan, yeni devlet yanlısı tarih dersleriyle yetinmez; araştırır, sorgular ve zamanla aydınlanır. Sonunda, eski devletin kurum ve kuruluşlarının özgürlük ve bağımsızlık getirmediğini; aksine düşünceyi, fikri, sanatı ve bilimi esaret zincirlerine vuran, insanları köhneleşmiş kalıplara mahkûm eden bir düzenin parçası olduğunu fark eder. Dinin de bu düzenin ayrılmaz, kangren olmuş ve artık geride bırakılması gereken bir unsuru olduğuna inanır.
Savunduğu fikirler ve kaleme aldığı yazılarla, aynı aydınlanma düşüncesini paylaşan arkadaşlarıyla birlikte, halkın karşı çıktığı bir devrime öncülük eder. Bu devrimin ardından yeni bir dinin, yeni kurum ve kuruluşların, hatta "ikinci imparatorluk" idealinin filizlendiği ütopik bir devlet ortaya çıkar. Kazanılmış bir soğuk savaşı andıran bu mücadele, halka rağmen halk için gerçekleştirilen bir aydınlanma hareketine dönüşür.
İster tarih deyin ister fantastik bir kurgu... Karar sizin.
Benim kararım hiçbir zaman kalemi kırmak olmadı. Belki de asıl soru şudur: Bu kitabı okumayı mı, yoksa yakmayı mı seçersiniz?
Anlamak ya da anlamamak... Okumak ya da okumamak... İşte bütün mesele.
Peki ya sizin için bütün mesele nedir?
Doğrularıyla, yanlışlarıyla bir kalem ve bir kitap...
Kâr mı, yarar mı?
İşte bütün mesele...
(Tanıtım Bülteninden)
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 130,00 | 130,00 |