Karacaoğlan; 17. yüzyıl saz şairlerinin şüphesiz ki en çok tanınan, ölümsüzlüğü yakalayan ve çalıp söyledikleriyle kendi sınırlarını aşan âşığıdır. Gerçek bir âşıktır o... Derelere, dağlara, çiçeklere, esen rüzgâra; bilhassa da Eliflere, Eminelere, Şerifelere ve Ayşelere hayrandır. Hayallere değil, gerçek olanın büyüsüne kapılır; şahit olduğu güzellikler yüreğinde hangi kuşları uçuruyor, hangi duyguları uyandırıyorsa tüm bunları doğruca dilinden döküp sahibinin gönlüne konmak üzere yola çıkarır.
(Tanıtım Bülteninden)
Karacaoğlan; 17. yüzyıl saz şairlerinin şüphesiz ki en çok tanınan, ölümsüzlüğü yakalayan ve çalıp söyledikleriyle kendi sınırlarını aşan âşığıdır. Gerçek bir âşıktır o... Derelere, dağlara, çiçeklere, esen rüzgâra; bilhassa da Eliflere, Eminelere, Şerifelere ve Ayşelere hayrandır. Hayallere değil, gerçek olanın büyüsüne kapılır; şahit olduğu güzellikler yüreğinde hangi kuşları uçuruyor, hangi duyguları uyandırıyorsa tüm bunları doğruca dilinden döküp sahibinin gönlüne konmak üzere yola çıkarır.
(Tanıtım Bülteninden)