Kardaki Sıcak Nefes - İlyas

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786258999143
Boyut:
13,5 x 19,5
Sayfa Sayısı:
108
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%37 indirimli
200,00TL
126,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 126,00TL
Tedarikçi Stoğu 999 Adet
9786258999143
1101230
Kardaki Sıcak Nefes - İlyas
Kardaki Sıcak Nefes - İlyas
126

İnsan, dünyayı kelimelerle fethedeceğini sandı. Oysa en büyük fırtınalar sessizce kopar, en derin yaralar dilsizce iyileşir ve en büyük sadakatler tek bir söz söylenmeden mühürlenir.
Bu hikâye; gövdesi bir çınar kadar kaba, ruhu bir serçe kanadı kadar narin bir adamın; İlyas'ın hikâyesidir. O, konuşmayı reddedenlerin değil, söyleyeceklerini elleriyle, ekmeğiyle ve merhametiyle anlatanların safındadır. Bir dağ köyünün ayazında, ekşi mayanın kokusuyla kurdun kehribar gözleri arasında kurulan o ince köprünün destanıdır.
İlyas bize şunu hatırlatır: Hakikat, çok konuşanların gürültüsünde değil, uykudaki bir kediyi uyandırmadan hamur yoğuran nasırlı ellerin zarafetinde saklıdır. Ve bazen bir insanın mirası, ardında bıraktığı boşluktan değil, o boşluğu dolduran ocağın sıcaklığından bilinir.
Şimdi rüzgârın sesini dinleyin. Eğer yeterince susarsanız, karların altında atan o dev kalbin sesini duyabilirsiniz.
"Toprak benden kelimelerimi aldı ama karşılığında bana kendi dilini verdi. Suyun yürüyüşünü, ağacın uykusunu, kurdun gururunu verdi. Ben bir insan gibi konuşamıyorum ama bir dağ gibi susabiliyorum."
"Bazıları kelimeleriyle yaşar,
bazıları ise sessizliğiyle bir dünya kurar."

(Tanıtım Bülteninden)

İnsan, dünyayı kelimelerle fethedeceğini sandı. Oysa en büyük fırtınalar sessizce kopar, en derin yaralar dilsizce iyileşir ve en büyük sadakatler tek bir söz söylenmeden mühürlenir.
Bu hikâye; gövdesi bir çınar kadar kaba, ruhu bir serçe kanadı kadar narin bir adamın; İlyas'ın hikâyesidir. O, konuşmayı reddedenlerin değil, söyleyeceklerini elleriyle, ekmeğiyle ve merhametiyle anlatanların safındadır. Bir dağ köyünün ayazında, ekşi mayanın kokusuyla kurdun kehribar gözleri arasında kurulan o ince köprünün destanıdır.
İlyas bize şunu hatırlatır: Hakikat, çok konuşanların gürültüsünde değil, uykudaki bir kediyi uyandırmadan hamur yoğuran nasırlı ellerin zarafetinde saklıdır. Ve bazen bir insanın mirası, ardında bıraktığı boşluktan değil, o boşluğu dolduran ocağın sıcaklığından bilinir.
Şimdi rüzgârın sesini dinleyin. Eğer yeterince susarsanız, karların altında atan o dev kalbin sesini duyabilirsiniz.
"Toprak benden kelimelerimi aldı ama karşılığında bana kendi dilini verdi. Suyun yürüyüşünü, ağacın uykusunu, kurdun gururunu verdi. Ben bir insan gibi konuşamıyorum ama bir dağ gibi susabiliyorum."
"Bazıları kelimeleriyle yaşar,
bazıları ise sessizliğiyle bir dünya kurar."

(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 126,00    126,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat