Kötü Öğretmenin El Kitabı - Bir Eleştirel Pedogojik Tersten Okuma Denemesi

Stok Kodu:
9786256590311
Boyut:
12,5 x 19,5
Sayfa Sayısı:
118
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2024
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%37 indirimli
220,00TL
138,60TL
Taksitli fiyat: 1 x 138,60TL
Tedarikçi Stoğu 3 Adet
9786256590311
936572
Kötü Öğretmenin El Kitabı - Bir Eleştirel Pedogojik Tersten Okuma Denemesi
Kötü Öğretmenin El Kitabı - Bir Eleştirel Pedogojik Tersten Okuma Denemesi
138.60

“Sevgili Günlük, espri yaptım bugün, ilk kez espri yaptım. Nasıl oldu bilmiyorum. Öğrenciler korka korka güldüler. Halbuki kaşlarım çatık, benzim atıktı. Öğretmenliğimden taviz verdiğim için nasıl pişman oldum bilemezsin. Aynanın karşısına geçtim, gevşeyen yüzümü ve dudaklarımı yerli yerine yerleştirdim. Sesimi kontrol ettim. Ses tonuma ayar verdim. Sesime eko eklemek için bir süre hançeremi zorladım. Bildiğim çiçek adlarını unuttum. Çok eskiden anlattığım fıkraları yuttum. Öğretmenler odasındaki kapağında yumruklu öğretmen fotoğrafları olan sendika dergisini otuz-kırk kez açıp kapadım. Sevgili günlük, beni bağışla. Beni fabrika ayarlarıma geri döndür. Boşa yanan tüm lambalarımı söndür!”

Bir yıl sonrasını düşünüyorsan tohum ek, on yıl sonrasını düşünüyorsan ağaç dik ama yüz yıl sonrasını düşünüyorsan insan yetiştir. Balık verirsen bir kez doyurursun halkı, balık tutmasını öğretirsen hep doyar karnı, demiş bundan üç bin yıl önce Çinli bir ozan. Kur'an-ı Kerim, insanı meleklerden üstün kılan vasfının öğrenebilmek ve aktarabilmek olduğuna işaret eder. İşte bu yüzden öğretmenlik en değerli meslektir. Ancak her eğitim, öğretim metodu doğru mudur? Öğretim ve eğitim aynı şey midir? Bilgi içselleştirilmediği, eyleme dönüşmediği takdirde ne işe yarar? Efendimiz (sav) faydasız bilgiden niçin Allah'a sığınmıştır? İroni ve tarizin edebi gücünü bilen Hüseyin Akın, tersinden bir okuma yapıp iyi öğretmeni değil, kötü öğretmeni irdeliyor

(Tanıtım Bülteninden)

“Sevgili Günlük, espri yaptım bugün, ilk kez espri yaptım. Nasıl oldu bilmiyorum. Öğrenciler korka korka güldüler. Halbuki kaşlarım çatık, benzim atıktı. Öğretmenliğimden taviz verdiğim için nasıl pişman oldum bilemezsin. Aynanın karşısına geçtim, gevşeyen yüzümü ve dudaklarımı yerli yerine yerleştirdim. Sesimi kontrol ettim. Ses tonuma ayar verdim. Sesime eko eklemek için bir süre hançeremi zorladım. Bildiğim çiçek adlarını unuttum. Çok eskiden anlattığım fıkraları yuttum. Öğretmenler odasındaki kapağında yumruklu öğretmen fotoğrafları olan sendika dergisini otuz-kırk kez açıp kapadım. Sevgili günlük, beni bağışla. Beni fabrika ayarlarıma geri döndür. Boşa yanan tüm lambalarımı söndür!”

Bir yıl sonrasını düşünüyorsan tohum ek, on yıl sonrasını düşünüyorsan ağaç dik ama yüz yıl sonrasını düşünüyorsan insan yetiştir. Balık verirsen bir kez doyurursun halkı, balık tutmasını öğretirsen hep doyar karnı, demiş bundan üç bin yıl önce Çinli bir ozan. Kur'an-ı Kerim, insanı meleklerden üstün kılan vasfının öğrenebilmek ve aktarabilmek olduğuna işaret eder. İşte bu yüzden öğretmenlik en değerli meslektir. Ancak her eğitim, öğretim metodu doğru mudur? Öğretim ve eğitim aynı şey midir? Bilgi içselleştirilmediği, eyleme dönüşmediği takdirde ne işe yarar? Efendimiz (sav) faydasız bilgiden niçin Allah'a sığınmıştır? İroni ve tarizin edebi gücünü bilen Hüseyin Akın, tersinden bir okuma yapıp iyi öğretmeni değil, kötü öğretmeni irdeliyor

(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 138,60    138,60   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat