Mai ve Siyah

Stok Kodu:
9786051559650
Boyut:
12 cm x 19,5 cm
Sayfa Sayısı:
378
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
2
Basım Tarihi:
Ağustos 2022
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
52 Gr. Holmen
Dili:
Türkçe
%25 indirimli
150,00TL
112,50TL
Taksitli fiyat: 1 x 112,50TL
Tedarikçi Stoğu 2 Adet
9786051559650
1070320
Mai ve Siyah
Mai ve Siyah
112.50
Halid Ziya Uşaklıgil'in Batılı anlamda Türk romanının başlangıcı kabul edilen bu eseri, 1900'lü yıllarda İstanbul'da yaşayan Ahmet Cemil'in ünlü bir yazar olma ve Lâmia ile evlenme hayalini, babasının ölümünün ardından gerçek hayatla tanışmasını, sonra yine hayallerinin peşinden koşmasını, bu uğurda kardeşini dahi feda edişini, hatta Lâmia'yı kaybedişini, sonra ünlü bir yazar olma ümidini de kaybedişini psikolojik tahliller eşliğinde anlatır. Halid Ziya'nın diğer romanlarında da rastladığımız bu tahliller, devamında psikolojik çözümlemeleri de getirir. Ahmet Cemil hayaller kurar, fakat hayallerinin hüsranla neticelenmesi üzerine gerçeklere uyanır. Her ümidin ve hayalin ardından gelen bu uyanışlar onun gerçekleri idrakini arttırır. Her uyanışında hakikate daha yakın ve hayallerinden daha uzaktadır. Her uyanış, biraz daha kendi çaresizliğini hatırlatır…
“Bak şu semaya, ne görüyorsun, mailiklerden mürekkep bir derya… Gözlerinle onun içine girmeye çalış; o mailikleri yırtmak için uğraş, Ne görüyorsun? Mai… Daima mai… Değil mi? Sonra, bak ayağımızın altındaki toprağa, ne buluyorsun? Donmuş, simsiyah bir renk… Of!.. O siyah tabakaları parçalayarak içeriye bak; in, in, in, ne kadar inebilmek mümkünse o kadar in; ne buluyorsun? O siyahlıklar içinde ne buluyorsun? Siyah… Daima siyah, değil mi? İşte öyle bir şey yazmak istiyorum ki yukarı bakılsa mai ve daima mai; aşağı bakılsa siyah, daima siyah…”
Halid Ziya Uşaklıgil'in Batılı anlamda Türk romanının başlangıcı kabul edilen bu eseri, 1900'lü yıllarda İstanbul'da yaşayan Ahmet Cemil'in ünlü bir yazar olma ve Lâmia ile evlenme hayalini, babasının ölümünün ardından gerçek hayatla tanışmasını, sonra yine hayallerinin peşinden koşmasını, bu uğurda kardeşini dahi feda edişini, hatta Lâmia'yı kaybedişini, sonra ünlü bir yazar olma ümidini de kaybedişini psikolojik tahliller eşliğinde anlatır. Halid Ziya'nın diğer romanlarında da rastladığımız bu tahliller, devamında psikolojik çözümlemeleri de getirir. Ahmet Cemil hayaller kurar, fakat hayallerinin hüsranla neticelenmesi üzerine gerçeklere uyanır. Her ümidin ve hayalin ardından gelen bu uyanışlar onun gerçekleri idrakini arttırır. Her uyanışında hakikate daha yakın ve hayallerinden daha uzaktadır. Her uyanış, biraz daha kendi çaresizliğini hatırlatır…
“Bak şu semaya, ne görüyorsun, mailiklerden mürekkep bir derya… Gözlerinle onun içine girmeye çalış; o mailikleri yırtmak için uğraş, Ne görüyorsun? Mai… Daima mai… Değil mi? Sonra, bak ayağımızın altındaki toprağa, ne buluyorsun? Donmuş, simsiyah bir renk… Of!.. O siyah tabakaları parçalayarak içeriye bak; in, in, in, ne kadar inebilmek mümkünse o kadar in; ne buluyorsun? O siyahlıklar içinde ne buluyorsun? Siyah… Daima siyah, değil mi? İşte öyle bir şey yazmak istiyorum ki yukarı bakılsa mai ve daima mai; aşağı bakılsa siyah, daima siyah…”
Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 112,50    112,50   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat