- Melekler de Zar Atar, bir kadının büyüme ve hayatta kalma mücadelesini, kuşaklar boyunca korunan sırlarla buluşturuyor.
- 1981 yılının İstanbul'unda başlayan hikâye, Sofya'nın çocukluğundan gazetecilik yıllarına uzanırken aile bağlarını, kayıpları ve adalet arayışını merkeze alıyor.
- Sofya, ailesinin sırlarının peşine düştükçe kendi hikâyesinin çok daha büyük bir mirasın parçası olduğunu keşfediyor.
- Bacıyan-ı Rum'dan ilham alan roman, Anadolu kadınlarının dayanışmasını ve kuşaktan kuşağa aktarılan gücünü tarihsel ve fantastik unsurlarla işliyor.
- Gizem, gerilim ve mistik öğelerle ilerleyen anlatı; adalet ile intikam, korku ile cesaret arasındaki sınırları sorguluyor.
- Bir aile yadigârı, kuşaklar boyunca saklanan bir sır ve geçmişin sessizliğini bozan bir kadın… Melekler de Zar Atar, okuru Sofya'nın kaderini değiştiren mirasın izini sürmeye davet ediyor.
ARKA KAPAK YAZISI
Geçmiş, bazen bir kız çocuğunun gözlerinde, bazen bir kadının sessizliğinde saklanır.
Resmi kayıtlara geçmeyen, unutulan ya da unutturulan ne varsa kuşaktan kuşağa taşınır. Bir gün, başka bir kadının hayatında yeniden canlanır.
Melekler de Zar Atar, Anadolu'da cesaretin, dayanışmanın ve inancın izlerini bırakan Bacıyan-ı Rum'un mirasını bugünün
kadınlarının hikâyesiyle buluşturuyor.
Yüzyıllar önce birbirine omuz veren kadınların sesi, kendi kaderini değiştirmek için ayağa kalkan torunlarında yankılanıyor.
Geçmişin yarım kalan mücadelesi, onların hayatında yeni bir anlam kazanıyor.
Bir kadının hayatına kaç kuşağın hikâyesi sığar?
Saklı kalanlar açığa çıktıkça bu sorunun cevabı da beliriyor.
Hatırlamak, cesaret istiyor; insanı hem geçmişle yüzleşmeye hem de kendi hayatının sorumluluğunu almaya çağırıyor.
Yüzyıllar sonra değişen çok şey oldu, ama kadınların birbirinden aldığı güç hâlâ aynı.
(Tanıtım Bülteninden)
- Melekler de Zar Atar, bir kadının büyüme ve hayatta kalma mücadelesini, kuşaklar boyunca korunan sırlarla buluşturuyor.
- 1981 yılının İstanbul'unda başlayan hikâye, Sofya'nın çocukluğundan gazetecilik yıllarına uzanırken aile bağlarını, kayıpları ve adalet arayışını merkeze alıyor.
- Sofya, ailesinin sırlarının peşine düştükçe kendi hikâyesinin çok daha büyük bir mirasın parçası olduğunu keşfediyor.
- Bacıyan-ı Rum'dan ilham alan roman, Anadolu kadınlarının dayanışmasını ve kuşaktan kuşağa aktarılan gücünü tarihsel ve fantastik unsurlarla işliyor.
- Gizem, gerilim ve mistik öğelerle ilerleyen anlatı; adalet ile intikam, korku ile cesaret arasındaki sınırları sorguluyor.
- Bir aile yadigârı, kuşaklar boyunca saklanan bir sır ve geçmişin sessizliğini bozan bir kadın… Melekler de Zar Atar, okuru Sofya'nın kaderini değiştiren mirasın izini sürmeye davet ediyor.
ARKA KAPAK YAZISI
Geçmiş, bazen bir kız çocuğunun gözlerinde, bazen bir kadının sessizliğinde saklanır.
Resmi kayıtlara geçmeyen, unutulan ya da unutturulan ne varsa kuşaktan kuşağa taşınır. Bir gün, başka bir kadının hayatında yeniden canlanır.
Melekler de Zar Atar, Anadolu'da cesaretin, dayanışmanın ve inancın izlerini bırakan Bacıyan-ı Rum'un mirasını bugünün
kadınlarının hikâyesiyle buluşturuyor.
Yüzyıllar önce birbirine omuz veren kadınların sesi, kendi kaderini değiştirmek için ayağa kalkan torunlarında yankılanıyor.
Geçmişin yarım kalan mücadelesi, onların hayatında yeni bir anlam kazanıyor.
Bir kadının hayatına kaç kuşağın hikâyesi sığar?
Saklı kalanlar açığa çıktıkça bu sorunun cevabı da beliriyor.
Hatırlamak, cesaret istiyor; insanı hem geçmişle yüzleşmeye hem de kendi hayatının sorumluluğunu almaya çağırıyor.
Yüzyıllar sonra değişen çok şey oldu, ama kadınların birbirinden aldığı güç hâlâ aynı.
(Tanıtım Bülteninden)
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 243,20 | 243,20 |