Mevlana ve Schopenhauer'da İnsan-Doğu ve Batı Düşüncesinde Benzer Bir Yürüyüş

Hamur Tipi:
1. Hamur
Stok Kodu:
9786253640736
Boyut:
13,5 x 21,5
Sayfa Sayısı:
208
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%23 indirimli
280,00TL
215,60TL
Taksitli fiyat: 1 x 215,60TL
Tedarikçi Stoğu 999 Adet
9786253640736
1084470
Mevlana ve Schopenhauer'da İnsan-Doğu ve Batı Düşüncesinde Benzer Bir Yürüyüş
Mevlana ve Schopenhauer'da İnsan-Doğu ve Batı Düşüncesinde Benzer Bir Yürüyüş
215.60

Bir dairenin farklı yarıçaplarının aynı merkeze uzanması gibi Mevlana ve Schopenhauer; çokluğu, zıtlığı ve nedenselliği bu dünyadaki zihinlerin perdesi olarak görürler. İnsan bu perdeyi kaldırdığında Hint felsefesinin Vedenta öğretisinde ifade edilen mayanın peçesini yırtan sezişe yani tat twam asi (bu sensin) hakikatine ulaşır. Bu hakikatin idraki insanın dönüşümüne bağlıdır. İnsanın dönüşümünü Mevlana, nefs'in bilinmesinde; Schopenhauer ise istemenin idrak ile aydınlatılmış insanında görür. Mevlana'da, benliğinden kurtularak vahdet yani birliği Aşk hâliyle yaşayan insan kâmil insandır. Schopenhauer ise evrendeki birliği kavrayan insanı, istemesini susturan ulu insan ya da aziz olarak nitelendirir. Schopenhauer için iki tip insan vardır: Biri kör istemenin emrinde olan insan, diğeri de istemesini susturan ulu insandır. Mevlana'da da iki tip insan vardır: Biri nefs-i emmare'nin (emreden nefs) kölesi olan insan; diğeri de kendi ahlakının sırrına ermiş arif ya da insan-ı kâmildir. Bu düşüncelerden hareketle bu kitap, insan olmanın imkânlarını yeniden düşünmek isteyen okurlara karşılaştırmalı olarak biri Doğu diğeri Batı külliyatından derinlikli bir okuma sunmayı hedeflemektedir.

(Tanıtım Bülteninden)

Bir dairenin farklı yarıçaplarının aynı merkeze uzanması gibi Mevlana ve Schopenhauer; çokluğu, zıtlığı ve nedenselliği bu dünyadaki zihinlerin perdesi olarak görürler. İnsan bu perdeyi kaldırdığında Hint felsefesinin Vedenta öğretisinde ifade edilen mayanın peçesini yırtan sezişe yani tat twam asi (bu sensin) hakikatine ulaşır. Bu hakikatin idraki insanın dönüşümüne bağlıdır. İnsanın dönüşümünü Mevlana, nefs'in bilinmesinde; Schopenhauer ise istemenin idrak ile aydınlatılmış insanında görür. Mevlana'da, benliğinden kurtularak vahdet yani birliği Aşk hâliyle yaşayan insan kâmil insandır. Schopenhauer ise evrendeki birliği kavrayan insanı, istemesini susturan ulu insan ya da aziz olarak nitelendirir. Schopenhauer için iki tip insan vardır: Biri kör istemenin emrinde olan insan, diğeri de istemesini susturan ulu insandır. Mevlana'da da iki tip insan vardır: Biri nefs-i emmare'nin (emreden nefs) kölesi olan insan; diğeri de kendi ahlakının sırrına ermiş arif ya da insan-ı kâmildir. Bu düşüncelerden hareketle bu kitap, insan olmanın imkânlarını yeniden düşünmek isteyen okurlara karşılaştırmalı olarak biri Doğu diğeri Batı külliyatından derinlikli bir okuma sunmayı hedeflemektedir.

(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 215,60    215,60   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat