Milli Mecmua Sayı 47 / Kasım - Aralık 2025 Marmara Kıraathanesi

Stok Kodu:
9772667463474
Boyut:
16 cm x 24 cm
Sayfa Sayısı:
136
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
Aralık 2025
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
55 Gr. Holmen
Dili:
Türkçe
%25 indirimli
300,00TL
225,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 225,00TL
9772667463474
1071150
Milli Mecmua Sayı 47 / Kasım - Aralık 2025
Milli Mecmua Sayı 47 / Kasım - Aralık 2025 Marmara Kıraathanesi
225.00

Şehirlerin hafızası, taştan ve betondan ibaret anıtlarda değil; o mekanlara ruhunu üfleyen insan nefeslerinde saklıdır. İstanbul'un kültür atlasında bazı noktalar vardır ki, oralar sadece birer mekân değil, birer «zaman”dır. Türk entelektüel hayatının en bereketli mekânlarından ve zamanlarından birisi, şüphesiz Beyazıt'ın Marmara Kıraathanesidir.

Küllük'ün hazin sonundan sonra, bir neslin sığınağı haline gelen Marmara Kıraathanesi, 1950'lerden 1980'lere kadar uzanan süreçte, üniversite amfilerinden taşan bilginin “irfan” ile harmanlandığı yerdi. Burası, resmi müfredatın bittiği yerde başlayan “ikinci üniversite” idi. Kapısından giren herkes, masaların etrafında halkalanmış o büyük “kürsü”nün doğal öğrencisi sayılırdı.

Bu kıraathane, sadece şairlerin ve yazarların değil; “dava”sı olan herkesin, sağcısının, İslamcısının, milliyetçisinin, hatta zaman zaman sol entelijansiyanın yollarının kesiştiği, fikirlerin kılıç gibi çekildiği ama dostluğun baki kaldığı bir meydan savaşı alanıydı.

Biz bu dosya ile, sadece yitip giden bir mekânı anmayı değil, o mekânın mümkün kıldığı «sohbet medeniyetini» hatırlatmayı amaçladık. Çünkü Marmara, bir çay evi olmanın ötesinde, sözlü kültürümüzün, usta-çırak ilişkisinin ve yüz yüze iletişimin son kalelerinden biriydi. Dijital ekranların soğukluğuna hapsolduğumuz bugünlerde, Marmara'nın o dumanlı havasındaki hakikat arayışına, o samimi «insan sıcağına» ne kadar muhtaç olduğumuz aşikardır.

Beyazıt'ın ruhuna, Marmara'nın müdavimlerine selâm ile...

Şehirlerin hafızası, taştan ve betondan ibaret anıtlarda değil; o mekanlara ruhunu üfleyen insan nefeslerinde saklıdır. İstanbul'un kültür atlasında bazı noktalar vardır ki, oralar sadece birer mekân değil, birer «zaman”dır. Türk entelektüel hayatının en bereketli mekânlarından ve zamanlarından birisi, şüphesiz Beyazıt'ın Marmara Kıraathanesidir.

Küllük'ün hazin sonundan sonra, bir neslin sığınağı haline gelen Marmara Kıraathanesi, 1950'lerden 1980'lere kadar uzanan süreçte, üniversite amfilerinden taşan bilginin “irfan” ile harmanlandığı yerdi. Burası, resmi müfredatın bittiği yerde başlayan “ikinci üniversite” idi. Kapısından giren herkes, masaların etrafında halkalanmış o büyük “kürsü”nün doğal öğrencisi sayılırdı.

Bu kıraathane, sadece şairlerin ve yazarların değil; “dava”sı olan herkesin, sağcısının, İslamcısının, milliyetçisinin, hatta zaman zaman sol entelijansiyanın yollarının kesiştiği, fikirlerin kılıç gibi çekildiği ama dostluğun baki kaldığı bir meydan savaşı alanıydı.

Biz bu dosya ile, sadece yitip giden bir mekânı anmayı değil, o mekânın mümkün kıldığı «sohbet medeniyetini» hatırlatmayı amaçladık. Çünkü Marmara, bir çay evi olmanın ötesinde, sözlü kültürümüzün, usta-çırak ilişkisinin ve yüz yüze iletişimin son kalelerinden biriydi. Dijital ekranların soğukluğuna hapsolduğumuz bugünlerde, Marmara'nın o dumanlı havasındaki hakikat arayışına, o samimi «insan sıcağına» ne kadar muhtaç olduğumuz aşikardır.

Beyazıt'ın ruhuna, Marmara'nın müdavimlerine selâm ile...

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 225,00    225,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat