Tekkeler Cumhuriyet’le birlikte bir anda mı kapandı?
Padişahlarla şeyhler arasındaki ilişki modernleşme döneminde nasıl dönüştü?
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan modernleşme hikâyesini; siyasi ve toplumsal olayların yanı sıra dergâhların, şeyhlerin ve dervişlerin yaşadığı sarsıntılar üzerinden okumak mümkün mü?
Bektâşî tekkelerinin kapatılması, Hâlidîlerin sürgünleri, Mevlevîhanelerin yaşadığı değişimler ve nihayet 1925’te tekkelerin kapatılması birbirinden kopuk hadiseler miydi yoksa uzun bir hikâyenin birbirini takip eden parçaları mıydı?
Sosyolog ve tasavvuf kültürü araştırmacısı İskender Cüre, popüler-entelektüel bir serinin ilk halkası olarak kurguladığı bu kitabında; Osmanlı-Türk modernleşmesini tasavvuf muhiti üzerinden disiplinler arası bir okumaya tabi tutuyor. 1826 fermanlarından 1925 kanununa uzanan süreçte tekke ehlini ne pasif bir kurban ne de müesses nizamın kusursuz bir temsilcisi olarak gören yazar, Osmanlı’nın klasik çağında siyasi idareyle uyum içinde yaşayan “devletli tasavvuf”un modernleşme döneminde geçirdiği dönüşümün izini sürüyor.
Modernleşen Dervişler, okuyucuyu Osmanlı’nın son asrındaki dergâhlara misafir ederek tekke ile iktidar arasındaki çetrefil ilişkiyi anlamaya davet ediyor.
Tekkeler Cumhuriyet’le birlikte bir anda mı kapandı?
Padişahlarla şeyhler arasındaki ilişki modernleşme döneminde nasıl dönüştü?
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan modernleşme hikâyesini; siyasi ve toplumsal olayların yanı sıra dergâhların, şeyhlerin ve dervişlerin yaşadığı sarsıntılar üzerinden okumak mümkün mü?
Bektâşî tekkelerinin kapatılması, Hâlidîlerin sürgünleri, Mevlevîhanelerin yaşadığı değişimler ve nihayet 1925’te tekkelerin kapatılması birbirinden kopuk hadiseler miydi yoksa uzun bir hikâyenin birbirini takip eden parçaları mıydı?
Sosyolog ve tasavvuf kültürü araştırmacısı İskender Cüre, popüler-entelektüel bir serinin ilk halkası olarak kurguladığı bu kitabında; Osmanlı-Türk modernleşmesini tasavvuf muhiti üzerinden disiplinler arası bir okumaya tabi tutuyor. 1826 fermanlarından 1925 kanununa uzanan süreçte tekke ehlini ne pasif bir kurban ne de müesses nizamın kusursuz bir temsilcisi olarak gören yazar, Osmanlı’nın klasik çağında siyasi idareyle uyum içinde yaşayan “devletli tasavvuf”un modernleşme döneminde geçirdiği dönüşümün izini sürüyor.
Modernleşen Dervişler, okuyucuyu Osmanlı’nın son asrındaki dergâhlara misafir ederek tekke ile iktidar arasındaki çetrefil ilişkiyi anlamaya davet ediyor.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 251,60 | 251,60 |