Mücevher Tasarımı ve Kuyumculuk 2 - Mimari Yapılardan Mücevhere: İstanbul'un Sessiz Tanıklarıyla Yol

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786255674470
Boyut:
16 x 24
Sayfa Sayısı:
243
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%25 indirimli
500,00TL
375,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 375,00TL
Tedarikçi Stoğu 999 Adet
9786255674470
1087933
Mücevher Tasarımı ve Kuyumculuk 2 - Mimari Yapılardan Mücevhere: İstanbul'un Sessiz Tanıklarıyla Yol
Mücevher Tasarımı ve Kuyumculuk 2 - Mimari Yapılardan Mücevhere: İstanbul'un Sessiz Tanıklarıyla Yol
375.00

Bu kitap, Marmara Üniversitesi Kuyumculuk ve Mücevher Tasarımı Programı Koleksiyon Hazırlama dersi ile Altınbaş Üniversitesi Yüksek Lisans öğrencilerimin “Takı Küçük Obje” dersi kapsamında hazırlanmıştır. Esin kaynaklarının zorlu ama ilham dolu sürecini, bir tasarım manifestosu olarak sunmaktayız. İstanbul, yüzyıllardır medeniyetlerin katmanlaştığı, taşın ve zamanın iç içe geçtiği bir şehirdir. Şehrin her bir mimari eseri, devasa bir kitabe gibi, geçmişin hikâyelerini sessizce fısıldamaktadır. Bizim görevimiz, Pera Palace'ın Art Nouveau detaylarındaki zarafeti, Ayasofya'nın mekânsal ihtişamını veya Kariye Müzesi'nin mozaiklerindeki ince işçiliği, sadece kopyalamak değil, onları mikro ölçekte yeniden yorumlamak olmuştur. Bu, tuğladan mücevhere, formun anlamını ve ölçeğini değiştirme cesareti isteyen, zorlu bir dengeleme pratiğidir.
Öğrencilerim, Zeyrek Çinili Hamam'ın desen ritmini ve Mihrimah Sultan Camii'nin minimal çizgilerindeki duygusal gücü analiz ederken, aynı zamanda Sveti Stefan Kilisesi ve Balat'ın çok kültürlü dokusundaki sembolizmi takıya yüklediler. Projenin en ilginç keşiflerinden biri ise, şehrin görünmeyen kahramanları olan Su Terazileri oldu. Bu, gözden kaçan ancak şehrin yaşam dengesi için hayati öneme sahip yapıların formunu takıya taşımak, mimarinin sadece anıtsal değil, aynı zamanda işlevsel ve felsefi boyutunu da vurgulamaktadır. Her bir takı parçası, böylece bir heykelden ya da resimden öte, tarihe takılmış birer iğne, bir dönemin estetiğini taşıyan birer “bellek parçası” haline geldi. Bu çalışma, anıtsal yapılardan işlevsel detaylara uzanan geniş bir yelpazede, mimari dilin nasıl mücevher sanatına çevrildiğini detaylıca göstermektedir. Eskiz aşamasındaki ilk duygusal tepkiden, üretim sürecindeki teknik zorlukların çözümüne kadar her aşama, kültürel mirasın bugünün tasarım vizyonuyla nasıl buluştuğunu kanıtlamaktadır.
Bu kitabın, geleneksel yapıların güçlü dilini modern mücevher tasarımının yenilikçi yaklaşımlarıyla birleştiren araştırmacılara, tasarımcılara ve tüm sanatseverlere yeni bakış açıları sunmasını diliyorum.

(Tanıtım Bülteninden)

Bu kitap, Marmara Üniversitesi Kuyumculuk ve Mücevher Tasarımı Programı Koleksiyon Hazırlama dersi ile Altınbaş Üniversitesi Yüksek Lisans öğrencilerimin “Takı Küçük Obje” dersi kapsamında hazırlanmıştır. Esin kaynaklarının zorlu ama ilham dolu sürecini, bir tasarım manifestosu olarak sunmaktayız. İstanbul, yüzyıllardır medeniyetlerin katmanlaştığı, taşın ve zamanın iç içe geçtiği bir şehirdir. Şehrin her bir mimari eseri, devasa bir kitabe gibi, geçmişin hikâyelerini sessizce fısıldamaktadır. Bizim görevimiz, Pera Palace'ın Art Nouveau detaylarındaki zarafeti, Ayasofya'nın mekânsal ihtişamını veya Kariye Müzesi'nin mozaiklerindeki ince işçiliği, sadece kopyalamak değil, onları mikro ölçekte yeniden yorumlamak olmuştur. Bu, tuğladan mücevhere, formun anlamını ve ölçeğini değiştirme cesareti isteyen, zorlu bir dengeleme pratiğidir.
Öğrencilerim, Zeyrek Çinili Hamam'ın desen ritmini ve Mihrimah Sultan Camii'nin minimal çizgilerindeki duygusal gücü analiz ederken, aynı zamanda Sveti Stefan Kilisesi ve Balat'ın çok kültürlü dokusundaki sembolizmi takıya yüklediler. Projenin en ilginç keşiflerinden biri ise, şehrin görünmeyen kahramanları olan Su Terazileri oldu. Bu, gözden kaçan ancak şehrin yaşam dengesi için hayati öneme sahip yapıların formunu takıya taşımak, mimarinin sadece anıtsal değil, aynı zamanda işlevsel ve felsefi boyutunu da vurgulamaktadır. Her bir takı parçası, böylece bir heykelden ya da resimden öte, tarihe takılmış birer iğne, bir dönemin estetiğini taşıyan birer “bellek parçası” haline geldi. Bu çalışma, anıtsal yapılardan işlevsel detaylara uzanan geniş bir yelpazede, mimari dilin nasıl mücevher sanatına çevrildiğini detaylıca göstermektedir. Eskiz aşamasındaki ilk duygusal tepkiden, üretim sürecindeki teknik zorlukların çözümüne kadar her aşama, kültürel mirasın bugünün tasarım vizyonuyla nasıl buluştuğunu kanıtlamaktadır.
Bu kitabın, geleneksel yapıların güçlü dilini modern mücevher tasarımının yenilikçi yaklaşımlarıyla birleştiren araştırmacılara, tasarımcılara ve tüm sanatseverlere yeni bakış açıları sunmasını diliyorum.

(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 375,00    375,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat