Musa Dağ'da Kırk Gün

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786253210427
Boyut:
13,5 x 21
Sayfa Sayısı:
250
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%34 indirimli
424,00TL
279,84TL
Taksitli fiyat: 1 x 279,84TL
Tedarikçi Stoğu 999 Adet
9786253210427
1118192
Musa Dağ'da Kırk Gün
Musa Dağ'da Kırk Gün
279.84

Yıl 1915. Bir imparatorluk çöküyor, bir halk siliniyor.
Paris'in salonlarından Suriye'nin dağ köylerine dönen Gabriel Bagradian, atalarının toprağında kendisini bekleyen şeyin bir miras değil, bir hüküm olduğunu anladığında çok geçtir: Yedi Ermeni köyü tehcir emrini almıştır. Önlerinde iki yol vardır çölde ölmek ya da dağa çıkmak. Beş bin insanla birlikte Musa Dağı'na çıkmayı seçer. Yanında bir avuç eski tüfek, bir Fransız eşi, on dört yaşında bir oğul ve bir halkın bütün ağırlığı vardır. Kırk gün boyunca o dağda olanlar, tarihin küçük dipnotlarına sığmayacak kadar büyüktür. Toprağa gömülen kilise çanları. Gece siperlerinde fısıldanan dualar. Bir babanın oğlunun mezarı başında ettiği sessiz yemin. Ve ufukta, Akdeniz'in karanlığında belki gelecek, belki hiç gelmeyecek bir geminin hayaleti. Franz Werfel, bu romanı 1933'te Hitler'in iktidara gelişinin eşiğinde yazdığında kendi halkının da kaderini seziyordu. Naziler kitabı yasakladı. Çünkü Hitler altı yıl sonara, 'Sonuçta kim hatırlıyor ki Ermenilerin yok edilmesini?' diye soracaktı. Werfel'in cevabı bu romandı: Herkes hatırlayacak. Musa Dağ'da Kırk Gün, yalnızca bir direnişin değil, unutulmaya direnen hafızanın da romanıdır. Bir babanın, bir halkın ve bir dağın hikâyesi anlatıldıkça büyüyen, susturuldukça güçlenen.



(Tanıtım Bülteninden)

Yıl 1915. Bir imparatorluk çöküyor, bir halk siliniyor.
Paris'in salonlarından Suriye'nin dağ köylerine dönen Gabriel Bagradian, atalarının toprağında kendisini bekleyen şeyin bir miras değil, bir hüküm olduğunu anladığında çok geçtir: Yedi Ermeni köyü tehcir emrini almıştır. Önlerinde iki yol vardır çölde ölmek ya da dağa çıkmak. Beş bin insanla birlikte Musa Dağı'na çıkmayı seçer. Yanında bir avuç eski tüfek, bir Fransız eşi, on dört yaşında bir oğul ve bir halkın bütün ağırlığı vardır. Kırk gün boyunca o dağda olanlar, tarihin küçük dipnotlarına sığmayacak kadar büyüktür. Toprağa gömülen kilise çanları. Gece siperlerinde fısıldanan dualar. Bir babanın oğlunun mezarı başında ettiği sessiz yemin. Ve ufukta, Akdeniz'in karanlığında belki gelecek, belki hiç gelmeyecek bir geminin hayaleti. Franz Werfel, bu romanı 1933'te Hitler'in iktidara gelişinin eşiğinde yazdığında kendi halkının da kaderini seziyordu. Naziler kitabı yasakladı. Çünkü Hitler altı yıl sonara, 'Sonuçta kim hatırlıyor ki Ermenilerin yok edilmesini?' diye soracaktı. Werfel'in cevabı bu romandı: Herkes hatırlayacak. Musa Dağ'da Kırk Gün, yalnızca bir direnişin değil, unutulmaya direnen hafızanın da romanıdır. Bir babanın, bir halkın ve bir dağın hikâyesi anlatıldıkça büyüyen, susturuldukça güçlenen.



(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 279,84    279,84   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat