Nasreddin Hoca - Karakaçan Kimi Taşıyacak

Stok Kodu:
9786255791870
Boyut:
14 x 20
Sayfa Sayısı:
24
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%35 indirimli
100,00TL
65,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 65,00TL
Tedarikçi Stoğu 999 Adet
9786255791870
1136886
Nasreddin Hoca - Karakaçan Kimi Taşıyacak
Nasreddin Hoca - Karakaçan Kimi Taşıyacak
65

Nasreddin Hoca, birkaç gün sonra Selver Hatun'la birlikte komşu köye gitmek için yola çıktı.
Nasreddin Hoca,
“Yol uzun Selver Hatun, köyden çıkana kadar Karakaçana sen bin, köy çıkışından sonra da ben binerim, yorulunca yeniden sen binersin ben yürürüm” dedi.
“Olur. Hem sen Cuma namazını kıldırırsın hem de benim akrabaları ziyaret ederiz. Bir taşla iki kuş” dedi Selver Hatun.
Karakaçana önce Selver Hatun bindi, Nasreddin Hoca ipinden tutup eşeği çekti.
Bir süre gittiler.
Hortu Köyünden Ferdane Hatun, sırtına biraz kuru odun yüklenmiş geliyordu. Yorulmuştu.
Selver Hatun'u eşeğin üstünde görünce tepesi attı.
Ferdane Hatun;
“Ah anam el karılarında ki şansa bakın. Ben ter içinde kaldım, odun yığını sırtımda taşımaya çalışıyorum, Selver Hatun eşeğe binmiş keyifle gidiyor. Hem ayıp değil mi erkeğin varken sen neden binersin eşeğe. Amanın dünyanın sonu geldi komşular”.
Kadın bir çırpıda söyleyeceğini söylemişti. Selver Hatun ağzını açıp bağırıp çağıracaktı ama Nasreddin Hoca “sus” işareti yapınca sustu.
Ferdane Hatun, cevap gelmeyince iki üç cümle daha sıraladı.
“Tabi utandın değil mi Selver Hatun. Kadın olan kadın, ak sakallı nur yüzlü efendisini yürütür de kendi eşeğe mi biner. Dünyanın sonu geldi anacım”
Ferdane Kadın, ter içinde yorgun bedenini sürükleyerek uzaklaştı gitti.
Ferdane Hatun'un arkasından bakıp kalan Selver Hatun “Nursuz kadın, sana ne” diyebildi sadece.



(Tanıtım Bülteninden)

Nasreddin Hoca, birkaç gün sonra Selver Hatun'la birlikte komşu köye gitmek için yola çıktı.
Nasreddin Hoca,
“Yol uzun Selver Hatun, köyden çıkana kadar Karakaçana sen bin, köy çıkışından sonra da ben binerim, yorulunca yeniden sen binersin ben yürürüm” dedi.
“Olur. Hem sen Cuma namazını kıldırırsın hem de benim akrabaları ziyaret ederiz. Bir taşla iki kuş” dedi Selver Hatun.
Karakaçana önce Selver Hatun bindi, Nasreddin Hoca ipinden tutup eşeği çekti.
Bir süre gittiler.
Hortu Köyünden Ferdane Hatun, sırtına biraz kuru odun yüklenmiş geliyordu. Yorulmuştu.
Selver Hatun'u eşeğin üstünde görünce tepesi attı.
Ferdane Hatun;
“Ah anam el karılarında ki şansa bakın. Ben ter içinde kaldım, odun yığını sırtımda taşımaya çalışıyorum, Selver Hatun eşeğe binmiş keyifle gidiyor. Hem ayıp değil mi erkeğin varken sen neden binersin eşeğe. Amanın dünyanın sonu geldi komşular”.
Kadın bir çırpıda söyleyeceğini söylemişti. Selver Hatun ağzını açıp bağırıp çağıracaktı ama Nasreddin Hoca “sus” işareti yapınca sustu.
Ferdane Hatun, cevap gelmeyince iki üç cümle daha sıraladı.
“Tabi utandın değil mi Selver Hatun. Kadın olan kadın, ak sakallı nur yüzlü efendisini yürütür de kendi eşeğe mi biner. Dünyanın sonu geldi anacım”
Ferdane Kadın, ter içinde yorgun bedenini sürükleyerek uzaklaştı gitti.
Ferdane Hatun'un arkasından bakıp kalan Selver Hatun “Nursuz kadın, sana ne” diyebildi sadece.



(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 65,00    65,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat