Nigahdar

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786052656914
Boyut:
13,5 x 21
Sayfa Sayısı:
496
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%33 indirimli
520,00TL
348,40TL
Taksitli fiyat: 1 x 348,40TL
Tedarikçi Stoğu 999 Adet
9786052656914
1088532
Nigahdar
Nigahdar
348.40
GÖRDÜĞÜN, DUYDUĞUN, DENEYİMLEDİĞİN HER ŞEY BİR İLLÜZYON. TEK GERÇEK SENİN İÇİNDE.
TANRI VE BİLİM BİRBİRİNE HİÇ BU KADAR YAKIN OLMAMIŞTI.
“Git bana bir niyagrodha ağacının meyvesini getir.”
“Getirdim efendim.”
“Şimdi onu ortasından ikiye böl.”
“Böldüm.”
“Ne görüyorsun?”
“Çekirdekleri efendim. Minicikler.”
“Şimdi o çekirdeklerden birinin içini aç.”
“Açtım efendim.”
“Ne görüyorsun?”
“Hiç.''
“Bak evladım, o göremediğin özden bir niyagrodha ağacı meydana gelir. Çekirdeğin içindeki boşluk o öz ile doludur. Onu göremesen bile o her yerdedir. Tıpkı senin bedenin gibi. İçindeki özü göremezsin ama o oradadır. Tanrı da böyledir. Onu göremesen bile her şeyin içindedir. Her şey varoluşunu ona borçludur. İşte en büyük hakikat budur. Ve sen... Sen O'sun işte.”
Columbia Üniversitesi'nde atom fiziği dersleri veren ve ateşli bir ateist olan Şirin Özdemir, tüm hayatının büyük bir yalan olduğunu öğrenmesiyle birlik­te olayları çözmek amacıyla New York'tan İstanbul'a gelir ve şehre adım atar atmaz kendisini bir ölüm kalım mücadelesinin içinde bulur.
Bu mücadelede ona; yollarının trajik bir biçimde kesiştiği tanınmış bir yazar ve felsefeci olan karizmatik genç profesör Algan Ataman yardım eder.
İkili hayatta kalmaya ve gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışırken geçmişten gü­nümüze gelen ve tüm dinleri derinden etkileyecek büyük sırrın ne olduğunu bulmak zorundadırlar. Ve elbette büyük bir küresel gücün türlü oyunlarıyla baş etmeleri gerekir.
Başak Sayan Nigâhdar ile okuru Hallâc-ı Mansûr'un kayıp risaleleri eksenin­de tarihin derinliklerine sürüklüyor; tasavvuf, din, Tanrı kavramlarının atom fiziği ve kuantum evreniyle iç içe geçtiği heyecan dozu yüksek bir dünyaya götürüyor.
Maddenin içi dolu gözüktüğü kadar boştur...
İmâm-ı Rabbânî - İslam âlimi ve tasavvuf önderi.
Atomun büyük kısmı boşluktur.
Ernest Rutherford - Deneysel fizikçi ve nükleer fizik araştırmalarının öncüsü.
Atom modelini bulmuştur. 1908 Nobel Kimya Ödülü sahibi.
“Hakikati bulmak için marifet kapısından geç!”
“Unutma, insan neyi ararsa onu bulur! İnsan neye hazırsa o da onun için hazırdır. Allah'ı arayan onu bulur. O'na dön, son nokta O'dur.”
“Hayatında çelişki barındırmayan, iyilik timsali insanlara karşı hep temkinli olmak gerekirdi. Ya da sadece kötü günlerde yanında görünenlere karşı. Zira bu günler onların kendilerini iyi hissetmeleri için biçilmiş kaftandı. Ne kadar şanslı olduklarını kendilerine hatırlatmalarını sağlamak için. Önemli olan iyi günleri, başarıları ve sevinçleri paylaşabilmekti. İnsanoğlu çelişkilerle dolu bir varlıktı işte böyle.”
GÖRDÜĞÜN, DUYDUĞUN, DENEYİMLEDİĞİN HER ŞEY BİR İLLÜZYON. TEK GERÇEK SENİN İÇİNDE.
TANRI VE BİLİM BİRBİRİNE HİÇ BU KADAR YAKIN OLMAMIŞTI.
“Git bana bir niyagrodha ağacının meyvesini getir.”
“Getirdim efendim.”
“Şimdi onu ortasından ikiye böl.”
“Böldüm.”
“Ne görüyorsun?”
“Çekirdekleri efendim. Minicikler.”
“Şimdi o çekirdeklerden birinin içini aç.”
“Açtım efendim.”
“Ne görüyorsun?”
“Hiç.''
“Bak evladım, o göremediğin özden bir niyagrodha ağacı meydana gelir. Çekirdeğin içindeki boşluk o öz ile doludur. Onu göremesen bile o her yerdedir. Tıpkı senin bedenin gibi. İçindeki özü göremezsin ama o oradadır. Tanrı da böyledir. Onu göremesen bile her şeyin içindedir. Her şey varoluşunu ona borçludur. İşte en büyük hakikat budur. Ve sen... Sen O'sun işte.”
Columbia Üniversitesi'nde atom fiziği dersleri veren ve ateşli bir ateist olan Şirin Özdemir, tüm hayatının büyük bir yalan olduğunu öğrenmesiyle birlik­te olayları çözmek amacıyla New York'tan İstanbul'a gelir ve şehre adım atar atmaz kendisini bir ölüm kalım mücadelesinin içinde bulur.
Bu mücadelede ona; yollarının trajik bir biçimde kesiştiği tanınmış bir yazar ve felsefeci olan karizmatik genç profesör Algan Ataman yardım eder.
İkili hayatta kalmaya ve gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışırken geçmişten gü­nümüze gelen ve tüm dinleri derinden etkileyecek büyük sırrın ne olduğunu bulmak zorundadırlar. Ve elbette büyük bir küresel gücün türlü oyunlarıyla baş etmeleri gerekir.
Başak Sayan Nigâhdar ile okuru Hallâc-ı Mansûr'un kayıp risaleleri eksenin­de tarihin derinliklerine sürüklüyor; tasavvuf, din, Tanrı kavramlarının atom fiziği ve kuantum evreniyle iç içe geçtiği heyecan dozu yüksek bir dünyaya götürüyor.
Maddenin içi dolu gözüktüğü kadar boştur...
İmâm-ı Rabbânî - İslam âlimi ve tasavvuf önderi.
Atomun büyük kısmı boşluktur.
Ernest Rutherford - Deneysel fizikçi ve nükleer fizik araştırmalarının öncüsü.
Atom modelini bulmuştur. 1908 Nobel Kimya Ödülü sahibi.
“Hakikati bulmak için marifet kapısından geç!”
“Unutma, insan neyi ararsa onu bulur! İnsan neye hazırsa o da onun için hazırdır. Allah'ı arayan onu bulur. O'na dön, son nokta O'dur.”
“Hayatında çelişki barındırmayan, iyilik timsali insanlara karşı hep temkinli olmak gerekirdi. Ya da sadece kötü günlerde yanında görünenlere karşı. Zira bu günler onların kendilerini iyi hissetmeleri için biçilmiş kaftandı. Ne kadar şanslı olduklarını kendilerine hatırlatmalarını sağlamak için. Önemli olan iyi günleri, başarıları ve sevinçleri paylaşabilmekti. İnsanoğlu çelişkilerle dolu bir varlıktı işte böyle.”
Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 348,40    348,40   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat