Nutuk'un Satır Araları 2 (23 Nisan 1920 - 29 Ekim 1923) Bir Analiz Denemesi

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786255709974
Boyut:
13,5 x 21
Sayfa Sayısı:
648
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%20 indirimli
650,00TL
520,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 520,00TL
Tedarikçi Stoğu 999 Adet
9786255709974
1079162
Nutuk'un Satır Araları 2 (23 Nisan 1920 - 29 Ekim 1923) Bir Analiz Denemesi
Nutuk'un Satır Araları 2 (23 Nisan 1920 - 29 Ekim 1923) Bir Analiz Denemesi
520.00

Tarihi gerçekler gösteriyor ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti yeni bir devlet değil, Osmanlı Devleti'nin, Lozan Barış Anlaşması ile sınırlarını yeniden belirlemiş, cumhuriyet rejimine geçmiş, bayrağını değiştirmeksizin başkentini İstanbul'dan Ankara'ya nakledilmiş halidir.
Cumhuriyet dönemi, 1299-1876 dönemlerinde yaşanan mutlakıyet, 1876-1922 dönemlerinde yaşanan meşrutiyet aşamalarından geçilerek gelinmiş tabii bir akışın son evresidir. Daha geniş bir açıdan bakılarak söylenebilir ki Selçukludan sonra gelen Osmanlı da yepyeni bir devlet değil, Selçuklunun hanedan değiştirmiş şeklidir.
Bu sebeple Türkiye tarihi kronolojisinde 26 Ağustos 1071 esas alınıp cumhuriyet tarihi kronolojisinde ise 1923 tarihinin sadece bir dönem ve geçiş noktası olduğu bilinmelidir. Cumhuriyet dönemi de arka planında yer alan mutlakıyet ve meşrutiyet dönemleri ile birlikte değerlendirilmelidir. Tarih algımız bu çerçevedeki asli mecrasına yerleştirilirse milletimiz yaklaşık bin yıllık bir ülkenin vatandaşı olduğunu hissedecektir. Böylece tarihi müktesebatına sahip çıkarak hafızasına kavuşmuş olacak ve dünyanın büyük milletlerinden ve büyük Devletleri'nden biri olduğunun bilinci ile geleceğe daha emin adımlarla yürüyecektir.

(Tanıtım Bülteninden)

Tarihi gerçekler gösteriyor ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti yeni bir devlet değil, Osmanlı Devleti'nin, Lozan Barış Anlaşması ile sınırlarını yeniden belirlemiş, cumhuriyet rejimine geçmiş, bayrağını değiştirmeksizin başkentini İstanbul'dan Ankara'ya nakledilmiş halidir.
Cumhuriyet dönemi, 1299-1876 dönemlerinde yaşanan mutlakıyet, 1876-1922 dönemlerinde yaşanan meşrutiyet aşamalarından geçilerek gelinmiş tabii bir akışın son evresidir. Daha geniş bir açıdan bakılarak söylenebilir ki Selçukludan sonra gelen Osmanlı da yepyeni bir devlet değil, Selçuklunun hanedan değiştirmiş şeklidir.
Bu sebeple Türkiye tarihi kronolojisinde 26 Ağustos 1071 esas alınıp cumhuriyet tarihi kronolojisinde ise 1923 tarihinin sadece bir dönem ve geçiş noktası olduğu bilinmelidir. Cumhuriyet dönemi de arka planında yer alan mutlakıyet ve meşrutiyet dönemleri ile birlikte değerlendirilmelidir. Tarih algımız bu çerçevedeki asli mecrasına yerleştirilirse milletimiz yaklaşık bin yıllık bir ülkenin vatandaşı olduğunu hissedecektir. Böylece tarihi müktesebatına sahip çıkarak hafızasına kavuşmuş olacak ve dünyanın büyük milletlerinden ve büyük Devletleri'nden biri olduğunun bilinci ile geleceğe daha emin adımlarla yürüyecektir.

(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 520,00    520,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat