Ölüm Oyunları insanlık dramını anlatan beş öyküden oluşur. Birbirine eklemlenen konularıyla, ortak tematik özellikleriyle insan-doğa ilişkisini yansıtan bu öykülerde; törenin kıskacındaki insanların birbirleriyle çatışması ön plandadır. Bunu yaratan bağlılıkların çözülmeye başladığı bir ortamda yolları kesişen insanların öç alma hırsı, ölüm sarmalına sürüklenişleri, şiddetle masumiyetin vicdan sorgusuna dönüşmesi öykülerin en belirgin yanları olarak öne çıkar. Osman Şahin anlatıcılığındaki üslupçu yanı örnekleyen her bir öykü, uzun süre belleklerde yer edecektir.
"Ne var ki, Osman Şahin'i Osman Şahin yapan asıl unsur, Köy Enstitüsü'nü kazanarak burada okuma fırsatı bulmasıdır. Aksi hâlde, kardeşleri ya da köyündeki yaşıtları gibi Toroslara saplanıp kalabilirdi. Böylece, çoğu yazara nasip olmayan doğayla iç içe yaşama ve binlerce yıllık Türk halk kültürünün içinden süzülüp gelen bir ailede büyüme deneyimine, modern Türkiye'nin geçirdiği tarihsel ve toplumsal süreçlere, olaylara tanıklık etme fırsatı da eklenir. Bir yazar için böylesine değerli bu tanıklık, Osman Şahin'in edebiyat dünyasını anlamamıza da önemli bir kapı aralar."
Ahmet Yıldız
"Ölümü bir oyun hâline getirmiş Anadolu insanı. Öldürme mitosu diye bir olgu var yani. Öldürmek tak diye tetiğe çökmek değil; acısını çıkara çıkara, onu korkuta korkuta, öleceğini hissettire hissettire... Bu bir oyundur. Bir böcek de tehlikeyi gördüğü an hareketsiz kalıyor, ölüm oyunu yapıyor aslında. Öldürmenin tadına varıyor bu adamlar. Aslında yaptıkları yaşamı ölümle korkutmak! Doğu'da topraksız, aşsız ve ağanın, şeyhin elinde heder olmuş insan yaşama düşmandır. Yaşamak demek acı çekmektir. Daha fazla kandırılmaktır. Kalıcı olan ölümdür onlara göre."
Osman Şahin
(Tanıtım Bülteninden)
Ölüm Oyunları insanlık dramını anlatan beş öyküden oluşur. Birbirine eklemlenen konularıyla, ortak tematik özellikleriyle insan-doğa ilişkisini yansıtan bu öykülerde; törenin kıskacındaki insanların birbirleriyle çatışması ön plandadır. Bunu yaratan bağlılıkların çözülmeye başladığı bir ortamda yolları kesişen insanların öç alma hırsı, ölüm sarmalına sürüklenişleri, şiddetle masumiyetin vicdan sorgusuna dönüşmesi öykülerin en belirgin yanları olarak öne çıkar. Osman Şahin anlatıcılığındaki üslupçu yanı örnekleyen her bir öykü, uzun süre belleklerde yer edecektir.
"Ne var ki, Osman Şahin'i Osman Şahin yapan asıl unsur, Köy Enstitüsü'nü kazanarak burada okuma fırsatı bulmasıdır. Aksi hâlde, kardeşleri ya da köyündeki yaşıtları gibi Toroslara saplanıp kalabilirdi. Böylece, çoğu yazara nasip olmayan doğayla iç içe yaşama ve binlerce yıllık Türk halk kültürünün içinden süzülüp gelen bir ailede büyüme deneyimine, modern Türkiye'nin geçirdiği tarihsel ve toplumsal süreçlere, olaylara tanıklık etme fırsatı da eklenir. Bir yazar için böylesine değerli bu tanıklık, Osman Şahin'in edebiyat dünyasını anlamamıza da önemli bir kapı aralar."
Ahmet Yıldız
"Ölümü bir oyun hâline getirmiş Anadolu insanı. Öldürme mitosu diye bir olgu var yani. Öldürmek tak diye tetiğe çökmek değil; acısını çıkara çıkara, onu korkuta korkuta, öleceğini hissettire hissettire... Bu bir oyundur. Bir böcek de tehlikeyi gördüğü an hareketsiz kalıyor, ölüm oyunu yapıyor aslında. Öldürmenin tadına varıyor bu adamlar. Aslında yaptıkları yaşamı ölümle korkutmak! Doğu'da topraksız, aşsız ve ağanın, şeyhin elinde heder olmuş insan yaşama düşmandır. Yaşamak demek acı çekmektir. Daha fazla kandırılmaktır. Kalıcı olan ölümdür onlara göre."
Osman Şahin
(Tanıtım Bülteninden)
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 175,00 | 175,00 |