Osmanlı Hanımları ve Hizmetçi Kadınlar (1869-1927)

Stok Kodu:
9786055283636
Sayfa Sayısı:
176
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2015-01
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
%30 indirimli
300,00TL
210,00TL
9786055283636
963405
Osmanlı Hanımları ve Hizmetçi Kadınlar (1869-1927)
Osmanlı Hanımları ve Hizmetçi Kadınlar (1869-1927)
210

"Hizmetçilik, ondokuzuncu yüzyılda Avrupa'da etkin ve yaygın bir şekilde uygulanan bir ücretli kadın mesleğiydi. Ancak, ev-içi ve ev-işi ağırlıklı yönüyle, hizmetçilik Osmanlı İmparatorluğu'nun şehirli yaşam koşullarına da oldukça uygun görünüyordu. 1870'lerden başlayarak kalburüstü Osmanlı evlerinde de hizmetçiler, aşçılar, muallimeler ve mürebbiyeler sıklıkla görülmeye başlandı. Avrupaî bir yaşam tarzı sürmek isteyen Osmanlı aydınlarının ve seçkinlerinin evleri artık eskiden olduğu gibi köleler değil, ücretli hizmetliler tarafından çekip çevriliyordu. Hizmetli işçi kullanımı, modernleşen ve Batılı'laşan Osmanlı'nın yeni ve Avrupaî ihtiyaçlarına da cevap veriyordu. Zamanla, "ev işlerinde hizmetçi kullanmak," "yemekleri aşçıya yaptırmak" ve "çocukların eğitimini bir mürebbiyeye teslim etmek" gibi fikirler orta sınıf Osmanlı ailelerine bile yabancı gelmemeye başladı.

İkinci Meşrutiyet (1908-1918) dönemine gelindiğinde, İstanbul'da hizmetçisi, aşçısı, çamaşırcısı, süt-annesi, muallimesi, mürebbiyesi, bohçacısı olmayan kalburüstü ev pek kalmamış gibiydi. Mütareke İstanbul'unda (1918-1923) esaret koşulları altında yaşanan Avrupa etkisi ve onun yarattığı geçici Avrupaî modalar, "hizmetli sahibi olmak" fikrinin bir toplumsal prestij kaynağı haline gelmesiyle sonuçlanmıştı. Dahası, Osmanlı İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne geçilirken, hizmetçi sahibi olmak kalburüstü ve elit yaşam bir sürmenin de en önemli ölçütlerinden birisi haline gelmişti..."
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 176

Baskı Yılı: 2015


Dili: Türkçe
Yayınevi: Akıl Fikir Yayınları

"Hizmetçilik, ondokuzuncu yüzyılda Avrupa'da etkin ve yaygın bir şekilde uygulanan bir ücretli kadın mesleğiydi. Ancak, ev-içi ve ev-işi ağırlıklı yönüyle, hizmetçilik Osmanlı İmparatorluğu'nun şehirli yaşam koşullarına da oldukça uygun görünüyordu. 1870'lerden başlayarak kalburüstü Osmanlı evlerinde de hizmetçiler, aşçılar, muallimeler ve mürebbiyeler sıklıkla görülmeye başlandı. Avrupaî bir yaşam tarzı sürmek isteyen Osmanlı aydınlarının ve seçkinlerinin evleri artık eskiden olduğu gibi köleler değil, ücretli hizmetliler tarafından çekip çevriliyordu. Hizmetli işçi kullanımı, modernleşen ve Batılı'laşan Osmanlı'nın yeni ve Avrupaî ihtiyaçlarına da cevap veriyordu. Zamanla, "ev işlerinde hizmetçi kullanmak," "yemekleri aşçıya yaptırmak" ve "çocukların eğitimini bir mürebbiyeye teslim etmek" gibi fikirler orta sınıf Osmanlı ailelerine bile yabancı gelmemeye başladı.

İkinci Meşrutiyet (1908-1918) dönemine gelindiğinde, İstanbul'da hizmetçisi, aşçısı, çamaşırcısı, süt-annesi, muallimesi, mürebbiyesi, bohçacısı olmayan kalburüstü ev pek kalmamış gibiydi. Mütareke İstanbul'unda (1918-1923) esaret koşulları altında yaşanan Avrupa etkisi ve onun yarattığı geçici Avrupaî modalar, "hizmetli sahibi olmak" fikrinin bir toplumsal prestij kaynağı haline gelmesiyle sonuçlanmıştı. Dahası, Osmanlı İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne geçilirken, hizmetçi sahibi olmak kalburüstü ve elit yaşam bir sürmenin de en önemli ölçütlerinden birisi haline gelmişti..."
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 176

Baskı Yılı: 2015


Dili: Türkçe
Yayınevi: Akıl Fikir Yayınları
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat