Post – Avrupa

Stok Kodu:
9786255848956
Boyut:
13,0 x 20,0
Sayfa Sayısı:
192
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-07
Çeviren:
Burak Çakır
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%37 indirimli
300,00TL
189,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 189,00TL
Tedarikçi Stoğu 10 Adet
9786255848956
1123027
Post – Avrupa
Post – Avrupa
189

Son iki yüz yıldır felsefi bir kavram haline gelen ve bir üstünlük aracına dönüşen “Avrupa”nın bugün artık aynı anlamı taşıyamadığı aşikâr. Savaşlar, sömürgecilik deneyimleri, krizler, soykırımlar, göçmen politikaları, artan ulusçuluklar ve ortak bir dünyadan söz ettiren teknoloji… Yuk Hui klasik anlamıyla Avrupa’nın artık olamayacağını hatırlatarak bizi Avrupa sonrası bir durumu düşünmeye davet ediyor. Teknolojinin de artık “Avrupalı” sayılamayacağı tekno-ekonomik dönüşümle şekillenen bu gezegenleşmiş dünya karşısında yurtsuzluk ve yuvaya dönüş özlemini yazar yeniden ele alıyor. Tüm bu tekno-ekonomik manzarada düşüncenin bireyleşmesi için nasıl bir zemin inşa edilebileceğini tartışıyor.
Teknoloji felsefesinin önde gelen isimlerinden Yuk Hui, dünyanın mevcut homojenleşmiş gezegensel haline Heidegger, Jan Patočka, Derrida, Bernard Stiegler ve Gilbert Simondon gibi düşünürlerin penceresinden bakıyor. Fakat bununla da yetinmeyerek Kitaro Nishida ve Mou Zongsan gibi Asyalı felsefecilerle Doğu ve Batı arasındaki basmakalıp karşıtlıkları yıkıyor. Düşüncenin bireyleşmesi meselesiyle Avrupa sonrasında “Asya Nedir?” sorusuna bir cevap arıyor.
Emre Şan’ın Türkçe çeviri için kaleme aldığı önsözün de eşlik ettiği elinizdeki eser, sermaye, tüketimcilik, dijitalleşme ve tekno-bilimin bize sunduğu düzleştirilmiş gezegende, insanın kaçamayacağı varoluşsal yurtsuzluk meselesine dikkat kesilmemizi sağlıyor. Avrupa’nın tahakküm ettiği ve yerelliklerin yok sayıldığı bir dünyada homojenleşmenin faturasını görünür kılarak ve bundan sonrasını düşünerek, düşüncenin bireyleşmesini yeni ve spekülatif bir felsefi mecra olarak konumlandırıyor.

Son iki yüz yıldır felsefi bir kavram haline gelen ve bir üstünlük aracına dönüşen “Avrupa”nın bugün artık aynı anlamı taşıyamadığı aşikâr. Savaşlar, sömürgecilik deneyimleri, krizler, soykırımlar, göçmen politikaları, artan ulusçuluklar ve ortak bir dünyadan söz ettiren teknoloji… Yuk Hui klasik anlamıyla Avrupa’nın artık olamayacağını hatırlatarak bizi Avrupa sonrası bir durumu düşünmeye davet ediyor. Teknolojinin de artık “Avrupalı” sayılamayacağı tekno-ekonomik dönüşümle şekillenen bu gezegenleşmiş dünya karşısında yurtsuzluk ve yuvaya dönüş özlemini yazar yeniden ele alıyor. Tüm bu tekno-ekonomik manzarada düşüncenin bireyleşmesi için nasıl bir zemin inşa edilebileceğini tartışıyor.
Teknoloji felsefesinin önde gelen isimlerinden Yuk Hui, dünyanın mevcut homojenleşmiş gezegensel haline Heidegger, Jan Patočka, Derrida, Bernard Stiegler ve Gilbert Simondon gibi düşünürlerin penceresinden bakıyor. Fakat bununla da yetinmeyerek Kitaro Nishida ve Mou Zongsan gibi Asyalı felsefecilerle Doğu ve Batı arasındaki basmakalıp karşıtlıkları yıkıyor. Düşüncenin bireyleşmesi meselesiyle Avrupa sonrasında “Asya Nedir?” sorusuna bir cevap arıyor.
Emre Şan’ın Türkçe çeviri için kaleme aldığı önsözün de eşlik ettiği elinizdeki eser, sermaye, tüketimcilik, dijitalleşme ve tekno-bilimin bize sunduğu düzleştirilmiş gezegende, insanın kaçamayacağı varoluşsal yurtsuzluk meselesine dikkat kesilmemizi sağlıyor. Avrupa’nın tahakküm ettiği ve yerelliklerin yok sayıldığı bir dünyada homojenleşmenin faturasını görünür kılarak ve bundan sonrasını düşünerek, düşüncenin bireyleşmesini yeni ve spekülatif bir felsefi mecra olarak konumlandırıyor.

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 189,00    189,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat