Raşit Efendi'nin Güneşi

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786259321400
Boyut:
13,5 x 21
Sayfa Sayısı:
74
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%30 indirimli
150,00TL
105,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 105,00TL
Tedarikçi Stoğu 999 Adet
9786259321400
1103061
Raşit Efendi'nin Güneşi
Raşit Efendi'nin Güneşi
105

"Benzer hayatlar, benzer hikayeler"
... Klasik müziğin başkenti Viyana'da Mozart'ın bestelerini yaptığı Salzburg'a yakın Wolfgang Gölü kıyısındaki, Avusturya İmparatoru Franz Josef'in av köşkünün de bulunduğu ve gürültülü bir kalabalığın oturduğu yazlık kafede bir genç, masasından kalktı, sessiz ve sakin bir şekilde vakur adımlarla ta ilerdeki kuyruklu piyanonun başına mütevazi bir özgüvenle oturdu ve ardından bir "Dong" sesi duyuldu. O an birden bütün ağaçlar, bütün kuşlar, bütün tabiat, hasılı bütün alem sustu. Ortalık bir anda bir mabet sessizliğine büründü. Koca bir sessizliğin ortasında büyük bir coşkuyla Mozart'ın Türk Marşı'nı çalıyordu genç adam. Kendinden geçercesine basıyordu piyanonun tuşlarına. Havada sadece Mozart'ın notaları uçuşuyordu. Biraz sonra piyano sustu ve ardından müthiş bir alkış tufanı koptu, alkış sesleri karşıki tepelerde yankılandı. Ve o genç adam aynı ağırbaşlılık ve alçak gönüllükle, kararlı ve emin adımlarla masasına doğru yürüdü.

İç Batı Anadolu'nun küçük bir şehrinden gelerek Ankara'nın Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik bölümünden mezun bir müzik öğretmeniydi ve arkadaşlarıyla birlikte bir kültür gezisine katılmıştı. Ve bir Türk, Mozarťın bestelerini yazdığı köyünde, büyük bir kalabalığın önünde, engin özgüveniyle Türk Marşı'nı çalıyordu. Bu ne büyük bir gururdu. Bu ne büyük bir onurdu bizler için. Ve de ne unutulmaz anı idi.



(Tanıtım Bülteninden)

"Benzer hayatlar, benzer hikayeler"
... Klasik müziğin başkenti Viyana'da Mozart'ın bestelerini yaptığı Salzburg'a yakın Wolfgang Gölü kıyısındaki, Avusturya İmparatoru Franz Josef'in av köşkünün de bulunduğu ve gürültülü bir kalabalığın oturduğu yazlık kafede bir genç, masasından kalktı, sessiz ve sakin bir şekilde vakur adımlarla ta ilerdeki kuyruklu piyanonun başına mütevazi bir özgüvenle oturdu ve ardından bir "Dong" sesi duyuldu. O an birden bütün ağaçlar, bütün kuşlar, bütün tabiat, hasılı bütün alem sustu. Ortalık bir anda bir mabet sessizliğine büründü. Koca bir sessizliğin ortasında büyük bir coşkuyla Mozart'ın Türk Marşı'nı çalıyordu genç adam. Kendinden geçercesine basıyordu piyanonun tuşlarına. Havada sadece Mozart'ın notaları uçuşuyordu. Biraz sonra piyano sustu ve ardından müthiş bir alkış tufanı koptu, alkış sesleri karşıki tepelerde yankılandı. Ve o genç adam aynı ağırbaşlılık ve alçak gönüllükle, kararlı ve emin adımlarla masasına doğru yürüdü.

İç Batı Anadolu'nun küçük bir şehrinden gelerek Ankara'nın Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik bölümünden mezun bir müzik öğretmeniydi ve arkadaşlarıyla birlikte bir kültür gezisine katılmıştı. Ve bir Türk, Mozarťın bestelerini yazdığı köyünde, büyük bir kalabalığın önünde, engin özgüveniyle Türk Marşı'nı çalıyordu. Bu ne büyük bir gururdu. Bu ne büyük bir onurdu bizler için. Ve de ne unutulmaz anı idi.



(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 105,00    105,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat