Salgın Hastalıklar Tarihinden Karantina Adası'na: Klazomen - Urla Tahaffuzhanesi - Disiplinlerarası Bir Araştırma

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786258075465
Boyut:
13,5 x 21
Sayfa Sayısı:
525
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%34 indirimli
800,00TL
528,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 528,00TL
Tedarikçi Stoğu 999 Adet
9786258075465
1100192
Salgın Hastalıklar Tarihinden Karantina Adası'na: Klazomen - Urla Tahaffuzhanesi - Disiplinlerarası Bir Araştırma
Salgın Hastalıklar Tarihinden Karantina Adası'na: Klazomen - Urla Tahaffuzhanesi - Disiplinlerarası Bir Araştırma
528

"Salgın Hastalıklar Tarihinden Karantina Adası'na: Klazomen/Urla Tahaffuzhanesi- Disiplinlerarası Bir Araştırma", insanlık tarihinin en ölümcül darbelerinden biri olan salgınları ve özellikle bu afetlere karşı geliştirilen karantina uygulamasını, İzmir'in Urla açıklarındaki Klazomen Adası'nı eksen alarak disiplinlerarası bir perspektifle ele almaktadır.
Veba, kolera, çiçek, sıtma, frengi ve tifüs gibi sınır tanımayan ölümcül hastalıklar, yüzyıllar boyunca Asya'dan Avrupa'ya toplumların demografik, ekonomik, sosyal yapılarını ve psikolojilerini derinden sarsmıştır. Doğu ile Batı arasında önemli bir liman ve ticaret kavşağı olan İzmir, yoğun insan ve mal hareketliliğiyle bu küresel salgınların yıkıcı biçimde deneyimlendiği geçiş noktalarından biri olmuştur. İşte bu coğrafyada, 19. yüzyılın ikinci yarısında küçük bir adada kurulan Klazomen veya Urla Tahaffuzhanesi; Osmanlı İmparatorluğu'ndan Cumhuriyet dönemine uzanan yaklaşık bir asırlık süreçte, salgınlarla mücadelenin stratejik bir merkezi hâline gelmiştir.
Eser, bu kurumu yalnızca tıbbi ya da idari bir yapı olarak değil; hacıların, tüccarların, askerlerin, mübadillerin, esirlerin ve muhacirlerin yollarının kesiştiği çok cepheli bir "insani deneyim sahası" olarak ele almaktadır. Farklı coğrafyalardan gelen insanların korkularını, umutlarını ve zorunlu bekleyişlerini barındıran Karantina Adası, kendine özgü iletişim, sosyal ve psikolojik dinamikleriyle adeta geçici de olsa bir mikro dünya oluşturmuştur.
Dr. Muhammed Dağ, bu araştırmasında klasik tarih yazımının sınırlarını aşarak okuru kapsamlı bir disiplinlerarası yolculuğa davet etmektedir. Merkezinde ve tabanında tarih olan ancak, tıp, coğrafya, arkeoloji, mimarlık, sosyoloji, iletişim, psikoloji, edebiyat ve sözlü tarihten de beslenen bu çalışma; karantina altındaki insanların yaşadığı korku, dışlanma, ölüm ve yas psikolojisini çok boyutlu biçimde analiz etmektedir. Tahaffuzhanenin mimari yapısından iletişim çatışmalarına, bir romandaki edebi yansımalardan adanın eski çalışanlarıyla gerçekleştirilen sözlü tarih görüşmelerine kadar uzanan bu geniş perspektif, karantina olgusunu bütünsel olarak ortaya koymayı hedeflemektedir…

(Tanıtım Bülteninden)

"Salgın Hastalıklar Tarihinden Karantina Adası'na: Klazomen/Urla Tahaffuzhanesi- Disiplinlerarası Bir Araştırma", insanlık tarihinin en ölümcül darbelerinden biri olan salgınları ve özellikle bu afetlere karşı geliştirilen karantina uygulamasını, İzmir'in Urla açıklarındaki Klazomen Adası'nı eksen alarak disiplinlerarası bir perspektifle ele almaktadır.
Veba, kolera, çiçek, sıtma, frengi ve tifüs gibi sınır tanımayan ölümcül hastalıklar, yüzyıllar boyunca Asya'dan Avrupa'ya toplumların demografik, ekonomik, sosyal yapılarını ve psikolojilerini derinden sarsmıştır. Doğu ile Batı arasında önemli bir liman ve ticaret kavşağı olan İzmir, yoğun insan ve mal hareketliliğiyle bu küresel salgınların yıkıcı biçimde deneyimlendiği geçiş noktalarından biri olmuştur. İşte bu coğrafyada, 19. yüzyılın ikinci yarısında küçük bir adada kurulan Klazomen veya Urla Tahaffuzhanesi; Osmanlı İmparatorluğu'ndan Cumhuriyet dönemine uzanan yaklaşık bir asırlık süreçte, salgınlarla mücadelenin stratejik bir merkezi hâline gelmiştir.
Eser, bu kurumu yalnızca tıbbi ya da idari bir yapı olarak değil; hacıların, tüccarların, askerlerin, mübadillerin, esirlerin ve muhacirlerin yollarının kesiştiği çok cepheli bir "insani deneyim sahası" olarak ele almaktadır. Farklı coğrafyalardan gelen insanların korkularını, umutlarını ve zorunlu bekleyişlerini barındıran Karantina Adası, kendine özgü iletişim, sosyal ve psikolojik dinamikleriyle adeta geçici de olsa bir mikro dünya oluşturmuştur.
Dr. Muhammed Dağ, bu araştırmasında klasik tarih yazımının sınırlarını aşarak okuru kapsamlı bir disiplinlerarası yolculuğa davet etmektedir. Merkezinde ve tabanında tarih olan ancak, tıp, coğrafya, arkeoloji, mimarlık, sosyoloji, iletişim, psikoloji, edebiyat ve sözlü tarihten de beslenen bu çalışma; karantina altındaki insanların yaşadığı korku, dışlanma, ölüm ve yas psikolojisini çok boyutlu biçimde analiz etmektedir. Tahaffuzhanenin mimari yapısından iletişim çatışmalarına, bir romandaki edebi yansımalardan adanın eski çalışanlarıyla gerçekleştirilen sözlü tarih görüşmelerine kadar uzanan bu geniş perspektif, karantina olgusunu bütünsel olarak ortaya koymayı hedeflemektedir…

(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 528,00    528,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat