Adnan Menderes'in Yassıada Yargılamaları ardından 17 Eylül 1961'de İmralı Adası'nda idam edilir. Ünlü yazarımız Ahmet Hamdi Tanpınar, üç gün sonra günlüğüne şu notu düşer: "Adnan Bey'in ve bir iki gün evvel iki arkadaşının gazetelerdeki resimleri. Ölüm bu fotoğraflarda insana başka türlü görülüyor. Zavallı budala. Kaç defa İsmet Paşa kendisine fırsat vermişti. Başında o kadar sevilen bir adamdı ki bu sevgi yüzünden bir aziz olabilirdi. Meğer bütün bu adamlar, bu iş, aç tahtakuruları, yer solucanları, kurtlar, yılanlar gibi bekliyorlarmış. Politika... Halk Partisi'nin en menfur adamı bunların yanında ister istemez evliya kalır. Bu demektir ki her şey rejimde, sistem ve şirazededir. İsmet Paşa, şiraze adamdı."
Şiraze şudur: Ciltçilikte, kitap yapraklarını diplerinin ucundan birbirine bağlayan ve onları düzgün tutmaya yarayan ince bez şerit. "Şirazeden çıktı" deyimi de bağlarından kopup dağılma anlamına gelir.
Yani Tanpınar'a göre İsmet Paşa, ulusu bir arada ve düzgün tutmanın simgesi ve güvencesiydi.
İsmet Paşa, şiraze bir kişilik olmanın yanında, yıkılan bir yüce dağın her zaman, her dönem kalan değerli, şifalı tozuydu da. Eski Kültür Bakanı Nermin Neftçi anlatıyor anılarında: İnönü, Ecevit'e karşı kaybediyor Kurultayda, genel başkanlıktan istifa ediyor, o zaman Nermin Neftçi'nin aslen Kerküklü olan eşi Nizamettin Neftçi bir hoyratla durumu özetliyor en çarpıcı biçimde:
Zaman kalır
Gün geçer zaman kalır
Yıkılır yüce dağlar
Tozu her zaman kalır
Cazim Gürbüz, İsmet İnönü'nün şirazeliğini, denge ve çözüm adamı olmasını ve Cumhuriyetin Atatürk'ten sonraki ikinci yüce dağını anlatıyor bu kitabında. Nesnel ve yansız olarak anlatıyor, hata ve yanlışlarını da anlatıyor. Ya sevapları ya ona yapılan haksız suçlamalar? Onlara da yanıtlar veriyor, o yanıtların büyük bir bölümünü şimdiye dek hiçbir yerde okumadınız. Sözgelimi olmayan, uydurulan Boraltan Köprüsü adına yazılanların çoğunun kuyruklu yalanlar olduğunu kanıtlıyor. 1944 Irkçılık- Turancılık operasyonları ve yargılamalarının nedenlerini, Cumhuriyet ve Kemalizm karşıtlığının tek yönlülüğünden arındırarak ortaya koyuyor.
Ve daha neler neler... Okuyunuz, Cumhuriyetten yanaysanız bu kitabı çok beğenecek ve yararlanacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)
Adnan Menderes'in Yassıada Yargılamaları ardından 17 Eylül 1961'de İmralı Adası'nda idam edilir. Ünlü yazarımız Ahmet Hamdi Tanpınar, üç gün sonra günlüğüne şu notu düşer: "Adnan Bey'in ve bir iki gün evvel iki arkadaşının gazetelerdeki resimleri. Ölüm bu fotoğraflarda insana başka türlü görülüyor. Zavallı budala. Kaç defa İsmet Paşa kendisine fırsat vermişti. Başında o kadar sevilen bir adamdı ki bu sevgi yüzünden bir aziz olabilirdi. Meğer bütün bu adamlar, bu iş, aç tahtakuruları, yer solucanları, kurtlar, yılanlar gibi bekliyorlarmış. Politika... Halk Partisi'nin en menfur adamı bunların yanında ister istemez evliya kalır. Bu demektir ki her şey rejimde, sistem ve şirazededir. İsmet Paşa, şiraze adamdı."
Şiraze şudur: Ciltçilikte, kitap yapraklarını diplerinin ucundan birbirine bağlayan ve onları düzgün tutmaya yarayan ince bez şerit. "Şirazeden çıktı" deyimi de bağlarından kopup dağılma anlamına gelir.
Yani Tanpınar'a göre İsmet Paşa, ulusu bir arada ve düzgün tutmanın simgesi ve güvencesiydi.
İsmet Paşa, şiraze bir kişilik olmanın yanında, yıkılan bir yüce dağın her zaman, her dönem kalan değerli, şifalı tozuydu da. Eski Kültür Bakanı Nermin Neftçi anlatıyor anılarında: İnönü, Ecevit'e karşı kaybediyor Kurultayda, genel başkanlıktan istifa ediyor, o zaman Nermin Neftçi'nin aslen Kerküklü olan eşi Nizamettin Neftçi bir hoyratla durumu özetliyor en çarpıcı biçimde:
Zaman kalır
Gün geçer zaman kalır
Yıkılır yüce dağlar
Tozu her zaman kalır
Cazim Gürbüz, İsmet İnönü'nün şirazeliğini, denge ve çözüm adamı olmasını ve Cumhuriyetin Atatürk'ten sonraki ikinci yüce dağını anlatıyor bu kitabında. Nesnel ve yansız olarak anlatıyor, hata ve yanlışlarını da anlatıyor. Ya sevapları ya ona yapılan haksız suçlamalar? Onlara da yanıtlar veriyor, o yanıtların büyük bir bölümünü şimdiye dek hiçbir yerde okumadınız. Sözgelimi olmayan, uydurulan Boraltan Köprüsü adına yazılanların çoğunun kuyruklu yalanlar olduğunu kanıtlıyor. 1944 Irkçılık- Turancılık operasyonları ve yargılamalarının nedenlerini, Cumhuriyet ve Kemalizm karşıtlığının tek yönlülüğünden arındırarak ortaya koyuyor.
Ve daha neler neler... Okuyunuz, Cumhuriyetten yanaysanız bu kitabı çok beğenecek ve yararlanacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 315,00 | 315,00 |