Sözün Emaneti - Modern İletişimde Anlam Krizi: Lafın Kalabalığından Sözün Özüne

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786258703177
Boyut:
13,5 x 21
Sayfa Sayısı:
200
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%32 indirimli
260,00TL
176,80TL
Taksitli fiyat: 1 x 176,80TL
Tedarikçi Stoğu 999 Adet
9786258703177
1102437
Sözün Emaneti - Modern İletişimde Anlam Krizi: Lafın Kalabalığından Sözün Özüne
Sözün Emaneti - Modern İletişimde Anlam Krizi: Lafın Kalabalığından Sözün Özüne
176.8

İnsan konuşur. Fakat her konuşma söz değildir.

Modern dünya, insanın konuşma imkânlarını çoğalttı; fakat sözün ağırlığını hafifletti. Sesler arttı, mecralar genişledi, cümleler çoğaldı. Buna karşılık anlam derinleşmedi; bilakis seyrekleşti. İletişimin hızlandığı bu çağda insan, hiç olmadığı kadar çok şey söylemekte; fakat giderek daha az hakikate temas etmektedir.

Oysa söz, yalnızca bir ifade biçimi değildir. Söz; insanın kendisiyle, başkasıyla, toplumla ve hakikatle kurduğu ilişkinin en sahici tezahürlerinden biridir. Bu yönüyle o, sadece dilsel bir üretim değil; aynı zamanda ahlaki bir yük, varoluşsal bir beyan ve korunması gereken bir emanettir.

Sözün Emaneti, dili ve iletişimi yalnızca teknik bir beceri alanı olarak değil; ontolojik, ahlaki ve medeniyet kurucu bir mesele olarak ele almaktadır. Bezm-i Elest'ten dijital çağa, antik hitabetten İslam düşüncesine, medrese ve Enderun terbiyesinden Anadolu irfanına, modern psikolojiden modern insanın anlam krizine uzanan geniş bir çerçevede sözün nasıl hafiflediğini, insanın dil ile nasıl biçimlendiğini ve kelimenin nasıl yeniden haysiyet kazanabileceğini tartışmaktadır.

Bu kitap, laf kalabalığı içinde anlamı; hızın içinde hikmeti; görünürlüğün içinde sahiciliği; iletişimin içinde ilişkiyi arayanlar için bir çağrıdır.

Çünkü söz, yalnızca söylenen değil; taşınan, korunan ve sonunda hesabı verilen bir emanettir.

(Tanıtım Bülteninden)

İnsan konuşur. Fakat her konuşma söz değildir.

Modern dünya, insanın konuşma imkânlarını çoğalttı; fakat sözün ağırlığını hafifletti. Sesler arttı, mecralar genişledi, cümleler çoğaldı. Buna karşılık anlam derinleşmedi; bilakis seyrekleşti. İletişimin hızlandığı bu çağda insan, hiç olmadığı kadar çok şey söylemekte; fakat giderek daha az hakikate temas etmektedir.

Oysa söz, yalnızca bir ifade biçimi değildir. Söz; insanın kendisiyle, başkasıyla, toplumla ve hakikatle kurduğu ilişkinin en sahici tezahürlerinden biridir. Bu yönüyle o, sadece dilsel bir üretim değil; aynı zamanda ahlaki bir yük, varoluşsal bir beyan ve korunması gereken bir emanettir.

Sözün Emaneti, dili ve iletişimi yalnızca teknik bir beceri alanı olarak değil; ontolojik, ahlaki ve medeniyet kurucu bir mesele olarak ele almaktadır. Bezm-i Elest'ten dijital çağa, antik hitabetten İslam düşüncesine, medrese ve Enderun terbiyesinden Anadolu irfanına, modern psikolojiden modern insanın anlam krizine uzanan geniş bir çerçevede sözün nasıl hafiflediğini, insanın dil ile nasıl biçimlendiğini ve kelimenin nasıl yeniden haysiyet kazanabileceğini tartışmaktadır.

Bu kitap, laf kalabalığı içinde anlamı; hızın içinde hikmeti; görünürlüğün içinde sahiciliği; iletişimin içinde ilişkiyi arayanlar için bir çağrıdır.

Çünkü söz, yalnızca söylenen değil; taşınan, korunan ve sonunda hesabı verilen bir emanettir.

(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 176,80    176,80   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat