Eski İstanbul'u şimdinin İstanbulu'na bağlayan bir tarih var ve
İstanbul sadece Tarihî Yarımada'dan ibaret değil: Çatalca'dan
Trakya'ya, oradan Balkanlar'a uzanan antik bir rotanın üzerinde
büyüyen, kocaman bir şehir...
Antik zamanlarda inşa edilen kara surlarına sırtını veren Surdışı,
bir zamanlar geniş düzlükleri, dereleri ve tepeleriyle şehrin uzak
ama asude bir beldesi olarak görülmüş, kimi zaman da onu
besleyen, bereketli bir arka bahçe... Bazen sefer yollarının menzili
olmuş, bazen muhacirler için yeni bir yurt… Anadolu'nun fakir
kasabalarından taşı toprağı altın diye gelenlerle Balkanlar'dan
hicret edenler aynı soğuk gecede yapmışlar gecekondularını.
Zaman akıp giderken Surdışı hep değişmiş; sanayinin de merkezi
olmuş, rantın da… Ve nihayet hep gelinen, kalınan, herkesin evi
bir büyük İstanbul oluşmuş yüzyıllar içinde.
Savaşlar ve fetihler, klanlar ve imparatorluklar, ticaret ve sanayi,
nihayetinde insanlar bu coğrafyayı hep yeniden yazmış.
Oktay Özman, Surdışı İstanbul'da Bakırköy'den Merter'e,
Zeytinburnu'ndan Eyüp'e, Bağcılar'dan Silivri'ye, eski ve yeni,
antik ve modern yolların izinden gidiyor, İstanbul'un tarihî
çekirdeğinin dışına bakıyor ve bizi yine yüzyıllara uzanan bir tarih
yolculuğuna çıkarıyor.
Cam Kenarından İstanbul'un yazarından, mekâna ve zamana
yayılan, insana temas eden, alışılmadık bir İstanbul hikâyesi…
(Tanıtım Bülteninden)
Eski İstanbul'u şimdinin İstanbulu'na bağlayan bir tarih var ve
İstanbul sadece Tarihî Yarımada'dan ibaret değil: Çatalca'dan
Trakya'ya, oradan Balkanlar'a uzanan antik bir rotanın üzerinde
büyüyen, kocaman bir şehir...
Antik zamanlarda inşa edilen kara surlarına sırtını veren Surdışı,
bir zamanlar geniş düzlükleri, dereleri ve tepeleriyle şehrin uzak
ama asude bir beldesi olarak görülmüş, kimi zaman da onu
besleyen, bereketli bir arka bahçe... Bazen sefer yollarının menzili
olmuş, bazen muhacirler için yeni bir yurt… Anadolu'nun fakir
kasabalarından taşı toprağı altın diye gelenlerle Balkanlar'dan
hicret edenler aynı soğuk gecede yapmışlar gecekondularını.
Zaman akıp giderken Surdışı hep değişmiş; sanayinin de merkezi
olmuş, rantın da… Ve nihayet hep gelinen, kalınan, herkesin evi
bir büyük İstanbul oluşmuş yüzyıllar içinde.
Savaşlar ve fetihler, klanlar ve imparatorluklar, ticaret ve sanayi,
nihayetinde insanlar bu coğrafyayı hep yeniden yazmış.
Oktay Özman, Surdışı İstanbul'da Bakırköy'den Merter'e,
Zeytinburnu'ndan Eyüp'e, Bağcılar'dan Silivri'ye, eski ve yeni,
antik ve modern yolların izinden gidiyor, İstanbul'un tarihî
çekirdeğinin dışına bakıyor ve bizi yine yüzyıllara uzanan bir tarih
yolculuğuna çıkarıyor.
Cam Kenarından İstanbul'un yazarından, mekâna ve zamana
yayılan, insana temas eden, alışılmadık bir İstanbul hikâyesi…
(Tanıtım Bülteninden)
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 268,60 | 268,60 |