Susmuşum Okuyarak Ebedi Alemi - Felsefe ve Hikemiyat-ı Feyzi-yi Hindi

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786258654202
Boyut:
13,5 x 21
Sayfa Sayısı:
120
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%40 indirimli
300,00TL
180,00TL
9786258654202
1120741
Susmuşum Okuyarak Ebedi Alemi - Felsefe ve Hikemiyat-ı Feyzi-yi Hindi
Susmuşum Okuyarak Ebedi Alemi - Felsefe ve Hikemiyat-ı Feyzi-yi Hindi
180

Babürlü Hindistan'ında Ekber Şah devrinin seçkin simalarından Feyzî-i Hindî (1547-1595), tasavvufi derinliğe sahip hikemî ve felsefî şiirleriyle, felsefî muhakemeyi, şiir estetiği içinde birleştiren, şiiri bir hikmet dili halinde kullanan mütefekkir bir şairdir.
Sebk-i Hindî olarak adlandırılan şiir anlayışı, tefekkür merkezli bir şiir dili geliştirmiş; anlamı kapalı, çağrışım zenginliğine sahip ve okuru zihnî bir çabaya davet eden bir yapı kurmuştur. Sebk-i Hindî şairleri lafızdan çok manayı ön planda tutmuş; özgün, daha önce denenmemiş terkipler ve teşbihler kullanarak "maânî-yi bigâne-hemen akla gelmeyen, sırrı hemen ele vermeyen mana"yı bulma çabasına girmişlerdir. Bu üslubun diğer şairleri gibi Feyzî-i Hindî de şiirlerinde muhatabını düşünmeye zorlayan ve zihnî çaba gerektiren kapalı ve çok katmanlı şiirler kaleme almıştır.
Eserin mütercimi Hulûsî Karadeniz, eğitimi, memuriyeti, ülkenin eğitim ve kültür hayatına katkı sağlamak amacıyla yürüttüğü faaliyetler, belediye başkanlığı, İstiklal Mahkemesi'nde yargılanması gibi oldukça hareketli bir hayat sürmüştür. Resmi görevleri yanında bir yandan da Farsça ve Arapçadan tercümeler yapmış olması özellikle edebi eserleri tercüme etmesi Hulûsî Efendi'nin kültürel portresini bugüne taşıyan en önemli vasıflarındandır. Onun tercümeleri incelendiğinde, klasik Fars ve Türk şiirine vukûfiyeti, dil hassasiyeti ve yer yer çevirilerinde ortaya koyduğu eleştirel tutumuyla okurlara hem bir çeviri yöntemi hem de bilinçli bir okuma imkânı sunmaktadır.



(Tanıtım Bülteninden)

Babürlü Hindistan'ında Ekber Şah devrinin seçkin simalarından Feyzî-i Hindî (1547-1595), tasavvufi derinliğe sahip hikemî ve felsefî şiirleriyle, felsefî muhakemeyi, şiir estetiği içinde birleştiren, şiiri bir hikmet dili halinde kullanan mütefekkir bir şairdir.
Sebk-i Hindî olarak adlandırılan şiir anlayışı, tefekkür merkezli bir şiir dili geliştirmiş; anlamı kapalı, çağrışım zenginliğine sahip ve okuru zihnî bir çabaya davet eden bir yapı kurmuştur. Sebk-i Hindî şairleri lafızdan çok manayı ön planda tutmuş; özgün, daha önce denenmemiş terkipler ve teşbihler kullanarak "maânî-yi bigâne-hemen akla gelmeyen, sırrı hemen ele vermeyen mana"yı bulma çabasına girmişlerdir. Bu üslubun diğer şairleri gibi Feyzî-i Hindî de şiirlerinde muhatabını düşünmeye zorlayan ve zihnî çaba gerektiren kapalı ve çok katmanlı şiirler kaleme almıştır.
Eserin mütercimi Hulûsî Karadeniz, eğitimi, memuriyeti, ülkenin eğitim ve kültür hayatına katkı sağlamak amacıyla yürüttüğü faaliyetler, belediye başkanlığı, İstiklal Mahkemesi'nde yargılanması gibi oldukça hareketli bir hayat sürmüştür. Resmi görevleri yanında bir yandan da Farsça ve Arapçadan tercümeler yapmış olması özellikle edebi eserleri tercüme etmesi Hulûsî Efendi'nin kültürel portresini bugüne taşıyan en önemli vasıflarındandır. Onun tercümeleri incelendiğinde, klasik Fars ve Türk şiirine vukûfiyeti, dil hassasiyeti ve yer yer çevirilerinde ortaya koyduğu eleştirel tutumuyla okurlara hem bir çeviri yöntemi hem de bilinçli bir okuma imkânı sunmaktadır.



(Tanıtım Bülteninden)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat