Tanrıların Tahtında

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786259298863
Boyut:
13,55 x 21,0
Sayfa Sayısı:
200
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%35 indirimli
350,00TL
227,50TL
9786259298863
1100170
Tanrıların Tahtında
Tanrıların Tahtında
227.5

“Başkalarının kocaları ölünce mermer taşların altındaki cesedinin içinden çiçekler açar. Onun kocasınınki öyle değil; Boeing 737 uçaklarının uçuş yüksekliğinin biraz altında bir yerde, eksi altmış derece soğukta yatıyor. Beş senedir.”
Everest... Bir hedef. Bir eşik. Bir hesaplaşma. Bir tanrıça.
Tanrıların Tahtında, sevdiği adamın bedenine ulaşmak için dünyanın en yüksek, en acımasız coğrafyasına yürüyen bir kadının hikâyesi.
Dağ; romanda hem acımasız ve tehlikeli hem de kutsal, şefkatli bir karaktere dönüşürken Tomris adeta tanrıçanın omuriliğine tırmanıyor. Everest, erkeklerin fethetmeye çalıştığı bir zirve değil; kadınların şefkatle dokunduğu, yaralarını sardığı, anlamaya çalıştığı canlı bir varlık.
Gülsel Ceren Güneş bu eserinde kurduğu psikolojik derinlik ve çarpıcı sinematografik anlatımıyla okuru buzun, rüzgârın, yasın ve insanın en çıplak hâliyle yüzleştiriyor.
“Kadınlar, birbirlerine kendi ülkelerinin ağıtlarını söyleyen canlılardır.”



(Tanıtım Bülteninden)

“Başkalarının kocaları ölünce mermer taşların altındaki cesedinin içinden çiçekler açar. Onun kocasınınki öyle değil; Boeing 737 uçaklarının uçuş yüksekliğinin biraz altında bir yerde, eksi altmış derece soğukta yatıyor. Beş senedir.”
Everest... Bir hedef. Bir eşik. Bir hesaplaşma. Bir tanrıça.
Tanrıların Tahtında, sevdiği adamın bedenine ulaşmak için dünyanın en yüksek, en acımasız coğrafyasına yürüyen bir kadının hikâyesi.
Dağ; romanda hem acımasız ve tehlikeli hem de kutsal, şefkatli bir karaktere dönüşürken Tomris adeta tanrıçanın omuriliğine tırmanıyor. Everest, erkeklerin fethetmeye çalıştığı bir zirve değil; kadınların şefkatle dokunduğu, yaralarını sardığı, anlamaya çalıştığı canlı bir varlık.
Gülsel Ceren Güneş bu eserinde kurduğu psikolojik derinlik ve çarpıcı sinematografik anlatımıyla okuru buzun, rüzgârın, yasın ve insanın en çıplak hâliyle yüzleştiriyor.
“Kadınlar, birbirlerine kendi ülkelerinin ağıtlarını söyleyen canlılardır.”



(Tanıtım Bülteninden)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat