Tarih-i Nizam

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786258528060
Boyut:
13,5 x 19,5
Sayfa Sayısı:
261
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%35 indirimli
390,00TL
253,50TL
Taksitli fiyat: 1 x 253,50TL
Tedarikçi Stoğu 999 Adet
9786258528060
1104924
Tarih-i Nizam
Tarih-i Nizam
253.5

Tarih, Allah'ın kudretinin sahnesidir; insan ise, bu sahnenin hem seyircisi hem de oyuncusudur. Tarihteki her bir kahramanın, her bir savaşın, her bir zaferin ve her bir yenilginin ardında, yüce bir takdirin mührü vardır.

Peki, yazgı değişir mi?

Kur'an'da insana nasihat edilmesi insanın irade sahibi kılındığını gösterir. Âlemlerin başlangıcından kıyamete kadar olan süreç, Allah'ın yaratma kudretinin sonsuz döngüsüdür. Her şey, bir bütünün parçalarıdır ve her parça, O'nun hikmetinin yansımasıdır. İnsanlık, bu büyük yaratılışın bir parçasıdır; her insan, her millet, her zaman dilimi, O'nun iradesinin bir yansımasıdır. Âdem ile başlatıp kıyamet ile bitirilen bir programda aradakiler bundan ayrı değerlendirilebilir mi?

Allah'ın varlık âlemini ve insanlığı belirli bir amaçla yarattığı düşünülürse, bu zaman aralığında yaşanan bütün olan bitenler yani tarih, bu amacın gerçekleşmesi için bir araç hükmündedir. O halde başlangıçtaki amacın ilâhî bir amaçla sonlanması beklenmelidir. Daha da ileri olarak ilk insanlardaki Allah ve din anlayışı ile bu zamandaki insanların Allah ve din anlayışı arasındaki büyük fark, bize insan varlığının sadece bu dünyada değil başka âlemlerde de devam edeceğini düşündürtmektedir.

Esasında insanın ilâhî âleme intikalinde nihai muhasebe, onun Allah'ı bilme ve tanıma derecesi üzerinden olacaktır. Zira dünya hayatının özü, Hakk'ın; 'Gizli bir hazine idim, bilinmek istedim' sırrının insanda tecelli etmesidir. Bu hakikat, insanın varoluş hikmetini marifetullah'a ulaşma çabasında somutlaştırır.

(Tanıtım Bülteninden)

Tarih, Allah'ın kudretinin sahnesidir; insan ise, bu sahnenin hem seyircisi hem de oyuncusudur. Tarihteki her bir kahramanın, her bir savaşın, her bir zaferin ve her bir yenilginin ardında, yüce bir takdirin mührü vardır.

Peki, yazgı değişir mi?

Kur'an'da insana nasihat edilmesi insanın irade sahibi kılındığını gösterir. Âlemlerin başlangıcından kıyamete kadar olan süreç, Allah'ın yaratma kudretinin sonsuz döngüsüdür. Her şey, bir bütünün parçalarıdır ve her parça, O'nun hikmetinin yansımasıdır. İnsanlık, bu büyük yaratılışın bir parçasıdır; her insan, her millet, her zaman dilimi, O'nun iradesinin bir yansımasıdır. Âdem ile başlatıp kıyamet ile bitirilen bir programda aradakiler bundan ayrı değerlendirilebilir mi?

Allah'ın varlık âlemini ve insanlığı belirli bir amaçla yarattığı düşünülürse, bu zaman aralığında yaşanan bütün olan bitenler yani tarih, bu amacın gerçekleşmesi için bir araç hükmündedir. O halde başlangıçtaki amacın ilâhî bir amaçla sonlanması beklenmelidir. Daha da ileri olarak ilk insanlardaki Allah ve din anlayışı ile bu zamandaki insanların Allah ve din anlayışı arasındaki büyük fark, bize insan varlığının sadece bu dünyada değil başka âlemlerde de devam edeceğini düşündürtmektedir.

Esasında insanın ilâhî âleme intikalinde nihai muhasebe, onun Allah'ı bilme ve tanıma derecesi üzerinden olacaktır. Zira dünya hayatının özü, Hakk'ın; 'Gizli bir hazine idim, bilinmek istedim' sırrının insanda tecelli etmesidir. Bu hakikat, insanın varoluş hikmetini marifetullah'a ulaşma çabasında somutlaştırır.

(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 253,50    253,50   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat