Türkiye’de İşçi Sınıfının Oluşumu Çalışma, Kültür, Gündelik Yaşamın Siyaseti 1946-1962
Türkiye tarihini Osmanlı’dan bu yana yapısal ve kurumsal gecikmeler üzerinden okuyan hâkim tarihyazımı çoğunluğu toprağa bağlı yaşayan nüfusun işçileşme macerasını da bir geç kalmışlık olarak görürken, emek hakları ve özgürlüklerinin de işçi sınıfının kendi mücadelesi sonucunda kazanılmayıp devlet tarafından bahşedildiği, işçi sınıfının kendine özgü bir kültür ve bilinç geliştiremediği varsayımı üzerinden şekilleniyordu.
İşçilerin işçi mahallelerindeki meskenlerinden, sokaklarındaki aydınlatmalara, müdavimi oldukları kahvehanelerden, her hafta gittikleri sinema salonlarına, futbol stadyumlarına işçi sınıfının gündelik hayat örüntüsünü fabrika belgelerinin yanı sıra, ulusal ve sendikal basını inceleyerek yeniden kurguluyor Özden. İşçi sınıfının hikâyesini burada da bırakmayan çalışma, grev hakkının olmadığı dönemde bireysel ve toplu işyeri uzlaşmazlıklarının dökümüne, iş bırakmalara, grev olduğu kabul edilmeyen grevlere ve direnişlere götürüyor okuru.
İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemden başlayarak 1961 yılının son günü yapılan Saraçhane Mitingi’ne kadarki dönemi ele alan bu çalışma, Türkiye işçi sınıfının kendini siyasal bir varlık olarak ilan edişinin eşiğine kadar getiriyor bizi. Türkiye işçi sınıfı ele alınan dönemde, ardından gelecek işçi hareketinin üzerine inşa edildiği kültürel, entelektüel, dilsel ve örgütsel zemini yaratırken, bu oluşum aşamasının incelenmesiyle literatüre yapılan katkı sınıfa dair müstakbel tartışmalara kapı aralıyor.
Barış Alp Özden, Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim görevlisidir.
Kapak fotoğrafı: İzmir Limanı Tahmil ve Tahliye İşçileri, 1954
Türkiye tarihini Osmanlı’dan bu yana yapısal ve kurumsal gecikmeler üzerinden okuyan hâkim tarihyazımı çoğunluğu toprağa bağlı yaşayan nüfusun işçileşme macerasını da bir geç kalmışlık olarak görürken, emek hakları ve özgürlüklerinin de işçi sınıfının kendi mücadelesi sonucunda kazanılmayıp devlet tarafından bahşedildiği, işçi sınıfının kendine özgü bir kültür ve bilinç geliştiremediği varsayımı üzerinden şekilleniyordu.
İşçilerin işçi mahallelerindeki meskenlerinden, sokaklarındaki aydınlatmalara, müdavimi oldukları kahvehanelerden, her hafta gittikleri sinema salonlarına, futbol stadyumlarına işçi sınıfının gündelik hayat örüntüsünü fabrika belgelerinin yanı sıra, ulusal ve sendikal basını inceleyerek yeniden kurguluyor Özden. İşçi sınıfının hikâyesini burada da bırakmayan çalışma, grev hakkının olmadığı dönemde bireysel ve toplu işyeri uzlaşmazlıklarının dökümüne, iş bırakmalara, grev olduğu kabul edilmeyen grevlere ve direnişlere götürüyor okuru.
İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemden başlayarak 1961 yılının son günü yapılan Saraçhane Mitingi’ne kadarki dönemi ele alan bu çalışma, Türkiye işçi sınıfının kendini siyasal bir varlık olarak ilan edişinin eşiğine kadar getiriyor bizi. Türkiye işçi sınıfı ele alınan dönemde, ardından gelecek işçi hareketinin üzerine inşa edildiği kültürel, entelektüel, dilsel ve örgütsel zemini yaratırken, bu oluşum aşamasının incelenmesiyle literatüre yapılan katkı sınıfa dair müstakbel tartışmalara kapı aralıyor.
Barış Alp Özden, Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim görevlisidir.
Kapak fotoğrafı: İzmir Limanı Tahmil ve Tahliye İşçileri, 1954
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 221,00 | 221,00 |