Toplumsal yapıda değişim ve dönüşümler olması tarih boyunca görülen bir olgudur. Bu değişimler, toplumun kendi dinamikleri ile oluşabileceği gibi dışsal faktörler nedeniyle de gerçekleşebilmektedir. Toplumun kendi dinamikleri ile gelişen serbest değişim ve dönüşümlerin daha sağlıklı ve sarsıntısız olduğu kabul edilmektedir. 2000'li yıllar sonrasında, Türkiye tarımında yaşanan değişimin başat unsurları büyük ölçüde dışsal faktörler olarak şekillenmiş ve bu durum, sektörün gerçek sorunlarının çözümünü geri planda bırakmıştır. Bu bağlamda, Türkiye tarımında gelişme dinamiğinin asıl odağında çiftçi yer almalı; politikalar tabandan tavana doğru şekillendirilerek kısa, orta ve uzun vadeli gerçekçi eylem planları oluşturulmalıdır. Sürdürülebilir ve istikrarlı tarımsal yapı ancak bu şekilde kurulabilir. Küresel iklim değişikliği, uluslararası sorunlar ve doğal afetler gibi risklere karşı erken uyarı sistemleri geliştirilmeli, bu riskler karşısında en uygun ve alternatif çözümlere yer verilmelidir.
Son tahlilde, Türkiye tarımında, ulusal bütünlüğü esas alan, potansiyel üretim dinamiklerini harekete geçirebilecek; eğitimden, alt yapıya kadar bütüncül bir perspektif ortaya koyan ve kırsal gerçeklik ile örtüşen; istikrarlı, uygulanabilir ve uzun vadeli stratejik planlara ihtiyaç duyulmaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)
Toplumsal yapıda değişim ve dönüşümler olması tarih boyunca görülen bir olgudur. Bu değişimler, toplumun kendi dinamikleri ile oluşabileceği gibi dışsal faktörler nedeniyle de gerçekleşebilmektedir. Toplumun kendi dinamikleri ile gelişen serbest değişim ve dönüşümlerin daha sağlıklı ve sarsıntısız olduğu kabul edilmektedir. 2000'li yıllar sonrasında, Türkiye tarımında yaşanan değişimin başat unsurları büyük ölçüde dışsal faktörler olarak şekillenmiş ve bu durum, sektörün gerçek sorunlarının çözümünü geri planda bırakmıştır. Bu bağlamda, Türkiye tarımında gelişme dinamiğinin asıl odağında çiftçi yer almalı; politikalar tabandan tavana doğru şekillendirilerek kısa, orta ve uzun vadeli gerçekçi eylem planları oluşturulmalıdır. Sürdürülebilir ve istikrarlı tarımsal yapı ancak bu şekilde kurulabilir. Küresel iklim değişikliği, uluslararası sorunlar ve doğal afetler gibi risklere karşı erken uyarı sistemleri geliştirilmeli, bu riskler karşısında en uygun ve alternatif çözümlere yer verilmelidir.
Son tahlilde, Türkiye tarımında, ulusal bütünlüğü esas alan, potansiyel üretim dinamiklerini harekete geçirebilecek; eğitimden, alt yapıya kadar bütüncül bir perspektif ortaya koyan ve kırsal gerçeklik ile örtüşen; istikrarlı, uygulanabilir ve uzun vadeli stratejik planlara ihtiyaç duyulmaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 412,50 | 412,50 |