Tutsaklık Güncesi

Stok Kodu:
9789755109626
Boyut:
13x20
Sayfa Sayısı:
303
Baskı:
1
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Orijinal Adı:
Joumal de Captivite
%33 indirimli
19,44TL
13,02TL
9789755109626
632285
Tutsaklık Güncesi
Tutsaklık Güncesi
13.02

Louis Althusser ‘68 Kuşağı’nın belki de en önemli düşünsel önderiydi. Pour Marx ve Lire ‘le capital’ adlı yapıtlarıyla Marksist düşünceye yeni bir yorum getiren, kendi kuşağını olduğu kadar, daha sonraki düşünürleri de büyük ölçüde etkilemiş olan Louis Althusser, ne yazık ki genç yaşlarından başlayarak gitgide artan ruhsal rahatsızlığından ve depresyondan kurtulamadı. Öyle ki, büyük bir tutkuyla bağlandığı ve kendisini Komünist Parti’ye sokan, böylece yaşam çizgisini değiştiren karısı Helene’i bir delilik anında boğarak öldürdü. Daha önce yayınladığımız Gelecek Uzun Sürer adlı güncesinde Louis Althusser’in bu delilik günlerini, - karısını öldürme sahnesini de - kendi kaleminden okumuş olmalısınız. Bu büyük düşünür, daha öğrenciyken katıldığı İkinci Dünya Savaşı’nda, 1940 yılında Almanlara tutsak düşmüş, savaş bitene kadar da bir çalışma kampında kapalı kalmıştı. Kampta kaldığı yıllar boyunca tuttuğu güncelerle, ailesine ve dostlarına gönderdiği pusulalardan, mektuplardan oluşan tutsaklık güncesi, o dönemde koyu bir katolik olan, yüzyılımızın bu önemli düşünürünün kişiliği, ruhsal sorunlarının kaynakları ve düşünüşünün gelişimi üzerine önemli ipuçları veriyor.

Louis Althusser ‘68 Kuşağı’nın belki de en önemli düşünsel önderiydi. Pour Marx ve Lire ‘le capital’ adlı yapıtlarıyla Marksist düşünceye yeni bir yorum getiren, kendi kuşağını olduğu kadar, daha sonraki düşünürleri de büyük ölçüde etkilemiş olan Louis Althusser, ne yazık ki genç yaşlarından başlayarak gitgide artan ruhsal rahatsızlığından ve depresyondan kurtulamadı. Öyle ki, büyük bir tutkuyla bağlandığı ve kendisini Komünist Parti’ye sokan, böylece yaşam çizgisini değiştiren karısı Helene’i bir delilik anında boğarak öldürdü. Daha önce yayınladığımız Gelecek Uzun Sürer adlı güncesinde Louis Althusser’in bu delilik günlerini, - karısını öldürme sahnesini de - kendi kaleminden okumuş olmalısınız. Bu büyük düşünür, daha öğrenciyken katıldığı İkinci Dünya Savaşı’nda, 1940 yılında Almanlara tutsak düşmüş, savaş bitene kadar da bir çalışma kampında kapalı kalmıştı. Kampta kaldığı yıllar boyunca tuttuğu güncelerle, ailesine ve dostlarına gönderdiği pusulalardan, mektuplardan oluşan tutsaklık güncesi, o dönemde koyu bir katolik olan, yüzyılımızın bu önemli düşünürünün kişiliği, ruhsal sorunlarının kaynakları ve düşünüşünün gelişimi üzerine önemli ipuçları veriyor.

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 13,02    13,02   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat