Üç Dinli Müminler - Türkiye'de 1071'den Günümüze Tek Kimlikte

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786259848594
Boyut:
13,7 x 23
Sayfa Sayısı:
584
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%38 indirimli
750,00TL
465,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 465,00TL
Tedarikçi Stoğu 486 Adet
9786259848594
1098595
Üç Dinli Müminler - Türkiye'de 1071'den Günümüze Tek Kimlikte
Üç Dinli Müminler - Türkiye'de 1071'den Günümüze Tek Kimlikte
465

1071'den günümüze Türk tarihinin en temel travması, devletin kurucu unsuru olan Müslüman Türkler ile onlar gibi görünmeye çalışan fakat tek kimlik içinde iki ya da üç din taşıyan müminler arasında sahici bir gönül bağının kurulmamış olmasıdır. Aynı dil ve aynı imanın tezahür etmemesinden oluşan bu gerilim, Müslüman Türk'e yönelik bir düşmanlık başlatmış; bizi öz yurdumuzda garip, öz vatanımızda parya hâline getirmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu'nun yükseliş döneminde dahi Müslüman Türk'e yönelik nefret devam etmiş, İslam Kılıcı Müslüman Türk'ü devlet yönetiminden uzaklaştırmak için bir araç olarak kullanılmıştır. "Kadimî" mahlasıyla tanınan Hafız Hamdi Çelebi'de bir devşirmedir ve "Uktül-ü Türk'e velevkâne ebbâk" (Türk'ü öldür, baban olsa dahi) mısrası da şiirinden alınma çarpıcı bir kesittir.
Bizden olmadığı hâlde biz gibi görünen, bize karşı düşmanlığını benliğini yüceltmek olarak algılayan, dinini gizlerken dinimizi aşağılayan bu tek kimlikteki iki ya da üç dinli müminlere olan habersizliğimiz, yaşarken fark edemediklerimiz; Türk'e layık görülen aşağılamaları kabul etmemize, Müslüman Türk'ü çaresiz, fakir ve ölüme layık bırakmamıza sebep olmuştur.



(Tanıtım Bülteninden)

1071'den günümüze Türk tarihinin en temel travması, devletin kurucu unsuru olan Müslüman Türkler ile onlar gibi görünmeye çalışan fakat tek kimlik içinde iki ya da üç din taşıyan müminler arasında sahici bir gönül bağının kurulmamış olmasıdır. Aynı dil ve aynı imanın tezahür etmemesinden oluşan bu gerilim, Müslüman Türk'e yönelik bir düşmanlık başlatmış; bizi öz yurdumuzda garip, öz vatanımızda parya hâline getirmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu'nun yükseliş döneminde dahi Müslüman Türk'e yönelik nefret devam etmiş, İslam Kılıcı Müslüman Türk'ü devlet yönetiminden uzaklaştırmak için bir araç olarak kullanılmıştır. "Kadimî" mahlasıyla tanınan Hafız Hamdi Çelebi'de bir devşirmedir ve "Uktül-ü Türk'e velevkâne ebbâk" (Türk'ü öldür, baban olsa dahi) mısrası da şiirinden alınma çarpıcı bir kesittir.
Bizden olmadığı hâlde biz gibi görünen, bize karşı düşmanlığını benliğini yüceltmek olarak algılayan, dinini gizlerken dinimizi aşağılayan bu tek kimlikteki iki ya da üç dinli müminlere olan habersizliğimiz, yaşarken fark edemediklerimiz; Türk'e layık görülen aşağılamaları kabul etmemize, Müslüman Türk'ü çaresiz, fakir ve ölüme layık bırakmamıza sebep olmuştur.



(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 465,00    465,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat