19.yy'a kadar Avrupa kıtasında akıl hastaları, ruhları şeytan tarafından gasp edilmiş yaratıklar olarak görülür, içindeki şeytan çıksın diye türlü işkence yapılır ve öldürülürdü. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerindeyse bu insanlar, Hakk'ın cezbesine kapılmış özel şahsiyetler olarak değerlendirilir, toplum içinde onlara şefkatli ve müş k bir şekilde davranılır, dışlanmaz, her daim yardım edilir ve ağır olanlarıysa hastanelerde musiki başta olmak üzere bir çok tedavi yöntemi ile iyileştirilmeye çalışılırdı.
Kethüdazade Ârif 'in "Ne vakit Üsküdar'a geçsem aklıma âhiret gelir" sözünü tasdik eden zâhirî ve bâtınî bir hayatın hakim olduğu Üsküdar'ın bazı sakinleri, bu atmosferden daha çok etkilenmiş ve o sakinliklerinden eser kalmayarak "Meczub" sıfatını hak eden bir hayat sürmüşlerdir. Acaba Üsküdar mı onları bu hale getirmişti, yoksa onlar mı Üsküdar'a gelmişti
Üsküdar'ın sıradan bir gününde, sıra dışı bir davranış ve anlamlı bir söz yankı bulur. Mevleviyyeden İrfan; Üsküdar'ın mahallelerini dolaşır, sokağın ortasında durup: semâ etmeye başlarmış. "Sakal dediğin bir tüydür insana lazım olan huydur" diyerek semâ etmeye başlarmış.
Kitabımızda bahsi geçen müstesna şahsiyetlerin ortak paydaları "Üsküdar" olup, biz de bu kadim beldemizin çok sevgili meczublarını sizlere tanıtarak, onların hikayelerinden hepimize tebessüm dolu bir pay çıkmasını arzuladık.
(Tanıtım Bülteninden)
19.yy'a kadar Avrupa kıtasında akıl hastaları, ruhları şeytan tarafından gasp edilmiş yaratıklar olarak görülür, içindeki şeytan çıksın diye türlü işkence yapılır ve öldürülürdü. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerindeyse bu insanlar, Hakk'ın cezbesine kapılmış özel şahsiyetler olarak değerlendirilir, toplum içinde onlara şefkatli ve müş k bir şekilde davranılır, dışlanmaz, her daim yardım edilir ve ağır olanlarıysa hastanelerde musiki başta olmak üzere bir çok tedavi yöntemi ile iyileştirilmeye çalışılırdı.
Kethüdazade Ârif 'in "Ne vakit Üsküdar'a geçsem aklıma âhiret gelir" sözünü tasdik eden zâhirî ve bâtınî bir hayatın hakim olduğu Üsküdar'ın bazı sakinleri, bu atmosferden daha çok etkilenmiş ve o sakinliklerinden eser kalmayarak "Meczub" sıfatını hak eden bir hayat sürmüşlerdir. Acaba Üsküdar mı onları bu hale getirmişti, yoksa onlar mı Üsküdar'a gelmişti
Üsküdar'ın sıradan bir gününde, sıra dışı bir davranış ve anlamlı bir söz yankı bulur. Mevleviyyeden İrfan; Üsküdar'ın mahallelerini dolaşır, sokağın ortasında durup: semâ etmeye başlarmış. "Sakal dediğin bir tüydür insana lazım olan huydur" diyerek semâ etmeye başlarmış.
Kitabımızda bahsi geçen müstesna şahsiyetlerin ortak paydaları "Üsküdar" olup, biz de bu kadim beldemizin çok sevgili meczublarını sizlere tanıtarak, onların hikayelerinden hepimize tebessüm dolu bir pay çıkmasını arzuladık.
(Tanıtım Bülteninden)
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 260,00 | 260,00 |