Vahdettin'in Gizli Sırları ve Haremi

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786255799968
Boyut:
13,5 x 21
Sayfa Sayısı:
296
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%36 indirimli
350,00TL
224,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 224,00TL
DİKKAT! Ön Sipariş Ürünüdür. 02.02.2026 tarihinden sonra teslim edilebilecektir.
9786255799968
1080252
Vahdettin'in Gizli Sırları ve Haremi
Vahdettin'in Gizli Sırları ve Haremi
224.00
HALK İÇİN GÜNAH OLAN, SARAYDA HAKTI.
Vahdettin'in beşinci karısı Nimet Sultan anlatıyor:
Sarayın kanununda bir tek gaye vardı. Hükümdarın ve şehzadelerin keyiflerini, arzularını yerine getirmek. Dışarıdaki insanlar için kanun, ahlak diye konulan kayıtlar, saraydaki hükümdar ve şehzadeler için hükümsüzdü. Onların zevki mevzubahis olduğunda günah diye bir mefhum yoktu.
Sarayda yaşayan kadınlar bu kanunu olduğu gibi kabul etmişlerdi. Kendilerini bu hanedanın satılmış malları, oyuncakları sayıyorlardı. Hükümdarın ve şehzadelerin keyfine hizmet etmekte namusa, haysiyete bağlı bir fenalık görmüyorlardı.
Hükümdar ve şehzadeler, ellerine geçen kadınlarla canları istediği kadar oynuyor, sonra günün birinde kırık bir oyuncak gibi bir tarafa atıyorlardı. Ben saray içine nasılsa düşmüş bir Türk kızıydım. Halk içinden yetişmiş bir kızdım. Sarayın kanununu hiçbir zaman kabul etmemiştim. Hep derinden derine isyan duymuştum.
“Filan şey niçin böyle? Niçin öyle değil?”
“Sus kız...” diyorlardı. “Günaha girersin. Allah'ın emri öyledir.”

Allah'ın emri mi öyle? Allah'ın bütün insanlar için başka, saray için başka emirler vereceğini benim aklım kabul etmiyordu. Başka biri beni bir iki gün için oyuncak diye kullanmak istese, beni satın almaya çalışsa elbette isyan edecektim. Keyfini yapmak isteyen adam Vahdettin olunca neden gönül rızasıyla boyun eğeyim? Niçin ona başka bir gözle bakayım?

(Tanıtım Bülteninden)

HALK İÇİN GÜNAH OLAN, SARAYDA HAKTI.
Vahdettin'in beşinci karısı Nimet Sultan anlatıyor:
Sarayın kanununda bir tek gaye vardı. Hükümdarın ve şehzadelerin keyiflerini, arzularını yerine getirmek. Dışarıdaki insanlar için kanun, ahlak diye konulan kayıtlar, saraydaki hükümdar ve şehzadeler için hükümsüzdü. Onların zevki mevzubahis olduğunda günah diye bir mefhum yoktu.
Sarayda yaşayan kadınlar bu kanunu olduğu gibi kabul etmişlerdi. Kendilerini bu hanedanın satılmış malları, oyuncakları sayıyorlardı. Hükümdarın ve şehzadelerin keyfine hizmet etmekte namusa, haysiyete bağlı bir fenalık görmüyorlardı.
Hükümdar ve şehzadeler, ellerine geçen kadınlarla canları istediği kadar oynuyor, sonra günün birinde kırık bir oyuncak gibi bir tarafa atıyorlardı. Ben saray içine nasılsa düşmüş bir Türk kızıydım. Halk içinden yetişmiş bir kızdım. Sarayın kanununu hiçbir zaman kabul etmemiştim. Hep derinden derine isyan duymuştum.
“Filan şey niçin böyle? Niçin öyle değil?”
“Sus kız...” diyorlardı. “Günaha girersin. Allah'ın emri öyledir.”

Allah'ın emri mi öyle? Allah'ın bütün insanlar için başka, saray için başka emirler vereceğini benim aklım kabul etmiyordu. Başka biri beni bir iki gün için oyuncak diye kullanmak istese, beni satın almaya çalışsa elbette isyan edecektim. Keyfini yapmak isteyen adam Vahdettin olunca neden gönül rızasıyla boyun eğeyim? Niçin ona başka bir gözle bakayım?

(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 224,00    224,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat