Anısı Bizdik Bu Kentin

Stok Kodu:
9789944115476
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
236
Baskı:
2
Basım Tarihi:
2018-06
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
%35 indirimli
36,00TL
23,40TL
9789944115476
519060
Anısı Bizdik Bu Kentin
Anısı Bizdik Bu Kentin
23.40

Edip Cansever, bir şiirinde ‘‘İnsan yaşadığı yere benzer’’ der.

Yaşadığı şehre benzeyen insanlar, şehir değiştikçe ne kadar değişmektedirler? İnsanlar mı yaşadıkları şehirleri kendilerine benzetirler, yoksa şehirler mi insanları kendisine benzetir? Doğup büyüdüğü şehrin geçirdiği travmaları içinde hissederek yaşayan insanların hikâyesini göreceksiniz bu kitapta.

Romanın kurgusu, bilinen en eski yerleşim merkezlerinden olan Trabzon’un, 80’lerin başına kadar yaşadığı değişimin biraz köklerine inmek, orada gezinirken bugünle köprü kurmak, şehrin yaşadığı acıları bir keskin bıçak gibi kalbinde taşıyan yazarın, bu şehirle hesaplaşması üzerine kurulmuş. Yüzyıllar içerisinde oluşmuş kimliğini hızla kaybeden şehir, başkalaşarak kendinden uzaklaşıp, rengini, çok kültürlülüğünü ve giderek de doğal tipolojisini terk ederken, korku dolu günlerin ve ümitsiz aşkların arasından süzülüp gelen hayatlara dair

kalıntılar arasında şehrin nostaljik semtleri olan Soğuksu’ya, Kemeraltı’na, Pazarkapı’ya, Mumhaneönü’ne, Boztepe’ye düşüyor yolu yazarın. Eskinin sadece yıkılıp yok edildiği, yenininse kendisine benzemediği şehrin

sokaklarını adımlarken, geçmişin gölgesinde bugünü yaşamanın buruk hüznünü süren sokakların, terkedilmiş, yıkılmış evlerin, kurumuş ağaçların, odun ve kömür deposuna dönmüş bahçelerin yalnızlığıyla daha da yalnızlaşıyor. Ama esas yalnızlaşmak, kendi şehrine uzaklaşmakla başlıyor.

 

Edip Cansever, bir şiirinde ‘‘İnsan yaşadığı yere benzer’’ der.

Yaşadığı şehre benzeyen insanlar, şehir değiştikçe ne kadar değişmektedirler? İnsanlar mı yaşadıkları şehirleri kendilerine benzetirler, yoksa şehirler mi insanları kendisine benzetir? Doğup büyüdüğü şehrin geçirdiği travmaları içinde hissederek yaşayan insanların hikâyesini göreceksiniz bu kitapta.

Romanın kurgusu, bilinen en eski yerleşim merkezlerinden olan Trabzon’un, 80’lerin başına kadar yaşadığı değişimin biraz köklerine inmek, orada gezinirken bugünle köprü kurmak, şehrin yaşadığı acıları bir keskin bıçak gibi kalbinde taşıyan yazarın, bu şehirle hesaplaşması üzerine kurulmuş. Yüzyıllar içerisinde oluşmuş kimliğini hızla kaybeden şehir, başkalaşarak kendinden uzaklaşıp, rengini, çok kültürlülüğünü ve giderek de doğal tipolojisini terk ederken, korku dolu günlerin ve ümitsiz aşkların arasından süzülüp gelen hayatlara dair

kalıntılar arasında şehrin nostaljik semtleri olan Soğuksu’ya, Kemeraltı’na, Pazarkapı’ya, Mumhaneönü’ne, Boztepe’ye düşüyor yolu yazarın. Eskinin sadece yıkılıp yok edildiği, yenininse kendisine benzemediği şehrin

sokaklarını adımlarken, geçmişin gölgesinde bugünü yaşamanın buruk hüznünü süren sokakların, terkedilmiş, yıkılmış evlerin, kurumuş ağaçların, odun ve kömür deposuna dönmüş bahçelerin yalnızlığıyla daha da yalnızlaşıyor. Ama esas yalnızlaşmak, kendi şehrine uzaklaşmakla başlıyor.

 

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 23,40    23,40   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat